19.10.2006günü yazılan bu yazıyı benzeri hala yaşanmakta olduğu için tekrar ediyoruz.

Siyasiarenada iki yalan var ki. Her fırsatta halkın sevgisini kaybeden partilerimizbunu işlerler. Hortum iftirası ile iktidarları yıpratırlar. Bir de irticaülkeyi sardı, laiklik tehlikede denilir. Hortum konusunda hükümetlerin güçlüolmayışı sebebiyle bazı açıkgöz iş adamlarının banka satın alarak mevduattoplamaları hatırlanır. Bu toplanan paralar işleterek kar sağlanacağı yasakdeğildi. Eğer banka sahibinin kendi şirketleri varsa, bu paralar kendişirketlerinde kullanması da suç değil idi. Ancak, mevduat sahipleri parasınıistediği zaman çekemezse banka hortumlanmıştır. Bu gibi hallerde devlet,mudilerin paralarına kefil olduğu için bankaya el koyabilir. Bankaya el konuncada adamın öteki şirketi itibar kaybediyor.

Böyleolacağına, belirli bir müddet içinde devletin kefil olduğu meblağın ödenmesiiçin kefili yeni protokol yapılabilirdi. Meselâ Yaşar bank, Durmuş Yaşar'ınidi. Adam İzmir Ticaret Odası vasıtasıyla bankasının serbest bırakılmasınıistedi. Yapılan hatanın derhal düzeltileceğini söylediler ama Ecevithükümetinin sorumlu bakanı kabul etmedi. Ege'nin patronu olan Durmuş Yaşar,bankasının OYAK bank olduğunu bakakaldı. Denizbank'ta öyle denildi. KoskocaEtibank'ı sabah gazetesi sahibi satın aldı. Adam bu yüzden hapis yattı Bir aragazetesi satıldı denildi. Pamukbank olayı daha değişik. Ticaret Bankası,Egebank ve başkalarının birçok mülkleri olduğu günlerce yazıldı çizildi. 3Kasım2002'den sonra Uzmanlar konusunu bu iktidar yeni bir uygulama getirdi.Ailenin tüm mallarına el konuldu. Mudilerin şikâyetleri üzerine bankayadevletin yetkili organları ve yürürlükteki kanunları uyguladı. Ortaya çıkanservet akıllara durgunluk verdi. Hala borcun kapandığı söylenemedi. İşte bunlarhortumdur. Bu hortumun içinde siyasi partiler ve iktidarlar yok olduğu haldebirileri, sanki kendilerine nur yağmış gibi basınına boyuna çamur atıyor.Derken bu çamur köşe yazarlarının sermayesi oluyor. Yüce divana giden siyasilerhep beraat ediyorlar. Nihayet bu gidişatı bu hükümet düzeltti sanıyorum. Not: Batan8 bankanın mudi borçlarını ödeyen hükümet bu bankalarını en güvenilir olanpaşaların bankasına devretti. Paşalar Hollanda'ya sattı.

Zatenbir şeyler olacağı belliydi. Batan bankaların arasında yüksek faiz yarışıyapılırdı. Vatandaş en çok faiz verene gitme modasına uymuştur. Faizini belkialmıştır ama parasını çekmek isteyince kem küm denilmiştir. Vatandaş telaşlaDevletine başvurmuştur.

Birdönem moda olan hortumlarına bazı siyasilerin kaderi olmuştur. Doksanlıyıllarda Anayol Partisi olalım. ANAP ile DYP birleşsin istenildi. Mesut Yılmazile Çiller didişirken her iki partinin tükenmesine sebep oldular. Her ikisi deyüce divana gidecekti. Çiller'i yüce divandan Erbakan kurtardı. Fazilet Partisien çok sandalyesi olduğu halde kendisine ortak bulamıyordu. Çiller için "Senisütten çıkmış ak kaşık yapanın" yüce divana gitmezsin, üstelik rakibinigöndeririz. Gel birlikte hükümet olalım. Anlaştılar iki yıl Erbakan başbakanolacak, iki yılda Çiller başbakan olacak idi. Güven oyu konusunda sıkıntılarızaten yoktu. Cumhurbaşkanı Sayın Demirel, bu anlaşma üzerine Erbakan'a hükümetikurma görevi verdi. Hükümet kuruldu ve güven oyu da alarak icraatına başladı.İki yıl dolunca istifa etti ve görevin Çiller'e verilmesini istedi. İşte butarih 28 Şubat idi. Çankaya bu defa görevi Çiller'e vermedi de azınlık hükümetikurması için bilerek Mesut Yılmaz'a vermişti. Mesut Yılmaz, Ecevit ileanlaşmalı idi ama güven oyu alamazdı. CHP lideri Deniz Baykal dışardan destekolma sözü verince, Mesut Yılmaz azınlık hükümetini kurmuştu. Aslında o hükümetbaşarılıda idi. Dünyada ekonomik kriz yaşanırken, Türkiye gayet rahat günlergeçirmişti. Hükümetin başarısı Deniz Baykal'a rahatsız ediyordu. İşte o sıralarbazı mafya hareketleri ve banka satışları sebebiyle CHP Yılmaz'a şantaj da yapıyordu.Baykal hükümete destek olamayacağım açıklarken, erken seçim tarihini koyarsanızacele etmem diyordu. Bu, güzel gidiş, erken seçimle altı üstüne geldi. SeçimdeCHP barajı aşamadı, Demirel 28 Şubat kararı ile siyasetin sonuna gelmiş oldu.İrtica da aynen hortumlarına gibi salla gitsin hesabıdır diyorum

Başkanımızreformcu adamdır

TurgutÖzal'a benziyor. Fakat sıkıntısı çalışmaktan değildir. Anlamakistemeyenleredir. Kendisini irtica ile suçluyorlar. İrticanın yolu Avrupamıdır? Olsa olsa İslâm ülkeleridir. Adam Avrupa'ya ortak olmak istiyor. Bunahayır diyende yok. Neden engel ile karışık çamur atılır?

İştebunun cevabını gene sandık verecektir. Sürpriz değildir.