(Yücel KOÇyazdı)

Birzamanlar 'eski Türkiye' ve 'yeni Türkiye'yi konuştuklarımız şu noktaya geldi;Eski AK Parti', 'yeni AK Parti.'

Bunudillendirenler eski AK Partililer tabii ki... Gül, Davutoğlu, Babacan veavaneleri.

Yanibir dönem AK Parti iktidarın nimetlerinden en çok yararlananlar.

Kendileriniayrı tutmak, önceden yapılan iyi şeyleri sanki kendileri becermiş gibipazarlamak için böyle bir dil geliştirdiler.

Bunlara"Bugün kötü olan ne?" diye sorsanız, verecekleri cevap suya tiritmisali;

Meselelereskiden diyalogla çözülüyormuş, şimdi polisiye tedbirlerle!..

Erdoğan'danayrı olarak, bu ülkenin hangi büyük problemini konuşarak çözdünüz peki?

BugünAK Parti ile birlikte yürüyen MHP ve Devlet Bahçeli olmasa, başörtüsümeselesini çözebiliyor muydunuz mesela?

Hattaforsunu kullandığınız Cumhurbaşkanlığı makamına oturmanızı Erdoğan'la birliktekim sağladı size?

Bugünkol kola girdiğiniz CHP'nin çıkardığı 367 krizini aşmayı, şimdi düşmanıolduğunuz Bahçeli'ye de borçlu değil misiniz?

Budenli nankör olmanızı neyle izah edebilirsiniz?

Hemmadem diyalogla problemleri çözebiliyordunuz, şimdi kendinizi bu kadar yakınhissettiğiniz CHP'yi niye o dönem ikna edemediniz?

Erdoğanve Bahçeli, Türkiye'yi eskiye mi döndürüyor, yoksa eski hastalıklı hâlindenkurtarmaya mı çalışıyor?

AKParti bunlardan kurtulduktan sonra olanlara bir bakın...

FETÖ,PKK, PYD, DHKP-C gibi bilumum terör örgütleri ne hâle geldi?

Şehirlerimizikana bulayan bombalı terör saldırıları nasıl oldu da kesildi?

Suriyesınırımızda terör devleti kuracaklardı, ne oldu?

Ülkemiziçin son dönemin en büyük tehdidi bu değil miydi?

KuzeyIrak'ı temelli bölüp, Suriye'deki terör devleti ile birleştireceklerdi,yapabildiler mi?

DoğuAkdeniz'de değil bize doğalgaz aratmak, açıkta balık bile tutturmayacaklardı,becerebildiler mi?

Libya'danelimizi kolumuzu kesecekler, İdlib'den kovacaklardı, sonuç nereye geldi?

Ülkemizeçektikleri onca ekonomik operasyonla IMF'ye muhtaç hâle getireceklerdi,amaçlarına ulaşabildiler mi?

Küreselsalgında en çok Türkiye zarar görecek diye beklemişlerdi, umdukları neticeyigörebildiler mi?

AKParti artık meseleleri 'akılla' değil de, 'güç'le çözüyormuş.

Evet,Türkiye artık her güçlü devletin yaptığı ve yapacağı gibi dağlarımızda,şehirlerimizde silahlı teröristlerin, bölücülerin serbestçe dolaşmasına müsaadeetmiyor.

Kimseninzorbalıkla etrafımızı örmesine, haklarımızı gasbetmesine, içimizden satınaldığı maşalarla ülkemize operasyon çekmesine izin vermiyor, bu mu sizirahatsız eden?

Yok,yok... Siz hâlâ Gezi'de takıldınız değil mi?

Kopuşsüreciniz, Gezi darbe girişimindeki yamuk duruşunuzdan başlamıştı çünkü...

Anlaştığınızağababalarınız "One minute" çıkışından rahatsız olduğu için 'Erdoğangidecek, AK Parti kalacak' garantisi vermişti.

Koçbaşıgörevi verilen FETÖ gibi siz de çok umutlanmıştınız ama, olmadı.

Sonrabedelini ödediniz.

Davutoğluda size uydu, aynı akibeti yaşadı.

"Cumhurbaşkanıkenara çekilsin, Başbakan olarak icrayı ben yöneteyim" dedi, bizzat enyakınındakilerin anlattıklarından şahidim.

Biranlamda Gezi'de, 17-25 Aralık'ta başarılamayanı Davutoğlu üzerindenyapacaklardı, o da olmadı.

Erdoğan'aen büyük öfkeniz, CHP ve sahiplerinin ağzıyla 'tek adamlık' falan demenizinaltındaki sebep bu değil mi?

Tavsiyem,siz dönüp kendinize bakın.

Erdoğanne yaptığını biliyor, büyük meselelerin çözümünde yanında duranları satmıyor.

15Temmuz sonrası Türkiye'nin en büyük kazancı olan Başkanlık sistemi, çok kısazamanda bakın ülkemizi nereden nereye getirdi?

Artıkaklına esen hükûmeti yıkamıyor, eski Türkiye'nin kirli, karanlık, hastalıklıoyunları ile topraklarımızda iş çeviremiyor.

Bürokrasiyatırımları engelleyemiyor, teknoloji hamlelerini durduramıyor.

Sizise canciğer kuzu sarması olduğunuz, geçmişte Erdoğan'a rağmen koalisyonkurmaya çalıştığınız CHP ile birlikte parlamenter sisteme, eski Türkiye'yedönüşü vadediyorsunuz.

Yerigelmişken size bir anekdot anlatayım ki, bunların zihin dünyası daha netanlaşılsın.

Geçensene Abdullah Gül'e çok yakın bir iş adamının söylediklerini bu köşedeaktarmıştım.

Şöylediyordu; Abdullah Bey akılcı bir adam. Mısır'daki darbede takınılan tavrındoğru olmadığını söylemişti, haklı çıktı. Erdoğan trene kafa atıyor. Dünyayıyöneten güçle baş edemez, eninde sonunda kaybedersiniz. Bir şekilde onlarlauzlaşmak zorundasınız. Cesaretin bir ölçüsü olmalı. Gücünüzün sınırlarınıbilmezseniz başınıza iş alırsınız.

Busözlerin üzerinden henüz bir yıl geçmedi.

Türkiye'ninBarış Pınarı Harekâtı ve İdlib operasyonu ile ne yaptığını gördük.

SonrasındaLibya'da o malum güçlere karşı neler yapabildiğimizi de...

Şimdigündemine Türkiye'nin bağımsızlık sembolü Ayasofya'yı aldı.

Aynıiş adamı ile yeniden karşılaşma fırsatım olursa ne diyeceğini merak ediyorumaçıkçası.