Pesartık... Sanki otomatiğe bağladılar...

SağlıkBakanlığı hergün Korona virüs kurbanlarının sayısını açıklıyor. Aslında çoğuda kendi kendinin kurbanı. Kimi aşıya, kimi maskeye, kimi her ikisine karşıçıktığı için gidiyor. Kimi de bu kural tanımayanlar yüzünden canından oluyor.

Trafikkazasına kurban verdiklerimize ne demeli? Orada da kural tanımazlık var.

Terörkurbanları mı? Orada zaten insanlığa dair hiçbir kural yok.

Kadınlarınkurban verildiği cinayetler derseniz, orada " kural ihmali " değil, başkaihmaller var...!

Kötekli'deişlenen kadın cinayetlerine karşı hangi önlem alındı derseniz, bizim,kamuoyunun bildiği hiçbir önlem alınmadı. Demek ki burada ihmal var...

Sırayakonulursa Korona kurbanları bütün kurbanlardan çok daha fazla.Sonra trafik, sonra terör ve sonra kadın cinayetleri geliyor olmalı. Yoksa işkazaları mı?

xx xx xx

AhmedArif 'in' Adiloş Bebe' şiiri ile Nazım Hikmet 'in ' Hoş geldinBebek 'i beni etkileyen şiirlerdendir;

" Hoşgeldinbebek yaşama sırası sende / Senin yolunu gözlüyor / Kuş palazı, boğmaca,karaçiçek, sıtma, yürek enfarktı, kanser filan / İşsizlik açlık falan.. "

NazımHikmet 'indediği gibi " yürek enfarktı, kanser filan / İşsizlik açlık falan... "hala can alıyor.

Koronada saydığı hastalıklardan sayılır... Trafik kazaları, terör aklına gelmemişişte... Ama normal... Ya kadın cinayetleri?

NazımHikmet kız bebeklerin bir gün genç kız, kadın olup katledileceğini görememişolabilir mi?

Olabilir...O şiirin yazıldığı zamanlarda kadın el üstünde tutulurdu, kadına aşık olunur,sevilir, sayılır, şefkat gösterilirdi... Erkek adam kadına el kaldırmazdı...

Ki, Nazım Hikmet 'in mapusluk arkadaşı, yoldaşı Nail Çakırhan " KadınTelakkisi " şiirinde şöyle demiştir:

" Kimider ki kadın; / Uzun kış gecelerinde, / Serip bir döşek gibi / Yatmak içindir./ Kimi der ki kadın; / Yeşil bir harman yerinde, / Dokuz zilli bir köçek gibi /Oynatmak içindir. / Kimi der ki, hamur yoğurur. / Kimi der ki, çocuk doğurur. /Her ağızdan bir söz: / Kimi der ki, ilk göz ağrım. / Kimi der ki, onunla dolubağrım. / Kimi der ki, bunca yıldır yaşıyorum ayalimdir. / Kimi der ki,boynumda taşıyorum vebalimdir. / Ne bu, / Ne şu. / Ne öyle, / Ne böyle. / Nedöşek, / Ne köçek. / Ne ayal, / Ne vebal. / O benim; / Kollarım, bacaklarım,dudaklarım, / Ve başımdır... / Yavrum, anam, öz kardeşim, karım, / Hayatarkadaşımdır... "

xx xx xx

NailÇakırhan 'ın Nazım Hikmet 'in sanılan bu şiirindeki son mısra " Hayatarkadaşımdır... " değil, aslında " Kavga yoldaşımdır "diyedir. Kanuni sakıncadan dolayı, yani o yıllarda Nail Çakırhan 'ınbaşına bir şey gelmesin diye Nazım Hikmet 'in önerisiyle " Hayatarkadaşımdır " şeklinde basılmıştır...

Herikisinin de ruhu şad olsun.

Bugünkadın, bazı ilkel yaratıklar için adeta bir " cinsel meta " ve sahipolamadığında, reddedildiğinde katli vacip bir yaratık...

Geçtiğimiz Çarşamba günü Denizli 'nin Pamukkale ilçesinde bir aparttameydana gelen olayda 23 yaşındaki Gıda Mühendisi Şebnem Şirin ,erkek arkadaşı Furkan Z. 'nin yaşadığı dairede ölü bulundu.

Şebnem için bugün biriki söz etmek niyetindeydim, bir başka kadın cinayeti haberi de önceki gün Gölcük 'tengeldi.

AliAkbaba adındaki zanlı, Seyhan Gözer adındaki sevgilisini takside giderkenöldürüyor ve taksiciye " emniyete çek " diyor. İstenileni yapantaksici ifadesinden sonra salıveriliyor. Hayatını kaybeden Seyhan Gözer GölcükDevlet Hastanesi morguna kaldırılırken, gözaltına alınan zanlı AliAkbaba adliyeye götürülürken gazetecilerin " Neden yaptınız? "sorusuna " Namus için, bu bir namus meselesi " diyerekyanıt veriyor...

SankiSeyhan Gözer adındaki talihsiz kadının Ali Akbaba tarafından öldürülmesi bir"hak"...

Allahaşkına bu bir terör değil de ne?

xx xx xx

Ardıardına bu cinayetler işlenirken, okumaya gittiği Isparta 'da eski erkekarkadaşı tarafından öldürülen üniversite öğrencisi Menteşe/Ortaköy Mahallesi 'ndenhemşerimiz Güleda Cankel 'in cenazesinde de duruşmalarında da hazırbulunurken, Muğla 'da işlenen kadın cinayetlerine duyarsız kalan AKParti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan İspanya/Madrid 'deydi.

Nevar bunda, " seyahat özgürlüğü " var, kime ne? Üstelik kendisi İspanya 'daiken ülkesinde iki kadın cinayeti işleneceğini nereden bilsin... AK Parti 'ninve Muğla 'nın kadınlarının medarı iftiharı Milletvekili Yelda ErolGökcan Madrid 'den şu paylaşımı yaptı:

" KadınaYönelik Şiddetin Sebeplerinin Belirlenmesi Araştırma Komisyonu olarakİspanya'dayız. "

Vallahibillahi beni bir acı gülmek aldı...

MilletvekiliGökcan opaylaşımında şu ifadelerde bulundu:

" KadınaYönelik Şiddetin Sebeplerinin Belirlenmesi Araştırma Komisyonu olarak bu konudaiyi uygulama örneklerine sahip İspanya'dayız. İspanya Büyükelçimiz Sayın BurakAkçapar komisyon üyelerine 'İspanya'daki son gelişmeler ve kadına şiddetlemücadele' konularında brifing verdi. Sayın Büyükelçimize brifing vemisafirperverlikleri için teşekkür ediyoruz. "

Şükürlerolsun, müjdeler olsun artık kadınlarımız, sevgili, koca, aşık, baba, ağabeykurbanı olmayacaklar, " erkek terörüne " kurban gitmeyecekler. Görüldüğügibi İspanyalara kadar gidilmiş...

Benimanlayamadığım, komisyon üyelere oralara gidip yorulacaklarıma İspanyaBüyükelçimiz Burak Akçapar Türkiye'ye gelip brifing veremez miydi?

xx xx xx

Denizli 'de işlenencinayette talihsiz kadın Şebnem Şirin 'i öldürürken bile kalleşlik yapan,poliste başta gasp ve cinsel istismar olmak üzere 6 suçtan kaydı olduğubelirlenen ve gıda mühendisi olan 25 yaşındaki kız arkadaşı ŞebnemŞirin 'i boğazını keserek öldüren zanlı Furkan Z. , çıkarıldığı mahkemecetutuklandı. Kan dondurucu ifadesi ise şöyle oldu:

" Bensarraf olarak çalışırım. Şebnem ile ara ara sevgili olarak görüşürdüm. Askerdengeldikten sonra Şebnem evlenmek istiyordu, ben de reddediyordum. Olay gecesiortak arkadaşımız Sena ile Şebnem alkollü bir mekanda alkol aldıktan sonraŞebnem ile buluştum. Ben de alkollüydüm. Tekel büfesinden alkol alıp, apartdairesine gittik. Tekrar alkol aldık ve rızası dahilinde cinsel ilişkiyegirdik. Aparttan çıkıp, tekrar geldikten sonra Şebnem, yukarıda belirttiğimnedenle benimle tartışmaya başladı. Bana doğru apartta bulduğu bıçağı savurdu.Parmağım kesildi, yüzüme vurmaya başladı, hakaret etti. Ben de Şebnem'iengellemek için kolunu tuttum. Yere düştük. Çok alkollü olduğum için dahasonrasını hatırlamıyorum. Olaydan sonra cep telefonunun sim kartını attığımı vebabama 'Ben Şebnem'i öldürdüm, gelin bana yardım edin' şeklinde sözler söyleyipsöylemediğimi hatırlamıyorum. Ancak cep telefonumun sim kartını attığımıhatırlıyorum. Bunu babam da söylemiş olabilir. Tasarlayarak canavarca hisleŞebnem'i öldürmedim. Olayı hatırlamıyorum "

Bunlarınhepsi aynı... İfade öteki kadın cinayetlerini anımsatıyor...

xx xx xx

Buinsanlıktan çıkmış olanlar " terör suçu " ile yargılanmalı. Bu konuda birkanun teklifi verilmeli. Bir kadın milletvekili olarak bu Milletvekili YeldaErol Gökcan 'a yakışır. Ayakta alkışlarız.

MuğlaMilletvekillerinin içinde en çok kanun teklifi veren sanıyorum CHP'liSüleyman Girgin 'dir... Yelda Erol Gökcan elini çabuk tutmazsa SüleymanGirgin var...

------------------------------------

GÜNÜNSÖZÜ : Her insanın mahkemesi vicdanıdır. --Alıntı

ÇİVİ

Arkadaşım"Fener alayı neden 28 Ekim de yapıldı?" diye sordu.

BeniBi Gülmek Aldı:)))))