Birçoğumuz, kendi rahatımız için başkalarının geçiş hakkını farkında olmadan kısıtlayabiliyoruz. Ancak bu görünmez kısıtlamalar, fiziksel bir kazayla sonuçlandığında işin rengi bir anda değişiyor ve dostça selamlaştığımız yüzler mahkeme salonlarında karşı karşıya gelebiliyor.
Muğla gibi yazlık sitelerin ve çok katlı binaların iç içe geçtiği bir şehirde, deniz dönüşü kapı önüne atılan kumlu terlikler veya çocukların bisikletleri tanıdık bir manzaradır. Ne var ki Ankara'dan gelen bir haber, bu rahat alışkanlığın faturasının çok ağır olabileceğini kanıtladı. Kapı önünü adeta bir depoya çeviren komşusunun eşyaları yüzünden koridordan geçemeyen bir kadın, eşyalara basmamak için hamle yaparken feci şekilde düştü. Kolunun kırılmasıyla haftalarca mağduriyet yaşayan bina sakini, artık uzlaşma yerine soluğu adliyede aldı ve komşusuna yüklü bir dava açmak için kolları sıvadı.
Ortak Alan Kuralını Unutuyoruz
Muğla’da özellikle yaz aylarında kalabalıklaşan binalarda sıkça yaşanan bu krizin temelinde yatan şey, mülkiyet sınırlarının yanlış bilinmesi. Birçok insan, evinin kapısından dışarıya doğru uzanan o bir metrekarelik alanı tapulu malı sanıyor. Konunun uzmanlarından Avukat Mustafa Zafer, bu yanılgının altını çizerek hukuki gerçeği gözler önüne serdi. Zafer, daire kapısı önlerinin kesinlikle şahsi kullanım alanı olmadığını, bu alanların tüm apartman sakinlerine ait olduğunu belirtiyor. Devamlı surette o alana eşya yığmak, yasalara göre düpedüz başkasının hakkını gasp etmek anlamına geliyor.
Kazaya Davetiye Çıkaran Alışkanlıklar
Günün yorgunluğuyla eve dönerken veya sabah aceleyle işe yetişmeye çalışırken, komşunun kapı önüne dizdiği ayakkabılar büyük bir tehlike oluşturuyor. Özellikle yaşlılar, çocuklar veya elleri dolu olan kişiler için bu daralan koridorlar ciddi birer kaza noktasına dönüşüyor. Hukuk sistemi, bu alanlarda geçişi zorlaştıran kişileri olası bir kazanın baş sorumlusu olarak görüyor. Yani eşyanızı dışarı bırakırken sadece kendi evinizin içini ferahlatmış olmuyor, aynı zamanda komşularınızın can güvenliğini riske atmış oluyorsunuz.
Belgeli Kazalarda Yüklü Tazminatlar
Eğer kapı önüne bıraktığınız bir eşya yüzünden birisi düşüp yaralanırsa, iş "Çok geçmiş olsun, kusura bakmayın" demekle kapanmıyor. Kaza geçiren kişi durumu hastanede kayıt altına aldırır ve apartman içindeki durumu fotoğraflarla belgelerse, hukuk mekanizması acımadan çalışmaya başlıyor. Zarar görenin ameliyat masraflarından tutun da, çalışamadığı günlerin maaşına kadar her türlü maddi kayıp, o ayakkabıları dışarı bırakan kat malikinden tahsil ediliyor. Muğla'da huzurlu bir yaşam sürmek isterken, kapı önünde unuttuğunuz bir terlik yüzünden altından kalkamayacağınız bir tazminat yüküyle baş başa kalabilirsiniz.
Kaynak: Haber Merkezi