CHP MUĞLA’DAN AKBELEN ÇIKARTMASI

Kesinlikle doğru. Muğla’nın tüm kıyıları ve koyları da öyledir.

Önceki gün CHP Muğla İl Başkanlığı’nda Akbelen ile ilgili açıklamada böyle denilmiş:

Akbelen Ranta Değil, Halka Aittir

Cumhuriyet Halk Partisi önceki gün deyim yerindeyse Akbelen’de tam saha pres yaptı…

Olayı Bodrum’dan izleyen Selda Öztürk haberine “CHP Muğla’dan Milas ve Akbelen Çıkarması: Doğayı Sermayeye Feda Etmeyeceğiz” başlığı attı.

CHP Muğla İl Başkanlığı, Muğla’nın çevre sorunlarına dikkat çekmek ve yerel halkın taleplerini dinlemek üzere Milas’ta yoğun bir program gerçekleştirirken, Akbelen Nöbet Alanı’nda düzenlenen dayanışma toplantısından da İkizköy Muhtarı Nejla Işık “Bunca yıllık emeğimizi, köyümüzü, toprağımızı, mezarlarımızı bile silip süpürmek isteyen Limak ve İçtaş için bir gecede çıkarılan acele kamulaştırma kararını tanımıyoruz. Ne tehdide boyun eğeriz ne de dayatmaya razı oluruz. Geri adım atmak, vazgeçmek, teslim olmak yok!” diye haykırdı…

*

CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl önderliğinde düzenlenen “Akbelenle Dayanışma” programına CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Süreyya Öneş Derici, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Üyesi Remzi Kazmaz, Muğla Milletvekilleri Cumhur Uzun ve Gizem Özcan, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, Milas İlçe Başkanı Ahmet Kılbey, İl Gençlik Kolları Başkanı Nazım Şardoğan ile çok sayıda il ve ilçe yöneticisi katıldı.

Milas’ın ekonomik ve sosyal nabzının da tutulduğu program çerçevesinde Milas Kent Konseyi, TEMA, Latmos Platformu, MUÇEP ve İasos temsilcileriyle bir araya gelinerek süren çevre mücadelesinin yol haritası konuşulmuş.

Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ile yapılan değerlendirme toplantısı ile noktalanan programda Milas Ticaret ve Sanayi Odası, Milas Süt Birliği, Milas Muhtarlar Derneği ve Türkiye Muharip Gaziler Milas Şubesinin de ziyaret edildiği görüldü…

*

Programın baş gündemi, Türkiye’nin sürekli gündeminde olan Akbelen direnişi olurken CHP Muğla İl Başkanlığı’nca yapılan basın açıklamasında “çevre mücadelesinin kararlılıkla sürdürüleceği” vurgulanırken şu ifadelere yere verildi:

Akbelen, yalnızca Milas’ın değil, Muğla’nın ve Türkiye’nin ortak yaşam alanıdır. Akbelen’de yıllardır süren doğa talanı; zeytinlikleri, ormanları, suyu ve halkın geleceğini tehdit etmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak duruşumuz açık ve nettir: Akbelen ranta değil, halka aittir. Doğayı yok sayan, yaşamı sermayeye feda eden hiçbir anlayışı kabul etmiyoruz. CHP Muğla örgütü, çevre mücadelesi veren yurttaşların, sivil toplum örgütlerinin ve yerel bileşenlerin yanında olmaya devam edecektir. Akbelen’de de Muğla’nın her köşesinde de bu mücadeleyi birlikte kazanacağız

Güzel sözler… Ya da laflar… Bana bu program “taziye ziyareti” gibi geldi…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzaladığı karar ortada… Bu kararla birlikte Milas’ta İkizköy, Çamköy, Bağdamları ile toplam 6 mahallede 679 parsel zeytinlik, tarla, orman ve konut alanının kamulaştırması 30 gün içinde gerçekleştirilecek. Son darbe…

Bu darbeden sonra neyin mücadelesi kalacak?

*

YK ENERJİNİN AÇIKLAMASI

Bu arada Yeniköy Kemerköy Enerji (YK Enerji) tarafından “Hiçbir köyün yerleşim merkezi kamulaştırma kapsamına alınmamıştır” diye bir açıklama yapıldı. Mabolla Medya’dan Esma Turan arkadaşımızın haberine göre, Yeniköy Kemerköy Enerji, Milas’ta maden faaliyeti için yürütülen acele kamulaştırma sürecine ilişkin iddialarla ilgili, “Bu süreçte hiçbir köyün yerleşim merkezi veya ortak kullanım alanı kamulaştırma kapsamına alınmamıştır” denildi.

Karara tepkiler sürerken, YK Enerji’den yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

Bu süreçte hiçbir köyün yerleşim merkezi veya ortak kullanım alanı kamulaştırma kapsamına alınmamıştır. Kamulaştırma kapsamındaki parsellerin beşte birinden daha azı konut alanını içermektedir. Kamulaştırma işlemleri hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Söz konusu alanlar, tıpkı daha önce tamamlanan ‘Hüsamlar’ sahasında olduğu gibi, kaynakları ekonomiye ve bölgeye kazandırıldıktan sonra rehabilite edilerek yeniden doğaya teslim edilecektir. Yeniköy Kemerköy Enerji olarak faaliyetlerimizi kamu yararı, çevresel sorumluluk ve mevzuata tam uyum ilkeleri çerçevesinde yürüttüğümüzün altını çizmek isteriz.

Güler misiniz ağlar mısınız?

YK Enerjiye göre köylülerin evlerine dokunulmuyor… Bunun için teşekkür mü edilmeli?

Ve “kaynakları ekonomiye ve bölgeye kazandırıldıktan sonra rehabilite edilerek yeniden doğaya teslim edilecek”miş… Yani kaynaklar ortadan kalkıyor. Kaynaklar ortadan kalkınca köylü kömür mü yiyecek?

Hem rehabilitasyondan sonra arazi neden köylüye geri verilmiyor?!

*

ÖFKELİLER, KIRGINLAR, KIZGINLAR

CHP heyeti önceki gün Milas’taki programın ardından İkizköy’e geçerek Akbelen Nöbet Alanı’nda “Savaş ya da seferberlik durumu yokken alınan acele kamulaştırma kararını tanımıyoruz” diyen köylülerle ‘Dayanışma Toplantısı’nda bir araya geldi.

Kamulaştırma kararıyla arazilerine ve tapularına el konulan İkizköylüler kararı protesto ederken köylüler adına konuşan İkizköy Muhtarı Nejla Işık, el konulanın sadece üç beş ağaç, Akbelen Ormanı, zeytin olmadığını, su kaynakları ve toprakları ile yaşadıkları evlerinin ve hayvanlarının hakkına el konulduğunu belirterek, şöyle dedi:

Daha önce köylülerden satın aldıkları yerlerdeki zeytinleri Maden Kanunu’na 19 Temmuz 2025’te eklenen geçici madde 45 sayesinde sökebilmeye başlamışlardı. Bu kararla da köylünün satmadığı yerlerde aynısını yapabilecekler. Köylünün evi, ahırı, geçim kaynakları elinden alınıyor. Sadece İkizköy’ün değil, Çamköy’ün büyük bir çoğunluğu alınıyor. Karacahisar’ın, Çakıralan’ın, Bağdamlar’ın, Karacaağaç’ın da geleceği karartılıyor. Her bir kişinin baktığı bir ineği, kedisi, koyunu, keçisi var. Bu köyler haritadan silinecek. Öfkeli, kırgın ve kızgınız. Kamu yararı gözetilmeden şirket yararı gözetilmiştir. Pes etmiyoruz. Hukuksuz kararın iptali için davamızı açacağız. Hukuki süreçlerle birlikte fiili mücadelemiz de devam edecektir.

*

Akbelen’de ‘Dayanışma Toplantısı’nda Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras “Bu beklemediğimiz bir karar değildi çünkü geçtiğimiz seçimden önce de yine oldu bittiye getirip acele kamulaştırma kararı almışlardı. Seçim öncesi olduğu için o dönem halkın tepkisini göze alamadılar ve acele kamulaştırma kararını yine bir kararname ile ortadan kaldırdılar. Şimdi hem son Maden Yasası değişikliğiyle beraber önlerinde çok da bir engel kalmadığını düşünüyorlar.” derken, CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun şunları söyledi:

Cumhurbaşkanı burada acele el koyma kararını nasıl ki seçimlerden önce alıp, siyasi sonuçlarını göze alamayıp geri çektiyse, bugün aynı siyasi kararı yakın tarihte bir seçim olmaması nedeniyle de cüretle, coşkuyla aldı. Yapılan iş, buradaki santrali çalıştıran Limak’ın İC İçtaş’ın kömür beklentisini karşılamak. Kömürün bir gidiş kanalı var. Damar yönü diyorlar ona. Damar yönünün içine şimdi Karacahisar ve saydığımız Çamköy isabet etmiş durumda oraya doğru devam ediyor. Yarın onun yönüne göre başka köylerimiz de bu sürecin içine girecek. O nedenle burada madem bu bir siyasi karar, bu siyasi karara karşı da siyasi bir duruşu hızlıca örgütlemek ve hızlıca harekete geçmek durumundayız. Diri olmak durumundayız, birlikte olmak durumundayız.

Sayın milletvekili doğru söylüyor, ama bunlar bizim edeceğimiz laflar… Söyledikleri örgütlenmeyi kendilerinin yapmaları gerekiyor. Bir yazımda seçimlerden önce oralarda olanların bugün ortalıkta görünmediklerini söylemiştim. Önceki günde orada kendilerinden başkası yoktu!

*

Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz da kömür çıkarmak için dinamit patlatıldığına dikkat çekerek, “İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi’ndeki akademisyenlerle görüştüm. 25 kilodan fazla dinamit atıldığı takdirde bu su kaynaklarının kaya çatlaklarından bir başka mecraya kaçtığını ifade ettiler. Biz de o raporu yetkili birimlere ilettik. Ancak bir süre gereğini yaptılar, sonra yine aynı şekilde dinamiti fazlalaştırmaya başladılar. Bu konuda mücadelede hep birlikteyiz.” dedi.

Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ise “Bugün bu kararı verenler bu topraklarda yaşamadılar, bir tane ağaç dikmediler, bir tane hayvan yetiştirmediler. O hayvanın bir tanesinin etinden sütünden faydalanmadılar. O yüzden bu çileyi çekmedikleri için bu kararı verirken vicdanları sızlamadı. Bu kararı verirken zorluk çekmediler. Bugün bu kararı verenler, 100 yıl sonra hayatta olmayacak ama bu ormanlar 100 yıl evvel de buradaydı, 100 yıl sonra da burada olacak. Biz bunu bilerek, bunu söyleyerek, doğru şekilde, doğru yerlere nüfuz ederek direnişimizi, mücadelemizi omuz omuza göstereceğiz.” diye konuştu…

Ne diyelim, Allah muvaffak etsin…

Yarın devam ederiz…

----------                  -----------

GÜNÜN SÖZÜ: Bazıları merdivenin sonuna ulaştığında onun yanlış duvara dayanmış olduğunu anlar. --Stephen R. Covey