Mayıs ayı bizim için adeta kader ayı gibi.

27 Mayıs 1960 darbesi olduğumda İstanbul'da Üniversite2. sınıf öğrencisi idim.

Nisan ayında öğrenci hareketleri başlamış,üniversiteler, okullar, yurtlar kapatılmıştı.

Bizleri de, Mayıs ayının başlarında memleketlerimizegönderdiler.

1960 yılının Mayıs ayının çoğunu Muğla'da geçirdim.

27 Mayıs sabahı askeri darbe olunca, ailece radyonunbasında darbenin anonsunu dinliyorduk.

Davudi sesli bir subay, askeri darbe yapıldığını, düzeninsağlandığını ve duruma hakim olduklarını söyledikten sonra, darbeci subay"Darbeyi yapan komutanların NATO ve CENTO'ya sadık olduklarını"söyledi.

Bu söylem üzerine Babam "Bu nasıl bir Ordu, kendihükümetlerine sadık değilmiş de, NATO ve CENTO'ya sadıkmış!!" diye tepkigöstermişti.

O yıllarda Türkiye'deki haberleşme radyo ve İstanbulgazetelerini ile sağlanıyordu.

İstanbul, Ankara radyolarını ve İstanbul gazeteleriniele geçirince ülke, haber konusunda karanlıkta kalıyordu.

Darbeden sonra Topalların Yılmaz'ı Sekibaşı Sokaktakievimizin önünde davul çaldırtıyor ve darbeyi coşku ile kutluyordu.

Büyük bir şaşkınlıkla İstanbul'a döndüm.

Okulum, hocaların arkadaşlarımın hepsi yaşananlardanmutlu idiler.

Sıra ve sınıf arkadaşım Erdal Koçak "Özden,Atatürk'ün gençliğe hitabetinin ne kadar haklı olduğu günleri yasıyoruz"diye, darbeden memnuniyetini ifade ediyordu.

Erdal Koçak benden on yaş büyük olduğu için, sesimihiç çıkaramadım.

Darbeci albaylar, darbeden sonra kurulan hükümetinbaşına CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'yü Başbakan olarak getirdiler.

Yeni bir döneme girmiştik ve ülke adeta ikiyebölünmüştü.

İstanbul halkı, darbe oldu diye adeta bayramyapıyordu.

Şaşkın bir durumda idim.

Nelerin olduğunu tam anlayamıyor ve kime inanacağıma şaşırmıştım.

Bir yolunu bulup, Yassıada duruşmalarına gitmemgerekiyordu.

Neticede iki kere Yassıada duruşmalarına gitmeyibaşardım.

Her iki gidişimde de sıradan konularla Mendereshükümeti suçlanıyordu.

Afgan Kralı Cumhurbaşkanı Bayar'a bir Afgan köpeğihediye etmiş, Bayar'da bu köpeği satmış, parası ile köyüne bir çeşme yaptırmış.

Diğer suçlama ise, Başbakan Menderes'in özel hayatıile ilgili idi.

Vatanı satmak, devlet bütçesini soymak gibi bir konuyoktu.

27 Mayıs sabahı radyodan duyduğum darbecilerin"NATO ve CENTO'ya sadığız" sözünden, darbenin arkasında ABD'ninolduğunu anlamıştım.

Neticede okulumu bitirdim, İmar - İskan Bakanlığı,Planlama ve İmar Genel Müdürlüğünde işe başladım.

12 Mart 1971 günü yine askeri bir darbe ile karşıkarşıya kaldık ve yeni bir darbe hükümeti kuruldu.

Yeni hükümetin başına da ABD'nin isteği ile CHP GenelSekreteri Nihat Erim getirildi.

Bu dönemde Deniz Gezmiş başta olmak üzere bir çokgencimiz idam edildi ve öldürüldü.

Türkiye tekrar büyük bir girdabın içine düşmüştü.

Memuriyetten ayrılarak Muğla'da 1973 yılının başındaMenteşe iş hanında büromu açtım.

Aynı yıl CHP'nin Genel Başkanlığına Bülent Ecevitseçildi.

1974 yılında Kıbrıs'ta da darbe oldu Makarios hükümetiyıkıldı ve Türk azınlığın yok edilmesi girişimleri başladı.

Ecevit ve Erbakan koalisyon Hükümeti 1974 yılındaKıbrıs adasına çıkarma yaparak, Kıbrıs Türk toplumunu bir soykırımdan kurtardı.

Bu girişimimiz de, ABD tarafından engellenmek iştendive bize silah ambargosu başta olmak üzere birçok konuda ambargo uyguladılar.

Türkiye Cumhuriyet tekrar zor günler yaşıyordu.

Bati ve içimizdeki adamları gençliğimizi sağ - soldiye ikiye ayırdılar, iç savaş için düğmeye bastılar ve ülkede huzurbırakmadılar.

Huzursuz geçen yıllardan sonra, 12 Eylül 1980 günütekrar bir darbe oldu.

Bu darbenin de arkasında ABD vardı.

Bu gerçeği görmek istemeyen, göstermek istemeyen birkadro ve bir basın ile karşı karşıya idik.

ABD, Türkiye'nin rahat etmesini, güçlenmesini vekalkınmasını istemiyordu hâlâ da istemiyor.

Yurt içinde yapılanlar yetmiyormuş gibi yurt dışındagörev yapan Büyükelçilerimiz, Ermeni terör örgütü ASALA tarafından öldürülmeyebaşladı.

ASALA terör örgütünü de Batı destekliyor idi.

Sonradan ASALA terör örgütü PKK'ya dönüştü.

Zor günler yaşıyorduk

Geldik bu günlere.

ABD, bugün de güçlü, sözü dinlenen bir Türkiyeistemiyor.

Bu acı gerçeği babamın uyarısı ile 27 Mayıs 1960sabahından beri fark etmeme rağmen, hâlâ bu gerçeği kör gözle bakaninsanlarımızın olması canımı çok acıtıyor..

ABD'nin tek hedefinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dankurtulmak olduğunu, Mısır'daki sağır Sultan bile duydu...

14 Mayıs günü TBMM üyelerini belirledik ve Cumhurittifakı Parlamento'da çoğunluğu sağladı.

28 Mayıs günüde, Kılıçdaroğlu ile Erdoğan arasında 2.tur Cumhurbaşkanlığı seçimi var.

28 Mayıs 2023 Pazar günü yapılacak olan seçimin,Erdoğan ile ABD Başkanı Biden arasında geçecek der isek abartmış olmayız.

28 Mayıs Pazar günü, hem 14 Mayıs gününün neticesinidüşünerek, hem en doğru kararı vererek oyumuzu kullanmalıyız.

29 Mayıs günü ise, İstanbul şehrinin 570. yıl fethinikutlayacağız.

İstanbul'u fetih ettiğimiz 1453 tarihinde, Avrupainsanı, kuzey Amerika, Güney Amerika, Avusturalya, Yeni Zelanda başta olmaküzere dünyadaki birçok coğrafyayı bilmiyordu.

Bu kıtalardaki görkemli şehirlerin hiç biri yok idi.

İstanbul'un kıymetini bilelim ve 570 yılın ne anlamageldiğini idrak edelim.

Bizans, Kostantonepolis, Kostantiniye, Dersaadetadları ile anılan ve en sonunda İstanbul olan rüya ve kutsal şehrimize selamolsun.

Mayıs ayı bize her zaman hayırlar getirsin, diyedualar ediyorum.