Muğla Barosu’nun 2026 yılı Olağan Genel Kurulu’nda, Hollanda Büyükelçiliği’nin Matra Toplumsal Dönüşüm Programı kapsamında hibe desteği almaya hak kazanan projenin reddedilmesi gündeme geldi. Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu tarafından hazırlanan ve kadınların ücretsiz hukuki danışmanlık hizmetine erişmesini amaçlayan proje, Muğla Barosu Yönetim Kurulu’nun 7 Eylül 2026 tarihli toplantısında 6 ret, 5 kabul oyuyla reddedildi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen genel kurulda konuşan Avukat Perihan Ceviz Turasay, projenin hazırlık sürecine ilişkin ayrıntıları ve ret kararına yönelik eleştirilerini gündeme taşıdı. Turasay’ın konuşması sırasında divan heyeti ile bazı avukatlar arasında sözlü tartışmalar yaşandı.
“Hiçbir baro başkan adayının tarafı değiliz”
13 Eylül 2026 tarihinde komisyondan istifa eden kadın avukatlar adına kürsüye çıkan Perihan Ceviz Turasay, genel kurulda okunan faaliyet raporunda Matra Projesi’ne yer verilmediğine dikkat çekti. Projenin baro başkanlığı seçimleriyle ilişkilendirilmesine karşı çıkarak şu ifadeleri kullandı:
“Bizler, hiçbir baro başkan adayının tarafı değiliz. Hak mücadelemizi hiçbir adayın seçim çalışması çatısı altında yürütmediğimiz gibi, bu mücadelenin herhangi bir adayın seçim stratejilerine veya propaganda faaliyetlerine malzeme edilmesine de karşı olduğumuzu özellikle vurgulamak isteriz.”
Projenin hazırlık sürecini belgelerle anlattı
Turasay’ın genel kurulda aktardığı kronolojiye göre proje çalışmaları Temmuz 2025’te başladı. İlk taslak 20 Temmuz 2025’te baronun kurumsal e-posta adresine gönderildi. Şubat 2026’da Hollanda Büyükelçiliği tarafından projenin ön kabul aldığı bildirildi. 23 Şubat 2026’da yapılan komisyon toplantısında proje koordinatörünün komisyon içerisinden seçilmesi ve koordinatöre proje bütçesinden maaş ödenmesi kararlaştırıldı. 6 Mart’ta başvuru formu, faaliyet planı, risk analizi ve ayrıntılı bütçe, baro başkanının imzasıyla hibe sağlayıcı kuruma gönderildi. 8 Haziran’da gerçekleştirilen toplantıda ise koordinatörlük için tek aday olan Perihan Ceviz Turasay oy birliğiyle seçildi. Turasay’ın konuşmasında, 14 Ağustos 2026 tarihinde Muğla Barosu Başkanı Levent Akgün’ün de katıldığı toplantıda projenin onaylanmasının kutlandığı, tanıtım sürecinin planlandığı ve kurumlarla iş birliği görüşmelerine onay verildiği bilgisi yer aldı. Ancak 7 Eylül’de yapılan yönetim kurulu toplantısında sözleşmenin imzalanmamasına karar verildi.

“Bu iddialar gerçek değildir”
Ret kararının ardından proje bütçesinin belirli avukatlara aktarılacağı yönündeki iddialar, Turasay’ın konuşmasının önemli başlıklarından biri oldu.
“Ret kararı sonrasında kamuoyuna gerçeğe aykırı açıklamalar yapıldı ve komisyon üyeleri, yıllardır gönüllü bir şekilde kadın mücadelesine katkı sunan kadın avukatlar ‘kendilerine para aktarmakla’ itham edildi. Bu iddialar gerçek değildir.”
Proje sürecinin yönetim kurulundan gizlendiği yönündeki eleştiriler de konuşmada yer buldu. Turasay, başvuru belgelerinin baronun kurumsal hesaplarından gönderildiğini, bütçenin daha önce yönetim kuruluna sunulduğunu ve komisyon kararlarının onaylandığını savundu. Koordinatör seçiminin usulüne yönelik itirazların ise seçim süreci yenilenerek giderilebileceği görüşünü dile getirdi.
105 bin 350 avroluk bütçede hangi giderler vardı?
Hollanda Büyükelçiliği tarafından hibe desteği almaya hak kazandığı açıklanan projenin toplam bütçesi 105 bin 350 avro olarak ifade edildi. Konuşmada paylaşılan bütçe detaylarına göre en büyük pay, kadınlara danışmanlık hizmeti verecek avukatlara ayrılmıştı. Bu kapsamda 56 bin 160 avronun danışmanlık ücretleri için kullanılması planlanıyordu. En az 20 avukatın eğitim alarak projede görev yapması öngörülürken, danışmanlık veren avukatlara günlük brüt 80 avro, kırsal saha çalışmalarında görev yapan avukatlara ise günlük brüt 75 avro ödenmesi planlanmıştı. Muğla'nın 13 ilçesinde gerçekleştirilecek saha çalışmaları için 5 bin 850 avro ayrılmıştı. Proje koordinatörüne aylık brüt 1.800 avro, kadınların başvurularını alacak sosyal çalışmacıya ise aylık 800 avro ücret öngörülüyordu. Eğitici eğitimi ve uzman giderlerine 4 bin 500 avro, broşürlere 1.000 avro, raporlama danışmanlığına 600 avro, çağrı hattına 500 avro ve tanıtım materyaline 140 avro bütçe ayrılmıştı.
Turasay’ın konuşmasında şu ifadeye de yer verildi:
“Baro genel bütçesinden ek hiçbir harcama yapılmayacaktı.”
“Koordinatörün maaşından proje uzmanına ödeme yapılacaktı”
Proje koordinatörünün alacağı ücret de genel kurulda açıklığa kavuşturulmak istenen konular arasındaydı. Turasay’ın aktardığı hesaplamaya göre brüt 1.800 avroluk koordinatör maaşından vergi ve sigorta kesintileri sonrasında yaklaşık 1.302 avro kalacaktı. Komisyonun 23 Şubat tarihli kararı doğrultusunda bir proje uzmanından destek alınması ve bu ödemenin koordinatör maaşından karşılanması planlanıyordu. Böylece koordinatörün eline geçecek aylık net tutarın en fazla 905 avro olacağı savunuldu. Koordinatörlük görevinin 15 ay süreceği, proje faaliyetlerinin düzenlenmesi, eğitimlerin planlanması, kurumlar arası koordinasyon, raporlama ve saha çalışmalarının takibinin bu görev kapsamında yürütüleceği açıklandı. Ayrıca Turasay’ın koordinatör olarak seçildikten sonra saha çalışmalarında alabileceği günlük ücretlerden feragat ettiği bilgisi paylaşıldı.
Yönetim kuruluna yönelik eleştiriler
Turasay’ın konuşmasında, Muğla Barosu Yönetim Kurulu’nun projeden ancak son toplantıda haberdar olduğu ve koordinatör seçiminin şeffaf yapılmadığı yönündeki açıklamalarına da itiraz edildi. Yönetim kurulundan istifa eden Avukat Efsun Türkmen Erol’un sözleşme ve koordinatör seçimi hakkındaki değerlendirmeleri de eleştirilerin odağındaydı. Turasay, proje sözleşmesinin baronun kurumsal hesapları üzerinden yürütülen yazışmalarla takip edildiğini, koordinatör adının sözleşmenin İngilizce aslında da bulunduğunu savundu. Projenin tamamının reddedilmesi yerine varsa usule ilişkin eksikliklerin giderilebileceği görüşü öne çıkarıldı.
“Kadınların adalete erişimi kurumsal sorumluluktur”
15 ay boyunca Muğla’nın 13 ilçesinde yürütülmesi planlanan projenin temel hedefi, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kadınların ücretsiz hukuki danışmanlık hizmetine erişmesini sağlamaktı. Projenin reddedilmesine yönelik eleştirilerde, avukatların mesleki emeğinin karşılığının ödenmesi gerektiği de vurgulandı. “Ret gerekçelerinin en düşündürücü olanı; 15 ay boyunca 13 ilçede sürdürülecek kurumsal hukuki desteğin, ‘nasılsa gönüllü avukatlar var, ücretsiz yaparlar’ anlayışıyla birkaç meslektaşımızın omuzlarına bırakılmak istenmesidir.” Kadın hakları mücadelesinin kişisel fedakârlıklarla sınırlı kalmaması gerektiği görüşü ise konuşmanın şu bölümünde yer aldı:
“Bir baronun avukat emeğini ve mesleki hakları savunması gerekirken, bu emeği karalama konusu haline getirmesi ise meslek onurumuz ve baronun varlık amacıyla bağdaşmamaktadır. Kadına yönelik şiddetle mücadele ve kadınların adalete erişimini sağlamak, birkaç kadın avukatın kişisel fedakârlığı değil, Muğla Barosu’nun kurumsal sorumluluğudur.”
Konuşmaya müdahale edilince salonda tartışma çıktı
Perihan Ceviz Turasay’ın konuşması sırasında ve sonrasında salonda zaman zaman sözlü tartışmalar yaşandı. Genel Kurul Divan Başkanı Avukat Birdal Ertuğrul, konuşmanın uzun sürdüğünü ve konunun genel kurul gündeminde bulunmadığını belirterek konuşmanın sonlandırılmasını istedi. Salondaki bazı kadın avukatlar ise müdahaleye tepki göstererek Turasay’ın konuşmasına devam etmesini talep etti. Turasay’ın konuşmasının sonunda ise kadın hakları mücadelesinin devam edeceği vurgulandı:
“Yönetim kurulu koltukları geçicidir, asıl olan baromuzun kurumsal hafızası ve hak mücadelesidir. Baro bürokrasisinin ürettiği bu engellemelere rağmen, bizler bu şehrin her köşesinde kadınların adalete erişimi için çalışmaya; meslek onurumuzu, avukatlık emeğini ve hukukun üstünlüğünü hem baro çatısı altında hem de dışında kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.”
Muhabir: Aziz Şahin