Dündenbu güne Muğla'dan çok insan geldi geçti. Oysa bunlardan ne kadarınıhatırlıyoruz derseniz; hatırladıklarımız çok azıdır. Hatırladıklarımız, toplumiçin bir şeyler yapmış, topluma önderlik etmiş, yaptıkları/yapamadıkları iletoplumun hafızasına kazınmış ve topluma mal olmuş kişilerdir.
İnsanların,hafızası olduğu gibi şehirlerin de hafızaları vardır. Şehirlerin hafızası oradayetişmiş, şehre dair bir şeyler söylemiş ve söyleyecek insanlardır.
Yaklaşıkbir yıldır devam eden Covit-19 salgınında birçok vatandaşımızı kaybettik.Birçok kişi de tedavi görmekte. Vefat edenlere Allah'tan rahmet, hasta olanlarada acil şifalar diliyorum. Muğla'da da son bir haftada, yaptıkları,yapamadıkları, başardıkları, başaramadıkları ile şehirde iz bırakmış İhsanÖzgen, Süreyya Serger ve Süleyman Şah Gökcan'ı, Ula'mız ise Dr. İsmailDemircioğlu'nu kaybetti.
Muğla'darahmetli İhsan Özgen dendiği zaman ilk akla gelen Muğlaspor'dur, rahmetliSüreyya Serger dendiği zaman Yılmazspor ve sağ siyasetin önemli siyasi figürüve rahmetli Süleyman Şah Gökcan dendiği zaman ise ilk sanayici, ilk sürücükursu sahibi ve ilk yerel TV sahibidir. Ula'da Dr. İsmail Demircioğlu dendiğizaman ise doktor.
AkParti camiası rahmetli Süleyman Bey'i ağırlıklı olarak milletvekilimiz YeldaHanım'ın eşi olduğu için tanır. Oysa, Süleyman Bey, Ak Parti Muğla Merkezİlçenin 1. Olağan Kongresinde İlçe Başkanı Av. Tülin Suna Şahin ile ilçebaşkanlığı yarışına girmiş birisidir. Renkli bir kişilik, istediğini istediğigibi söyleyen/söyleyebilen, "önce hava sonra para" diyen birisi olarak kısacasıŞAH olarak Muğla'da hafızalara kazınmış birisiydi.
Bukişilerin hayatı şehre dair önemli ip uçları vermektedir. Zira, bunlarMuğla'nın hafızaları idi. Ancak, küresel bazdaki bireyselleşmeden bizimtoplumumuz da etkilenmiş olup artık toplumların hafızaları olabilecek kişisayısı azalmaktadır. Bu sebeple de geride kalanlara sahip çıkmak, birikimlerindenyararlanmak hepimizin görevidir.
Sözlütarih hep yapılmasını istediğim şeydir. Dünü, dünde yaşayanlardan dinlemek veöğrenmek, daha doğrusu dünü, dünde yaşayanlarla beraber bugün yaşamak. Hepkaybettikten sonra anlıyoruz değerlerini ve anlattıklarının ne kadar önemli vedeğerli olduğunu, ya anlatmadıkları ya da anlatamadıkları, onlar ise kimseninbilmediği/bilemediği kendileri ile götürdükleri oldular.
İlkokuldaokurken, 29 Ekim ve 23 Nisan bayramı törenlerine köyümüzdeki Kurtuluş SavaşıGazisi dedemiz rahmetli Ramazan Alpay gelir ve bizlere Kurtuluş Savaşıanılarını anlatırdı. Kendisi Osmanlı döneminde doğmuş ve yaşamış, 1.DünyaSavaşı ve Kurtuluş Savaşını fiilen yaşamış birisiydi. Keşke, anıları,hatıraları kayıt altına alınsaydı. Ama yapılmadı ya da yapılamadı.
KavaklıdereBelediyemiz sözlü tarih konusunda güzel bir proje başlatmış; Kavaklıdere'deyaşan 90 yaş üzeri vatandaşları dinleyip hatıralarını kayda alıyorlar.
BelediyeBaşkanımız Mehmet Demir'i bu projesi için tebrik ediyorum. Zira, belediyeningörevi sadece yol yapmak, parke döşemek olmamalı, kültürel çalışmalar dayapmalıdır. Zira, yapılan yol, döşenen parke bir süre sonra bozulur, yıkılır veyok olur. Oysa, buna benzer kültürel projeler hep var olur ve gelecek nesillereaktarılır.
Temennim,Kavaklıdere Belediyesi'nin yaptığı bu çalışmaya benzer bir çalışmayı"Cumhuriyetle Yaşayanlar" ya da " Yüz yılın son tanıkları" adı altında MuğlaValiliği, Muğla Büyükşehir Belediyesi ya da ilçe belediyelerimizin yapmasıdır.Böylece, şehre ve tarihine güzel bir eser bırakırlar.
Şehrinhafızasından kimliği, kimliğinden de tarihi oluşur;
Öyleyseşehrin tarihine sahip çıkalım.