Uluslararası finans çevrelerinde Türkiye ekonomisine yönelik orta vadeli kur projeksiyonlarına yeni bir halka eklendi. Japonya'nın en büyük bankacılık gruplarından Mitsubishi UFJ Financial Group (MUFG), Türk Lirası'nın önümüzdeki takvimde kademeli bir gerileme patikasında kalacağını öngördü. Sıkı para politikasına rağmen küresel enerji şokları ile rezerv kısıtları, kur üzerindeki yukarı yönlü baskının ana gerekçeleri olarak sıralandı.

İslam Memiş'ten altın uyarısı: Satmalı mı, beklemeli mi?
İslam Memiş'ten altın uyarısı: Satmalı mı, beklemeli mi?
İçeriği Görüntüle

DOLAR KURU TAHMİNİ İÇİN KADEMELİ ARTIŞ SENARYOSU

Banka analistlerinin paylaştığı çeyreklik projeksiyonlara göre paritedeki yukarı yönlü ivme kesintisiz sürecek. 2026 yılının aralık ayında Amerikan para biriminin 51,50 TL seviyesini test edeceğini hesaplayan kurum, 2027'nin ilk çeyreğinde tablonun 53,50 TL düzeyine çıkacağını aktardı. Aynı raporda haziran ayı tahmini 55,50 TL şeklinde belirlenirken, Eylül 2027 için öngörülen seviye 57,00 TL oldu. Söz konusu rakam, aynı periyot için 56,44 TL bandında hesaplanan genel piyasa beklentisinin üzerinde kalarak kurumun değer kaybını ortalamadan daha tempolu beklediğine işaret ediyor.

JEOPOLİTİK GERİLİM VE ENERJİ FATURASI DÖVİZ REZERVLERİNİ ZORLUYOR

Kurumun değerlendirmesinde Türk Lirası'nın kırılganlığını tetikleyen başat faktörlerden biri olarak Orta Doğu eksenli enerji giderleri gösterildi. Hürmüz Boğazı'nda serbest seyrüseferi temin edecek ve ABD ile İran arasındaki askeri gerilimi sonlandıracak kalıcı bir diplomatik mutabakatın gecikmesi halinde petrol fiyatlarının yüksek platoda çakılı kalabileceği bildirildi. Artan hammadde faturasının yanı sıra turizm gelirlerinde yaşanabilecek ivme kaybının cari açığı genişleterek Türkiye'nin dış kaynak arayışını tetikleyeceği ifade edildi.

Politika faizini son eylül toplantısında enflasyonist tehditler sebebiyle yüzde 37 düzeyinde sabit bırakan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) manevra alanına da dikkat çekildi. Döviz rezervlerindeki erimenin kuru savunma gücünü sınırlandırdığına değinen banka, krizin ilk evresinde devreye sokulan yoğun döviz satışlarının yerini daha esnek bir kur tutumuna bıraktığını, otoritelerin kademeli geri çekilmeye daha fazla tolerans gösterdiğini savundu.

Muhabir: Haber Merkezi