Hafize Nizamoğlu Acar

Hafize Nizamoğlu Acar

Hafize Nizamoğlu Acar ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Andımız

Eklenme : 15.03.2021 13:27:00
Görüntülenme: 8271

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Andımız'ın okunmasını yasaklayan yönetmeliği iptal eden mahkeme kararını kaldırdı.

Türk Eğitim-Sen, 8 Ekim 2013'te okullardaki bayrak törenlerinde okutulmasına son verilen öğrenci andının yeniden okutulması için aynı gün dava açmıştı. Danıştay 8'inci dairesi, 19 Ekim 2018'deki kararıyla değişikliği iptal etmişti. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), kararı temyiz ederken, andın yeniden okutulmayacağı açıklanmıştı.

Basında yer alan haberlere göre, temyiz üzerine dosya, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nda görüşüldü. Kurul, bakanlığın itirazını oy çokluğuyla kabul ederek Danıştay 8'inci Dairesi'nin yönetmeliği iptal eden kararını kaldırdı.

 

***

Andımız (öğrenci andı) ilk olarak ne zaman okundu, kim yazdı?

Andımız, 23 Nisan 1933'te Dr. Reşit Galip tarafından yazıldı. Cumhuriyet 10. yılını doldururken 23 Nisan 1933 sabahı çocuklara okuduğu bu ant Çocuk Haftasının açılış konuşmasında tekrar edildi. Bu konuşmanın ardından ise Bakanlıkça, Cumhuriyet'in 10. yılından başlayarak okullarda bu andın sürekli okunmasına karar verildi.

Andımız, 1972 ve 1997 yılında çeşitli değişikliklere uğradı. Bazı bölümler anlamını koruyacak şekilde değiştirildi.

1933 yılında yazılan Andımız "Türküm, doğruyum, çalışkanım. / Yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, / yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir. / Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. / Varlığım Türk varlığına armağan olsun." şeklinde iken, 1972 yılında değiştirilen Andımız şöyle olmuştu:

"Türküm, doğruyum, çalışkanım. / Yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, / yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. / Ülküm yükselmek, ileri gitmektir. / Varlığım Türk varlığına armağan olsun. / Ey bugünümüzü sağlayan, Ulu Atatürk: / açtığın yolda, kurduğun ülküde, gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim. / Ne mutlu Türküm diyene."

1997 yılında değiştirilerek okutulan Andımız ise "Türküm, doğruyum, çalışkanım, / İlkem: küçüklerimi korumak, / büyüklerimi saymak, / yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir./ Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir. / Ey Büyük Atatürk! / Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. / Varlığım Türk varlığına armağan olsun. / Ne mutlu Türküm diyene!" şeklindeydi.

 

***

Koşarak gittiğimiz okulumuzda tek çizgi sıraya girer hep bir ağızdan and içerdik. Küçüktük evet ezberletilmişti bize andımız. Başta belki ne dediğimizi neden dediğimizi bilmiyor olabilirdik. Ama birkaç hafta içinde bilerek, isteyerek, severek okumaya başlamışızdır.

Öyledir diyorum çünkü nasıl da coşkuyla and içtiğimi, tüylerim diken diken olarak hatırlarım!

Öyledir diyorum çünkü yalın bir ifadeyle yazılmıştı and. Kelimeler açıktı ve netti. Doğruyduk, çalışkandık. İlkemiz; küçüklerimizi sevmek, büyüklerimizi saymak, yurdumuzu ve milletimizi özümüzden çok sevmekti.

Hala da öyledir! Küçükleri sever, büyüklerimizi sayarız.

Ülkümüz; yükselmek ve ileri gitmektir.

Hala da öyledir! Daha ileri nasıl gideriz diye düşünür, projelendirir, hayata geçiririz. Hayal kurar, milletimizi o hayale ortak ederiz.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Hala da öyledir! Varlığımız Türk varlığına armağandır! Ben yoktur! Biz varızdır!

Tek bayrak altında tek vatanda tek millet ve tek devletizdir.

Biz ve bizden önceki nesilde durumlar böyle. Biraz büyüyünce andımızı etnik ayrımcılık yapan bir metin olarak görmedik.

Biz Türktük, Arnavuttuk, Lazdık, Kürttük, Ermeniydik, Zazaydık, Gürcüydük, Araptık. Bizdik herkes idik. Hala da öyledir! Birbirimizle sıkıntımız yoktur bizim. Vatan hepimizin...

Evlatlarımızı bu değerlerle yetiştirmeye gayret ediyoruz. Onların da okullarında öğrenci andını okuyup güne başlamalarını isterdik ama mümkün olmadı.

 

***

 

Corona hız kesmeden yayılmaya devam ediyor. Artık yayılım çok daha kolay, atlatmak çok daha zor olmaya başladı. Her aileden biri ya da birileri coronaya yenik düşüyor. Maalesef biz de ailemizin büyüğü değerli babaannemizi yitirdik. Hastalığı yense de düşük tansiyonu O'nu çok yormuştu. Allah rahmet eylesin.

Bu zorlu süreçte görevlerini layıkıyla yapan tüm sağlık çalışanlarına ayrı ayrı teşekkürlerimizi sunacağız. Köşemden bir kez daha teşekkürü borç bilirim. Tıp bayramlarını kutlar, kendilerine, ailelerine sağlık ve sabırlar dilerim.

Acımızı paylaşan dostlarımıza minnettarız. İyi ki varlar.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu
Powered by BilgiSoft