9Nisan 2013 Salı günkü partilerin grup toplantıları eskisinden farklı değildi.Bu haftanın özelliği muhalefetin biraz uyanmış olması idi. Fakat çok geçkaldığını da anlayınca adeta yırtınmak ne getirecek? Bunun adına kıpırdadıkçabatmak denir. Nitekim muhtelif kamuoyu yoklamaları açıklanıyor görüyoruz. Beniktidar partisinin yıllar geçtikçe oyunun Yükseldiğini hiç görmedim.
Acababunun sebebi nedir?
Evvelaher parti iktidar olmak için muhalefet yapacaksa bunun yolu, seçmenlerinisteklerini bilerek yaklaşmak gerekecektir. Ama bunu yapmak yıllar ister.Burada benim yaşıtların yaşadığı çok acı günlerin sebebi olanlar aynı acılarıtekrar yapacakmış gibi bir hava içinde olurlarsa dünya durdukça gerileregiderler. Hiçbir şekilde ilerlemeleri mümkün olmaz.
MerhumAlparslan Türkeş.
27Mayıs olayının içinde olduğu halde, kendisini millete af ettirmesini bilmiştir.Onun liderlik ettiği Ülkü ocakları bizlerin çocuklarıdır. Bizler Adaletpartisinde yetkili görevlerde iken bile Türkeş'in gençliğini çok seviyorduk.Onların sıkıntılarında hep yanlarında oluyorduk. Çocuklarımızı sol fraksiyonderneklere girmesin diye küçük yaşlarda yönlendiriyorduk.
Ülkü ocaklarının düşmanı CHPgençliği idi. 1980 öncesi Komünizmigetirmek için kullanılan CHP'nin kolladığı gençlik 1960 yılından itibaren 20yıl sokakları, kana boyayan gençlik; kahveleri tarıyordu, Bankaları soyuyor, Kültürsarayını yakıyor, gemileri yakıyordu. Bunlardan ele geçenleri hiç korkusuzcakendilerinin komünist olduğunu yüksek seslesöylüyordu. Bunların yakalanmalarından itibaren, karakolda, savcılıkta,mahkemede onları kurtaramazlarsa. Mecliste idamdan kurtarmak için sabahlarakadar mücadele edildiğini çok yazdım. 1980 öncesi bu çok kötü günlerden ancakaskerlerin kurtarabileceğini o tarihte hep yazdık ve söyledik. Adalet Partisiiktidar ama bütün devlet yönetimi sanki CHP ile temelli senatörlerin elindeidi. Bu ortamda Askerin Genel Kurmayı 12 Eylül ihtilalini yaptı. Kenan Evrenpaşa halkı dinliyordu, sıkıntının neler olduğunu iyi tespit etmişti. Evvelatemelli senatörlük iptal edildi. Buna hemen isyan eden CHP'lilerin bir kısmınıbir yere gönderdi ve gözaltına aldı. Askerler Adalet Partileri suçlu görmüyordu,hatta bir tek AP'li bile tevkifedilmedi. Ülkücülerin sol ve komünistlerle mücadele ederken zoraki suçlananlargözaltına alınmıştı.( Komünistlik bu gün tehlike değil, asıl tehlike Masonlukolduğunu yaşayarak öğrendik.) Ancak, bu durum Adalet Partisi lideri olanSüleyman Demirel'in işine gelmiyordu. İlle de kendisi de gözaltına alınmalıydı.Bu düşünce onun geçirdiği denemeler den kaynaklanıyordu. Bu hususta şahitolduğum bir olayı hala düşünür şaşarım.
1981 de Marmaris'e gelen Demirel'i ziyarete gitmiştik.Bizden evvel Marmaris AP İlçe Başkanı olan Salih Yüce ile deniz gezisi sırasında, orada bulunan partililere demişki, bu anayasaya hayır oyukullanalım. Bunu bize Salih Yüce anlattı. Salih Yüce birde dedi ki, kendisiningözaltına alınması için bazı gazetecilerin devrede olduğunu sezdim derken, ikigazeteci Lidya otelin terasında göründü. Cüneyt Arca Yürek ile Yalçın Doğanbize doğru yaklaşmadan Demirel heyecanla onları ayakta karşıladı ve sarmaşolarak başka bir salona gittiler. Aradan çok geçmeden de zaten kendisinigözaltına aldılar. Gerisi malum, gözaltı sona erince adeta badem gözlüoluverdi. Benim tencerem, benim köylüm falan diyerek, yapılan mahalli seçim deCHP'nin her yerde seçimi kazanmasına sebep oldu. Devamla CHP ile Doğru Yol seçimde ittifak ettiler: Netice de biliyorsunuz.1991 seçiminde Doğru Yol Partisi en çok oy aldığı için Demirel başbakan tayinedildi. CHP ile beraber iktidar oldular. Bu tarihten sonra Kenan Evren'in dönemi kapanıyordu ve1980 ihtilalinden önceki hava sessizce geliyordu. Bu dönemde birçok değerliinsan öldürülüyor fakat faili bulunamıyordu. Demek ki o tarihlerde Ergenekonhareketleri başlamış oluyor. Turgut Özal'ın ölümü sonucu Demirel'inCumhurbaşkanı olması ile askerlerin açıkça herşeye yön vermeye başladığını görüyoruz.
1995 seçiminde en çok oyu alan Erbakan'ın partisiDoğru Yol Partisi ile ortak hükümet oldular. Bu iktidarın başındave sonunda paşalar ile Demirel'in ortakhareket ettikleri ortaya çıkmıştı. Askerlerin eşleri kapalı giyimli ise ordudanatılması yeterli sebep sayılıyordu.
Milletimiz bu ortamda gelecek ilk seçimde oy vereceğisiyasi partinin yalnız MHP olduğunu düşünüyordu. Ancak lider Bahçeli oy deposuolan kuramlara uzak dururken, kurnaz Ecevit sağdan oy alabilen tek solcu liderunvanını kazanmış oldu. Ecevit seçim boyunca Fettullah hocanın okullarınagittiğini orada İstiklal Marşını dinlediğini, okulların bahçesinde Ata'nınheykelini gördüğünü, okullarda Türkçe eğitim yapıldığını gördüm. Bu insanlarınyaptığı hizmeti hiçbir Türk hükümetti yapamadı diyordu. Bu insanları suçlamakyerine madalyalar takmalıyız.
Nitekim seçim neticesi Ecevit başbakan oldu.Askerlerin tam emrinde olan bu hükümet ve liderlerin siyasi hayatı 2002-3 Kasımseçimlerinde tamamen bitmişti. Bahçeli'nin diretmesi son çare mi? CHP'nin tekrar gündeme gelmesi ise Ecevit inpartisinin bitmesiyle olmuştur. Bu çırpınmaların askere çağırışım olduğuanlaşılıyor. Eğer, öyle ise daha da zorve kötü durumdur.
Yukarıda bahsettiğim iki partimizin yaşamlarınınihtilal olmasına bağlı olduğu anlaşılmıştır, mahkemelerin verdiği kararlarda ihtilallere hazırlananların terörist örgütolduğu açıklandı. Terör örgütüne sahip çıkanların, PKK canilerine uzak durmasıinandırıcı değildir. Çünkü her ikisi de Türk devletini ve hükümetini hedef almaktadır.
Bugün görüldüğü gibi hala 8 yıl önceki gibi devamediyorlar. Bunların millet için değil, dış düşmanların emrinde oldukları dahada ortaya çıkmıştır.