Bir kişi hayatını kaybettiğinde banka hesabındaki para kaybolmuyor veya doğrudan bankaya kalmıyor. Hesaptaki para mirasın bir parçası haline geliyor ve yasal ya da atanmış mirasçılara geçiyor. Ancak mirasçıların bu parayı bankadan alabilmesi için bazı resmi işlemleri tamamlaması gerekiyor.
Banka hesabında para bulunan bir kişinin vefatı halinde en çok merak edilen konuların başında, hesaptaki paranın kime kalacağı ve mirasçıların bu parayı hemen çekip çekemeyeceği geliyor.
Türk Medeni Kanunu'nun 599'uncu maddesine göre mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle birlikte mirası kanun gereği bir bütün olarak kazanıyor. Bu nedenle vefat eden kişinin banka hesaplarında bulunan para da terekeye, yani miras bırakan kişinin malvarlığına dahil oluyor.
Bankadaki para otomatik olarak eşe veya çocuklara geçer mi?
Hesaptaki para tek bir kişiye otomatik olarak ödenmiyor. Paranın hangi mirasçılara ve hangi oranlarda geçeceği, mirasçılık durumuna göre belirleniyor.
Eş, çocuklar veya diğer yasal mirasçılar arasındaki paylar Türk Medeni Kanunu'ndaki miras hükümlerine göre hesaplanıyor. Vasiyetname veya atanmış mirasçı bulunması halinde ise ayrıca bu durumun da değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu nedenle bankanın yalnızca “yakınıyım” diyen kişiye hesabı teslim etmesi mümkün değil.
Türkiye Bankalar Birliği de vefat eden kişinin hesapları hakkında işlem yapılabilmesi için mirasçı veya vekilinin yetkisini gösteren belgelerle ilgili bankaya başvurulması gerektiğini belirtiyor.

Veraset ilamı olmadan para çekilebilir mi?
Uygulamada mirasçıların öncelikle mirasçılık belgesi, yaygın adıyla veraset ilamı alması gerekiyor.
Bu belge, vefat eden kişinin mirasçılarının kim olduğunu ve miras paylarını gösteriyor.
Bankalar da mirasçının yetkisini ve miras payını belirleyebilmek amacıyla bu belgeyi talep edebiliyor. Türkiye Bankalar Birliği'nin bilgilendirmelerinde de vefat eden bir banka müşterisi adına yapılacak işlemlerde veraset ilamının mirasçılığı kanıtlayan belgeler arasında bulunduğu belirtiliyor.
Banka hesabına bloke konulur mu?
Bankanın ölüm bilgisini öğrenmesinin ardından hesaptaki para üzerinde miras işlemleri tamamlanmadan serbestçe tasarruf edilmesi mümkün olmayabiliyor.
Buradaki amaç paranın bankaya geçmesi değil, terekenin korunması ve ödemenin gerçekten hak sahibi olan mirasçılara yapılması.
Mirasçılar gerekli belgeleri tamamladıktan sonra kendi miras payları oranında ödeme talep edebiliyor.
Vergi işlemleri de devreye giriyor
Vefat eden kişinin banka hesabındaki paranın mirasçılara geçmesi, veraset ve intikal vergisi hükümlerini de gündeme getiriyor.
Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu'nun 17'nci maddesi uyarınca bankalar, verginin ödendiğini gösteren belgeyi isteyebiliyor. Gelir İdaresi Başkanlığına göre bu belge sunulmazsa banka, veraset yoluyla intikal eden tutardan vergi karşılığı olarak yüzde 5 kesinti yaptıktan sonra kalan tutarı hak sahibine ödeyebiliyor.
Başka bir ifadeyle, “vergi işlemi tamamlanmadan bankadaki paranın hiçbir kısmı alınamaz” şeklinde mutlak bir kural bulunmuyor. İlişik kesme belgesi bulunmaması halinde kanunda öngörülen yüzde 5'lik tevkifat mekanizması uygulanabiliyor.

2026 yılında veraset vergisinde istisna ne kadar?
Gelir İdaresi Başkanlığının 2026 yılı için açıkladığı tutarlara göre, evlatlıklar dahil çocuklar ile eşten her birine düşen miras payının 2 milyon 907 bin 136 TL'lik bölümü veraset ve intikal vergisinden istisna.
Çocuk bulunmaması ve eşin tek başına mirasçı olması halinde eş için istisna tutarı 5 milyon 817 bin 845 TL olarak uygulanıyor.
Ancak GİB, veraset yoluyla intikal eden malların değeri istisna haddinin altında kalsa dahi genel kural olarak veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Bankadaki parayı almak için hangi işlemler gerekiyor?
Uygulamada süreç mirasın ve bankanın durumuna göre değişebilmekle birlikte temel olarak ölüm kaydının sisteme işlenmesi, mirasçılık belgesinin alınması, veraset ve intikal vergisi işlemlerinin yapılması ve ardından ilgili bankaya mirasçı sıfatıyla başvurulması gerekiyor.
Bankanın istediği belgelerin tamamlanmasının ardından hesaptaki para miras paylarına göre hak sahiplerine ödenebiliyor.
Birden fazla mirasçının bulunması, hesap üzerinde haciz veya rehin olması, vasiyetname bulunması ya da mirasçılar arasında uyuşmazlık yaşanması halinde süreç farklılaşabiliyor.
Ortak hesap varsa ne olur?
Vefat eden kişinin hesabı başka biriyle ortaksa durum tek kişilik hesaptan daha farklı değerlendiriliyor.
Öncelikle hesabın teselsüllü mü yoksa teselsülsüz mü olduğu ve hesap sözleşmesindeki tasarruf yetkileri önem taşıyor. Türkiye Bankalar Birliği'nin müşterek hesaplara ilişkin değerlendirmelerinde de hesap sahiplerinden birinin ölümü halinde hesabın niteliğine göre bankanın ve mirasçıların durumunun değişebileceği belirtiliyor.
Bu nedenle “ortak hesapta para otomatik olarak hayatta kalan hesap sahibinin olur” şeklinde genel bir sonuç çıkarmak doğru değil. Vefat eden kişiye ait olduğu belirlenen pay terekeye dahil olabilir ve mirasçılar bu pay üzerinde hak sahibi olabilir.
Vefat eden kişinin hangi bankada parası olduğu bilinmiyorsa?
Türkiye Bankalar Birliği, kendisinin vefat eden kişilerin hangi bankalarda hesabı bulunduğuna ilişkin müşteri sırrı kapsamındaki bilgileri mirasçılara açıklama yetkisi bulunmadığını belirtiyor.
Mirasçının veya yetkili vekilinin, mirasçılık durumunu gösteren belgelerle hesabın bulunduğu düşünülen bankalara başvurması gerekiyor.

Bankadaki para bankaya kalır mı?
Hayır. Bir kişinin ölümü nedeniyle hesabındaki para bankanın malı haline gelmiyor.
Mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle tereke üzerindeki hakları kanunen kazanıyor. Banka ise mirasçılık ve vergi işlemlerinin tamamlanmasını kontrol ederek paranın hak sahiplerine ödenmesini sağlıyor.
Bu nedenle yakınını kaybeden kişilerin, banka hesabındaki para konusunda ilk olarak mirasçılık belgesini temin etmeleri ve ardından vergi ve banka işlemlerini tamamlamaları gerekiyor.
Kaynak: Haber Merkezi