Muğla üç platformdan oluşur.

Birinci platform deniz kenarındaki 0 - 50 m arasındakikottaki alanlardır.

İkinci platform 500 - 600 m kottaki alanlardır.

Üçüncü platform ise 1000 metrenin üstündekiyaylalardır.

Genellikle Türkiye, birinci platformdaki Muğla'yıtanır.

Ama sahillerin dışında önemli bir Muğla daha vardır.

500 - 600 m yükseklikteki ikinci platformda doğudanbatıya Ula, Menteşe, Yatağan ilçeleri vardır.

Bu platformdaki doğa çok zengindir, öyle zengindir ki,bu platformda "Lagina ve Stratonikeia" adlarında çok eski kadim antikkentler bulunur.

Eski insanlar bu platformda iyi şartlardayaşayabilmişler ki, bu iki kenti bu platformda kurabilmişlerdir.

Peki, biz bu coğrafyanın kıymetini biliyor muyuz?

Bu soruya maalesef "Evet" diyemiyoruz.

Muğla'da üç adet termik santral bulunuyor.

Bunlar, Yatağan, Yeniköy ve Ören ( Kemer ) termiksantralleridir.

Bu üç termik santral, Muğla'nın havasını kirlettiğigibi, tarımsal ürünlerin de kalitesini düşürüyor.

Kemer Termik Santrali mavi yolculuğun vaz geçilmezadresi olan cennet Gökova körfezinde deniz kenarında adeta bir ölüm makinasıgibi yaşama meydan okuyor.

İşin komik ve akıl almaz yanı, Cumhurbaşkanlığı yazlıksarayı da, bu termik santralin karşı sahilinde bulunuyor olması.

Bu üç termik santralın Muğla'nın havasını kirlettiğiyetmiyormuş gibi, başımıza bir de Bayır kasabamız sınırları içinde bir çimentofabrikasının kurulması için izin çıkmış durumda.

Muğla Türk turizminin, bilhassa mavi yolculuğun vazgeçilmez bir adresidir.

Birçok zengin turist Muğla sahillerinde tekneleri ilemavi yolculuk yapıyorlar.

Bu gerçeği kör gözle bakamayız.

Muğla ayrıca dünyada çok nadir yetişen sığlaormanlarının da vatanıdır.

Muğla ilindeki üç termik santral bize elektriksağlıyor.

Elektrikten vaz geçme gibi bir lüksümüz olamaz.

Ancak Muğla, üçüncü platform olarak tarif ettiğim ve1000 m kotunda çevreye fazla zarar vermeden elektrik elde edebilir.

Bu platformlar Dırlavan, Asar ve Düzen düzlükleridir.

Bu düzlükler tarıma elverişli düzlükler değildir.

Bu düzlüklerde güneş enerji tarlaları oluşturulur ise,ihtiyacımız olan elektriği buradan elde edebiliriz.

Muğla'nın kuzeyindeki dağlarda rüzgar güllerinigörüyoruz.

Bu doğru bir tercih değildir.

Yüksek yerlerde hava yoğunluğu düşüktür.

Yoğunluğu düşük hava, rüzgar güllerinin kanatlarınıekonomik gönderemez.

Hava deniz kenarlarında yoğun olduğu için rüzgargülleri sahillerde kurulur.

Batı bu işi böyle yapıyor.

Rüzgâr gülleri için Gökova sahilinin doğusundakisahil, yani iki azmak arası gibi sahillerimiz uygun yerlerdir.

Gökova körfezi doğudan batıya uzanan 70 miluzunluğunda bir körfezdir.

Rüzgâr, bu körfezi batıdan doğuya bir rüzgar kanalıgibi kullanıyor.

Bu da rüzgar gülleri için ideal bir ortamıoluşturuyor.

1000 metrenin üstündeki düzlüklerimiz ise, güneşenerjisi için ideal yerlerdir.

Böyle olduğu için güneş enerji tarlaları, Konyaovasında kuruluyor...

Üçüncü platform alanlarımız, Konya ovası ile rekabetedebilecek kalitededirler.

Bu arada, yeşil Yatağan kuruluşu Yatağan TermikSantrali için açtığı davayı İzmir 7. İdare Mahkemesinde kazanmış.

Bu güzel bir haber.

Muğla'daki üç termik santral kapatılmalı ve Dırlavan,Asar, Düzen gibi düzlüklerimizde güneş enerjisi tarlaları kurmalıyız.

Gökova sahili gibi sahillerimizde de rüzgar gülleriile elektrik elde edebiliriz.

Çimento fabrikası kurma fikrini ise, aklımızdan bilegeçirmemeliyiz.

Aksi halde başta Muğla turizmi ve tarımı büyük darbeyiyecek, Marmaris - Karacasöğüt köyü Okluk koyundaki Cumhurbaşkanlığı yazlıksarayı da cazibesini yitirecektir.

Ben önümüzdeki aylarda Rusya Cumhurbaşkanı Putin'inTürkiye'ye ziyaret ettiğinde kendisinin Okluk koyundaki Cumhurbaşkanlığı yazlıksarayında ağırlayacağını, düşünüyor idim.

Böyle güzel bir ortamda Putin de daha ılımlı düşünürve daha sağlıklı kara verir, diye düşünüyorum.

Lütfen, kaş yapayım der iken, göz çıkarmayalım.

Güzel Muğla'mıza yazık etmeyelim.