Çeyrek finalde çukur ülkeye (Hollanda) 2-1 yenilerek elendik.
Dikkat ettim, Milli Takım olarak gerçek, Türk Milli takımı idi.
Milli takım formasını terleten her milli oyuncumuz Anadolu kökenli idi.
En azından Anadolu ile bir bağı vardı.
Hollanda, İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya, Portekiz ve Belçika gibi ülkelerin sözde milli takımları Afrika kökenli oyuncular ile dolu idi.
Maçtan önce yapılan seremonide bu ülkelerin milli takım kadrolarında Afrika kökenli bir futbolcu görünce içimden "Orada ne işin var?" diye bir ses otomatikman kulaklarımı ziyaret ediyordu.
Avrupa milli takımlarında oynayan Afrika kökenli futbolcular, adeta "Celladına aşık" kişiler gibi geliyor bana.
Adamlar, senin ana vatanındaki insanları insan yerine koymuyor, ülkeni talan ediyor, sen kalkıyorsun ülkeni talan eden ülkenin milli takımında canla başla mücadele veriyorsun, oynuyorsun.
Size, bu hal, garip gelmiyor mu?
AB, 60 yıldır çeşitli bahanelerle bizi birliğe kabul etmiyor.
AB'nin patronu sayılan Almanya, bir evladımızın Bozkurt işareti yapması üzerine UEFA'ya şikayet ediyor ve oyuncumuz iki maç ceza alıyor.
İki Türk futbolcu da Alman milli takımında oynuyor.
Hatta birisi takım kaptanlığı yapıyor.
Size bu hal de garip gelmiyor mu?
Avrupalılar, milliyetçiliği kınıyorlar..
Peki, milli maçlar, hatta olimpiyatlar milliyetçiliği körüklemiyor mu?
Biz, Avrupa’dan gelen turistleri hava alanlarında davul - zurna ile karşılıyoruz.
Onlar ise, biz Avrupa'ya gitmeye kalkınca "Neden geliyorsun? Yeteri kadar paran var mı? Nerede kalacaksın?” gibi cehennem soruları soruyorlar…
Bu tavırları milliyetçi duyguları ve öfkeyi kabartmıyor mu?
Elbette, bu haller insanların hangi milletten olduklarını derinden hissetmelerine vesile oluyor…
2024 Avrupa Futbol Şampiyonasının faydaları da oldu.
Kurt başı işaretinin yalnız MHP'nin simgesi olmadığını, bilakis tüm Türk Dünyası'nın simgesi olduğu gerçeğinin gün yüzüne çıkmasını sağladı şampiyona…
Halbuki, en büyük Bozkurt "Atatürk" idi.
Bu gerçeğin bile üstü örtülmüş idi.
Bu gerçek de gün yüzüne çıktı.
Avrupa'da faşizm yükselirken bize kardeşlikten, eşitlikten, demokrasiden bahsetmeleri çok aldatıcı ve garip.
İçimizdeki Avrupalıların, buna alet olmaları da çok düşündürücü.
Berlin Olimpiyat stadının kumaş çatı örtüsü de çok dikkatimi çekti.
Avrupa adeta ikiyüzlü insanların kıtası.
Rusya'dan Almanya'ya doğal gaz taşıyan ve Almanya’nın enerji sorununa kesin çözüm bulun Kuzey I ve Kuzey II enerji hatları bombalandı ve devre dışı bırakıldı.
Bu sabotaj hakkında Almanya'dan çıt bile çıkmadı.
Ve Kuzey I ve Kuzey II boru hattından iki - üç kat pahalı ve ABD'den gemiler ile gelen enerjiyi kullanmak zorunda kaldılar.
Almanya'dan yine de çıt yok.
Buna karşı, Melih Demiral evladımız bir Bozkurt işareti yaptı.
Alman Bakan bu tavra çok kızdı ve bizi UEFA'ya şikayet etti.
Bu ceza, Hollanda maçını yitirmemize hiç etkisi olmadı mı, sanıyorsunuz?
Garip mi desem, komik mi desem, ikiyüzlülük mü desem, tarifini bulamadığım bir dönemden geçiyoruz.
Batı ne derse aksini anlamalıyız.
Adamların huyu böyle.
Yapacak bir şey yok…