31 Mart 2024 Pazar günü Türkiye'de mahalli seçimler yapılacak.
Muğla coğrafi bakımdan (yüzölçümü) Türkiye'nin büyük illerinden birisidir.
Muğla Sakar üstü ve Sakar altı olarak iki platformdan oluşmaktadır.
Sakar üstü Muğla'da Menteşe, Ula, Yatağan ve Kavaklıdere ilçeleri vardır.
Sakar altı Muğla'da ise, Milas, Bodrum, Datça, Marmaris, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman, Fethiye ve Seydikemer ilçeleri bulunmaktadır.
Muğla, Anadolu'nun güney- batı köşesinde adeta köşe parseli gibi duran bir ilimizdir.
Muğla, tüm Akdeniz'in (Avrupalılar Ortadeniz diyorlar) orta yerinde uçak gemisi gibi duran bir ilimizdir...
Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetinin en büyük deniz üssü Muğla’da bulunmaktadır.
Muğla turizmde öne çıkmıştır, ama ayni zamanda tarım ve yeraltı zenginliği konusunda da iddialı bir konumdadır.
Muğla, orman (%68) zengini bir ilimizdir.
Çam balı üretiminde dünya lideridir.
Kereste üretiminde da lider ilimizdir.
Mermer üretimi, Muğla’da önemli bir zenginlik kaynağıdır.
Narenciye üretimi de, Muğla’da önemli bir girdi sağlamaktadır.
Ve Muğla, 17 milyondan fazla zeytin ağacına ev sahipliği yapmaktadır.
40 bin aile geçimini zeytin ve zeytinyağından sağlamaktadır.
Sakar üstü Muğla'da üretilen zeytinyağları için, entegre bir fabrika yoktur.
Bu bölgede laboratuvarı olan ve şişeleme ile bir marka altında zeytinyağların gerçek değerine ulaşması sağlanmalıdır.
Bunun için de, "TARİŞ" benzeri bir kurum, acilen Muğla’ya kazandırılmalıdır.
Dünyanın en değerli yağı olan yöremizin zeytin yağlarının ilçe pazarlarında kullanılmış pet su şişelerinde satılması, kabul edilir gibi değildir.
Sakar üstü Muğla'da bu zenginliklerin değerlendirilebileceği bir OSB bile yoktur.
Ayrıca, Muğla 1400 kilometreden uzun bir sahil şeridine sahiptir.
Muğla Türkiye'nin en güzel iki gölüne de ev sahipliği yapmaktadır.
Köyceğiz ve Bafa Gölleri, hem doğa güzelliği hem de tarihi ve mitolojik hikayeleri ile Türk turizminde öne çıkmaktadır...
Ayrıca, dantel gibi olan Muğla sahilleri, mavi yolculuğunun vaz geçilmez adresidir.
Bu neden ile Muğla sahillerinin önemli bir kesimi " Özel Çevre Alanı" içine alınmıştır.
Bu neden ile Özel Çevre Alanları içinde kalan alanların imar planları, merkezi yönetim ile mahalli yönetimlerin eşgüdümü ile ancak yapılabilmektedir.
Muğla öyle güzel, doyumsuz sahillere, büklere sahiptir ki, Türkiye Cumhurbaşkanlığı yazlık sarayı bile Muğla sahilinde yapılmıştır.
Muğla’da Bodrum ve Datça ilçeleri turizmde önemli konumda olmalarına karşı su sıkıntısı çekmektedir.
Bu ilçelerimizin nüfusu yaz aylarında üçe hatta dörde katlanıyor.
Bu iki ilçelerin su sorunu çözülmez ise, turizm bu ilçelerde yakında yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.
Muğla ilçelerinin, ayrı ayrı çözüm bekleyen yüzlerce sorunu vardır.
Muğla’da 35 adetin üzerinde antik kent bulunmaktadır.
Bu zenginlik de, Muğla’nın ne denli önemli bir coğrafyaya sahip olduğunun göstergesidir.
Coğrafi bakımdan büyük olan Muğla, son yıllarda başta İstanbul ve Ankara olmak üzere bir çok büyük şehrimizden emekli olan kişilerin göç ettiği bir ildir.
Tüm bu veriler şunu gösteriyor.
Muğla’nın sorunlarını tek başına Muğla Büyük Şehir ile ilçe belediyelerin imkanları ile çözmek mümkün değildir.
Hele, merkezi yönetimle inatlaşan bir mahalli idare ile Muğla’nın sorunları hiç çözülemez.
Muğla’nın sorunlarını çözmek ve daha rahat bir yaşam istiyor isek, Mahalli idare ile Merkezi Yönetimin iş birliğine ihtiyacımız vardır.
31 Mart 2024 Pazar günü Muğla halkı ve seçmeni bu konuda kararını verecektir.
Muğla’nın sorunlarının çözümü için duygularımızla değil, aklımızla karar vererek oy kullanmalıyız.
Takım tutar gibi parti tutarak Muğla ilinin sorunlarına maalesef çözüm bulamayız.
Çift başlılık ile sorunlarımızı çözemediğimizi 1999 yılından beri yaşayarak öğrendik...
Einstein'in; aynı yöntemi kullanarak farklı netice bekleyenler aptaldır " demiştir.
"Ben bildiğimi yaparım", yaklaşımı Muğla’nın 5 sene daha sorunlar ile yaşamasına neden olacaktır.
"Niyetimiz bekçiyi dövmek mi, yoksa üzüm yemek mi?" olduğuna karar vereceğimiz gün 31 Mart 2024 Pazar günüdür…