Ekim ayının ikinci haftasında dalgalı bir grafik çizen kıymetli madenler, yatırımcısına yeniden moral verdi. Küresel borçlanma maliyetleri ve döviz kurlarındaki hareketliliğin gölgesinde hafta ortasını gerilemeyle geçiren piyasalar, cuma gününe doğru gelen yoğun tepki alımlarıyla kayıplarını hızla telafi etti.
GRAM ALTIN FİYATLARI 6 BİN 600 LİRA BARAJININ ÜZERİNDE
Hafta içinde 6 bin 432 TL bandına kadar çekilerek dip seviyeleri test eden gram altın, kapanışa doğru atağa kalktı. Yurt içinde döviz kurundaki seyir ve ons fiyatındaki canlanmanın desteğiyle 9 Ekim Cuma gününü yüzde 1,51 primle tamamlayan değerli metal, 6 bin 644,78 TL düzeyinden haftayı noktaladı. Sarı maden, birkaç gün içinde taban fiyattan yaklaşık 212 liralık sıçrama gerçekleştirerek psikolojik direnç sayılan 6.600 TL baremini geride bıraktı.
ONS ALTIN TAHVİL BASKISINDAN KURTULDU
Uluslararası arenada 5 Ağustos tarihinden bu yana en zayıf seyrini yaşayan ons altın cephesinde de tablo pozitife döndü. Amerikan tahvil getirilerindeki gevşeme ve dolar endeksindeki ivme kaybı, değerli metale nefes aldırdı. Cuma seansında 4 bin 194,36 dolara tırmanan ons fiyatı, haftalık bazda yüzde 1,3 artış kaydederek iki haftadır devam eden düşüş döngüsünü kırdı.
ÇİN MERKEZ BANKASI REZERVLERİNİ 23 AYDIR KESİNTİSİZ ARTIRIYOR
Piyasanın tabanını kuvvetlendiren en somut hamle ise Asya'dan geldi. Rezervlerini çeşitlendirme hedefini kararlılıkla sürdüren Çin Merkez Bankası, eylül ayında kasasına 740 bin ons daha ekledi. Son üç senenin en yüksek aylık alımını gerçekleştiren Pekin yönetimi, toplam altın varlığını 76,73 milyon onstan 77,47 milyon onsa çıkardı. Kurumun kesintisiz 23 aydır sürdürdüğü bu alım politikası, küresel ölçekteki güvenli liman talebini ayakta tutuyor.
Yeni işlem haftasında gözler doğrudan Washington hattından gelecek mesajlara çevrilecek. ABD Merkez Bankasının faiz patikası, enflasyon göstergeleri ve jeopolitik tansiyon piyasadaki dengeleri şekillendirecek. Vadeli piyasalarda Fed'in ekim ayı oturumunda politika faizini artırma şansı yüzde 19 oranında karşılık buluyor. Yılın son ayına kadar gerçekleşebilecek en düşük 25 baz puanlık sıkılaşma adımı ise yüzde 84 düzeyinde güçlü bir beklentiyle fiyatlanıyor. Sıkı para politikasına yönelik öngörüler fiyatlar üzerinde fren etkisi oluştursa dahi, ülkelerin borç yükleri ve tırmanan küresel riskler altına olan sığınma talebini diri tutuyor.
Muhabir: Haber Merkezi