Sivas ili Kangal ilçesindeki Altındağ mevkiinde altın madeni bulundu.
Kangal halkı, "Atalarımız Altındağ’da altın olduğunu söylerler idi" diyorlar.
Cumhuriyet kurulduktan 102 yıl sonra adı Altındağ olan dağdan altın olduğunu ancak anladık ve altına ulaşmak için girişimde bulunuyoruz.
Ankara ilinde de Altındağ diye bilinen bir dağ var.
Biz bu dağı gecekondular ile adeta görünmez hale getirdik.
Ankara - Altındağ'da da altın var mı, diye düşünmeden edemiyor insan.
Hele, Midas hikayesini dinledikten sonra, bu düşünce bir tık daha yukarıya çıkıyor…
Dünyada altını, para olarak basan ilk ülke Lidya Devleti idi.
Lidya Devleti de Manisa ilindeki Sard mevkiinde bulunuyor idi.
Herhalde, antik dünyadaki altınlar Amerika veya Çin'den getirilmiyor idi.
Antik dünyada yaşayan insanlar, altın paraların malzemesi olan altınları, Anadolu'dan elde ediliyor idi.
Alman Vakıfları, Anadolu'daki altın zenginliğimize ulaşmamamız için, yıllarca elinden geleni yaptı...
Biz de bu oyunlara geldik.
Anadolu'nun çeşitli yerlerinde ve toprak altındaki altınlar bizi bekliyor.
Kangal altını hayırlı olsun.
Artık, Kangal denince aklımıza bir köpek türü değil, altın aklımıza gelecek.
Dünyamızda kuralı, altına sahip olanlar koyuyor.
Kural kurma sırası bize gelir inşallah.
Muğla ilinde 40 kin üzerinde antik kent bulunuyor.
Bu antik kentlerde kullanılan altın paraların altınları nereden geliyor idi?
Çevremizde de altın madeni olduğuna inananlardanım.
Biz yıllarca çevremizdeki "Antik kentlerde kullanılan mermerler nereden geliyor?" sorusuna, bile kayıtsız kaldık ve bu zenginliğimizi akıllıca kullanamadık.
Ta ki, Ardahan'dan Muğla'ya gelen Mustafa Ercan arkadaşımın babası, mermer sanayinin kurana kadar.
Bugün mermer sanayinden döviz kazanıyoruz ve binlerce kişinin de geçimini sağlıyoruz.
Yeraltı zenginliğimize kör gözle bakanlara, ne söyleyeceğimi bilemiyorum.
Ayrıca bir detayı da bu vesile ile sizinle paylaşmak istiyorum.
Ülkemizde imar suiistimali 1957 yılında yürürlüğe giren 6785 satılı imar yasasından beri, yıllardır devam ediyor.
Son günlerde yaşanan bazı imar suiistimalleri karşısındaki tepkileri, hayretle izliyorum.
Öz eleştiri yapmadan bu illetten kurtulma şansımız da yok.
Bu konuda bir kitap bile yazdım ve yayınladım.
Kangal altını tekrar ülkemize hayırlı olsun…