Önce fikrimi beyan ederek yazıma başlamak istiyorum,
İnsanları kadın ve erkek olarak ayırmayı doğru bulmuyorum.
Kadın ve erkek birbirlerini tamamlayan iki cinstir.
İnsana, sağ bacağın mı yoksa sol bacağın mı değerli, diye bir soru sorulabilir mi?
Aynı soru kollarımız için de sorulamaz.
Kadın - erkek eşitliği de bunlara benziyor bence.
Kadınlar günü ilk defa 28 Şubat 1909 Günü New York kentinde kutlandı.
1917 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinde (SSCB) kadınlara oy kullanma hakkı verilince 8 Mart günü "Kadınlar Günü" olarak kullanmaya başlandı.
Son haftada Muğla ili Menteşe ilçesi Ortaköy Mahallesinde bazı sokak ve meydanlara Muğla ile ilgisi olmayan kadınların adları verilmiş…
Bu kadınların adları şöyle:
Nezihe Muhittin, Afet İnan, İdil Biret, Yıldız Kenter, Sabiha Gökçen, Türkan Saylan, Afife Jale, Semiha Berksoy…
Bu Kadınlar Türkiye'nin tanıdığı kadınlardır.
Bu kadınların çoğu İstanbul'da Şişli, Nişantaşı, Ulus, Boğaziçi, Adalarda yaşayan ve kendilerini "Beyaz Türk" olarak tarif eden kadınlardır...
Muğla'daki bir mahallede bazı sokak ve meydanlara İstanbul'da yaşayan kadınların adlarının verilmesi, bir anlamda Muğla'nın yetiştirdiği kadınlara kör gözle bakmaktır.
Veya, Muğla'yı, Muğla'yı tanımayanların yönettiği anlamına gelir.
Muğla Pembe Ana, Sarı Ana, Şemsi Ana gibi hayırsever ve efsane kadınların memleketidir.
Efsane kadınlarımızın dışında Muğla'ya hizmetleri dokunun yüzlerce kadınımız da bulunuyor.
Önce öğretmen olan kadınlarımızı belirteyim.
Muğla'nın ilk öğretmeni olan 1928 doğumlu Avniye Gülsüm, Cetme İbrikçi hocamız, 1909 doğumlu benim de hocam olan Fethiye Tözün hocamız, 1918 doğumlu hayırsever Hocamız Şehbal Baydur, 1912 doğumlu Nilüfer Caner hocamız, 1909 doğumlu Feriha Günsan hocamız, 1916 doğumlu Tayyibe Çüçen hocamız, 1941 doğumlu Adile Tekelioğlu hocamız başta olmak üzere yüzlerce hocamız var.
1905 doğumlu Bedriye Şeker, Muğla'nın ilk kadın terzisidir, 1909 doğumlu Melek Koçer Muğla'nın ilk ev tüccarıdır, 1940 doğumlu Bakiye Aktürk Muğla'nın ilk taksi şoförüdür.
1953 doğumlu Gülnihar Demir ünlü bir sinema sanatçımızdır.
Muğla'nın hayırsever kadınlarına gelirsek;
1926 doğumlu Abide Öncüer, 1931 doğumlu Afet Koçer, 1923 doğumlu Suat Dereli, 1913 doğumlu Zehra İyibilir, 1880 doğumlu Zehra Terzibaşıoğlu ilk sıraları alırlar.
29 Ekim 1936 Cumhuriyet bayramı kutlamalarında henüz 16 yaşında olan annem Zekiye Türer (Akgüç) Türk bayraklarını dikerek Cumhuriyet bayramının coşku ile kullanmasına katkıda bulunmuş idi.
Saadet Öztürk Muğla'da Yılmaz Spor futbol takımının başkanlığını yapmış başarılı bir hayırsever kadınımız idi.
Günümüzde bile kulüp Başkanlığı yapan kadın Başkanımız var mı?
Yok.
Türkiye'de vergi dairesine kayıtlı kadın girişimci sayısı en çok Muğla ili vergi dairelerindedir.
Bu neden ile ilk kadın vali olarak Lale Aytaman Muğla iline tayin edilmiştir.
Kadınlarımızın başarı listesini daha uzatmak mümkün...
Ama okuyucularımı sıkmamak için listeyi kısa tuttum.
Muğla'yı yönetenler neden bu değerli kadınlarımıza kör gözle bakarlar, anmak mümkün değil.
Orijinal olmak her zaman daha etkili ve iyidir.
Kopyayı kimse sevmez.
Ayrıca, marifetin, iltifata tabi olduğunu da hiç unutmayalım.
Muğla'da Atatürk Stadyumunun altında 1950 yıllarında öğretmenlerin kurduğu bir kooperatif ile oluşan Öğretmenler Mahallesi bulunuyor.
O günün şartlarında Muğlalı öğretmenler aralarında bir kooperatif kurmuşlar ve bu alan bir mahalleye dönüşmüş.
Bu mahalledeki sokaklara bir tek öğretmenin adı bile verilmemiştir.
Mesela öğretmenler mahallesindeki bir sokak "Ova sokak" olarak adlandırılmıştır.
Mahallenin oluşumunda emeği geçen bir öğretmenin adı bile öğretmenler mahallesinden esirgenmiştir.
Sahiden biz neyin peşindeyiz?
Muğlalı kadınlardan, Muğla'da iz bırakan insanlarımızdan alıp veremediğimiz ne olabilir?
Siyasi görüşlerimiz zenginliğimizdir ve demokrasinin de gereğidir.
Herkesin ayni düşündüğü bir ortamda kimse düşünmüyor, demektir.
ABD'nin 46 yaşındaki Savaş Bakanı Peter Brain Hegseth'in dövmelerine dikkatle bakin.
Sözün bittiği yerdeyiz.
Her adım Yahudi teolojisi ile atılıyor.
Hegseth, Armagedon savaşını çıkarmak için, elinden geleni yapıyor.
Dünyamız korkunç bir bölünme ve savaşın arifesinde bulunuyor.
Birlik olma zamanıdır, ayrılık çıkarma zamanı değildir
8 Mart kadınlar günü kutlu olsun.
Muğla küçüktür, ama gerçek bir kenttir.
Hem de kendine has kültürü olan bir kenttir.
Muğla, birçok büyük şehrimiz gibi büyük bir köy değildir.
Lütfen, Muğla’yı kent yapan değerlerimize sahip çıkalım.
Tekrar 8 Mart kadınlar günü kutlu olsun.
İnatla Barış, huzur ve aklıselim diliyorum…