Ülkemizde son yıllarda rüşvet, irtikap ve görevi kötüye kullanma suçlamaları gırla gidiyor.

İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu yukarıdaki suçlamalardan dolayı hapiste.

Eski İzmir Büyük Şehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de hapiste.

Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da belediyenin düzenlediği festivallerdeki masraflar için suçlanıyor.

Aslında kamu ihalelerinde yolsuzluk yapıldığı uzun zamandır söylenir.

Hele imar planı onama ve ruhsat verme yetkisine sahip kamu kurumlarında rüşvet ve görevi kötüye kullanma adeta doğal bir hale gelmiştir.

Bu hal yalnız ülkemizde değil, dünyanın her yerinde dedikodulara neden oluyor.

Belediyelerde kamu ihalesi yapan mevkilere akraba ve yakın dostların yerleştirilmesi bu dedikodulara adam akıllı hız veriyor.

Enerjimizi bu dedikodular emiyor ve doğru dürüst iş yapacak enerjimiz bile kalmıyor.

Bu hal Dünya'nın her yerinde olduğunu, yukarıda yazmış idim.

Arnavutluk Hükumeti de bu tür dedikodulardan bıkmış ki, kamu ihalelerinden sorumlu bir Bakan atamış.

Kamu ihalelerinden sorumlu Bakanın adı da "Diella".

Diella, insan değil.

Diella, yapay zekalı bir robot.

Diella yazılımının dışına çıkamıyor ve en doğruya karar verebiliyor.

Kamu paralarını sağlıklı şekilde kullanamayan normal insanlar, Diella gibi yapay zekalı robot Bakanların çıkmasına neden oldular.

İnsanoğlu kendisine çeki düzen vermez, hırsızlığa devam etmekte ısrar eder ise, diğer bakanlıklara da yapay zekalı bakanların atanması işten bile değil.

İnsanoğlu kendi ayağına kurşun sıkıyor.

Yapay zekalı robotlar yakında diğer işlerde de devreye girer ise, kimse şaşırmasın.

İnsanoğlu bencil ve vatandaşın kamudaki sorununa, kendi çıkarını düşünerek yaklaşıyor.

Yapay zekalı robotlar ise, programlarına göre etki altında kalmadan karar verebiliyorlar.

Burada dikkat edilmesi gereken tek şey, robotlara doğru programlar yüklenmesi.

İnsanoğlu bu işi yapabilir.

Programlar yapılır iken, programı yapan kişilerin karşılarında vatandaş yok..

Bakalım insanoğlunun aç gözlülüğü, insanlığı nerelere sürükleyecek?

Yaşayıp göreceğiz…