İçerde 14 Mayıs Pazar günü Cumhurbaşkanlığı veMilletvekilliği seçimine odaklandığımı için, Batı'nın neyin peşinde koştuğunuıskalıyoruz.

Batı, 1915-1918 yılları arasında I. Dünya Savaşı ileOsmanlı Devletini, tarihin tozlu raflarına gönderdi.

Türklerden kurtulduk der iken, çılgın bir Türk pasa"Ya istiklal Ya ölüm" parolası ile öne çıktı ve Kurtuluş Savaşınıbaşlattı.

Üç sene süren zorlu bir mücadeleden sonra, OsmanlıDevleti küllerinden "Türkiye Cumhuriyeti" kuruldu.

Çok yara almıştık, çok toprak kaybetmiştik amaİstanbul ve Anadolu'yu kurtarabildik.

Batı savaş yorgunu olduğu için üstümüze daha fazlagelemedi.

Batı, 16 - 17 yıl sonra Osmanlı'dan aldığı topraklarıaralarında paylaşmak üzere tekrar birbirlerine girdiler.

Biz, bu ikinci paylaşım savaşına girmedik, iyi deettik.

İkinci paylaşım savaşından sonra Batı'da yeni birpatron çıktı ortaya.

Bu yeni patron ABD idi.

Yeni patron 1947 yılında bizi ikna ederek, o günekadar güçlükle inşa ettiğimiz savunma sanayimizi kapatmamızı istedi.

Biz de, büyük paylaşım savaşları bitti sanarak, Batıkulübüne üye olduk.

Birçok zorlu badirelerden geçerek 2020 'li yıllarınaulaşabildik.

2022 yılının Şubat ayında Ukrayna ile Rusya arasındasavaş çıktı.

Batı, Ukrayna'yı yüreklendirerek, destekleyerek busavaşın çıkmasına neden oldu.

Bu savaş halen devam ediyor.

NATO, ve üyeleri, Ukrayna tarafını tuttuğu için, Rusya'yaambargo uyguluyor.

NATO üyesi Türkiye ise, tarafsız kalarak Barış içinbir umut olmayı tercih etti.

Karadeniz'in anahtarı olan Çanakkale ve İstanbulBoğazları Türkiye'nin elinde bulunuyor.

Türkiye, savaşın Karadeniz'e bulaşmasından endişeettiği için, NATO gemilerinin Karadeniz'e girmesini engelledi, engelliyor.

NATO diğer üyeleri gibi Türkiye'nin de Rusya'yaambargo koymasını ve Rusya - Ukrayna savaşına müdahil olması için Türkiye'yizorluyor.

Türkiye de bunu kabul etmiyor ve Rusya ileilişkilerini iyi tutmakta direniyor.

Bu direniş, Batı ile Türkiye'nin arasının bozulmasınaneden oluyor.

Peki, biz bu arada neler yapıyoruz?

İçerde siyaset iki cepheye ayrılmış vaziyette.

Türk siyaseti, "Batı yanlısı" cephe ile"Tarafsız kalalım" cephesi olarak ikiye ayrılmış vaziyette.

Bunlar, "Millet ittifakı" ile "Cumhurittifakı" olarak adlandırıldı.

Millet İttifakı, Batı'yı tutarken, Cumhur İttifakı datarafsız kalalım, diyor...

Türkiye Cumhuriyeti, NATO üyesi olduğu için, NATO'nunkarar aşamasında Batı'nın yanlış politikalarını engelleyerek, dünya barışı içinönemli işler başarıyor.

Bu tavrımız, NATO'nun patronu ABD'yi rahatsız ediyor.

Millet İttifakı, Batı'yı koşulsuz destekleyerekRusya'dan uzaklaşmamızı, hatta Rusya ile karşı karşıya gelmemizi hattasavaşmamızı istiyor.

Cumhur İttifakı'da, tarafsız kalma ve barıştan yanaiddiasını inatla sürdürüyor.

Eğer, Rusya ile ipleri koparırsak ve bir savaşagirersek, Batı'nın yanımızda durma ihtimali gayet zayıf gözüküyor.

ABD Başkanı Johnson'un 1964 yılında yazdığı mektubu Türkmilleti bir türlü unutamıyor.

Tarihte Bati, 1856 yılındaki Kırım savaşında ve 1877yılındaki 93 Harbinde iki kere bizi Rusya'ya karşı yalnız bırakmıştı.

Batı veya Rusya, yalnız kalmış ve yorgun düşmüş birTürkiye'ye nasıl davranır, onu da siz düşünün...

Batı, bizi Ankara civarında Karadeniz'e cephesi olanküçük bir coğrafyaya hapsetmek istiyor.

Batı, bizi Akdeniz ve çevresinde görmek istemiyor.

Bu hâlleri, bu istekleri 1918 yılında da böyle idi.

Bu isteklerini de saklamıyorlar.

Bazı bazı bu isteklerini gösteren haritalaryayınlıyorlar.

Maalesef, içimizdeki bazı insanlar bu gerçeği görmekistemiyorlar.

NATO tatbikatlarında nişangâh olarak belirlenenhedeflere bazen Atatürk'ün, bazen de Erdoğan'ın resimlerini koyuyorlar.

Biz itiraz edince de "Pardon, bir yanlışlıkolmuş" diyerek özür siliyorlar ve resimleri kaldırıyorlar..

Ayrıca, Türkiye'den kaçan teröristler Batınınbaşkentlerinde ağırlıyorlar,

Bayrağımızı ve Kutsal kitabınızı gözümüzün içine bakabaka başkentlerinde yakan teröristlere, yöneticiler ses çıkarmıyorlar.

ABD'de, FETO elebaşını, 400 dönüm arazi içindeki birSarayda krallar gibi ağırlıyorlar.

Tüm bunlar gözlerimizin önünde oluyor ve yaşanıyor.

TÜRKİYE'DE 14 Mayıs Pazar günü yapılacak olanCumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimine, Millet İttifakı, batınınisteklerini savunarak giriyor.

Cumhur İttifakı ise, Batının tüm ısrarına karşıtarafsızlığımızı korumak, Rusya ile komşuluk ilişkileri içinde kalmak için, 14Mayıs seçimlerine giriyor.

14 Mayıs seçimi "Var oluş veya yok oluş"seçimidir.

Rusya'nın nükleer bir güç olduğunu hiç aklımızdançıkarmamalıyız.

Rusya'nın üzerine hesapsızca gidilmesi, III. Dünyasavaşına neden olabilir.

Her Türk seçmeni aklını başına alarak 14 Mayısseçiminde oyunu ona göre kullanmalıdır.

Bu seçimin Vebali çok büyüktür.

Biline.