31 Ocak 2025 günü Türk Silahlı Kuvvetlerinde yeni göreve başlayan 5 teğmen ile 3 disiplin amiri, ordudan ihraç edildi. Kararı da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilgili kurumları verdi.
Hikâye kısaca şöyle: Beş teğmen ve arkadaşları mezuniyet töreninde planda olmayan bir protesto için 7 kez amirlerinden izin istiyorlar. İstedikleri izin, 7 kez reddediliyor. Yani izin verilmiyor...
Buna rağmen 5 teğmen önderliğindeki teğmenler, inatla istedikleri protestoyu yasal törenden sonra "Biz Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diye kılıçlarını çekerek, medyanın önünde protestolarını inatla gerçekleştiriyorlar. Bu olay üzerine ordu araştırma yapıyor ve suçlu bulduğu 5 teğmen ve 3 disiplin amirini ordudan uzaklaştırıyor.
Protestoya katılan tüm teğmenlerin videoları var ve isimleri de belli. Protestoya katılan 5 teğmenin dışındaki teğmenler, ordudaki görevlerine devam edecekler. Ama benim görüşüme göre, bu teğmenler ileride general olma ihtimallerini büyük ölçüde tehlikeye sokmuşlardır. Askerlikte disiplin şarttır. Asker "istemezük" diye istediği zaman itiraz ederse, o asker olmaktan çıkar. Askerlik, emir-komuta zinciri ile yapılabilen bir meslektir.
Osmanlı döneminde 16 Haziran 1826 tarihinde Yeniçerilerin kazan kaldırması üzerine, "Vaka-i Hayriye" olayı olarak bildiğimiz olay gerçekleşti. Yeniçerilerin isyanı üzerine Sultan II. Mahmud, Yeniçeri kışlalarını gece topa tutarak Yeniçeri ocaklarını yok etmişti. Sonra da "Nizam-ı Cedid" adı altında yeni bir ordu kurulmuştu. Orduda disiplin önemlidir. Disiplinsiz bir ordu, "ordu yok" anlamına gelir.
Herkesin bildiği ama kimsenin gündeme getirmediği bir durumumuz var. Türkiye Cumhuriyeti tarihimizde de Silahlı Kuvvetlerimizin sicilinde bazı karanlık noktalar vardır. 27 Mayıs 1960 yılında ordumuz, yönetime karşı darbe yapmış, bir başbakan ile iki bakanımızı idam etmişti. 12 Mart 1971 günü ordumuz tekrar askeri darbe yapmış, mevcut yönetimi görevinden uzaklaştırmıştı. 12 Eylül 1980 günü yine bir darbe olmuş, yönetim ve muhalefet hapse atılmıştır. Ve tüm partiler de kapatılmıştı. 1997 yılında ise, gizli bir darbeye daha şahit olduk. Bu gizli darbe ile başbakan ve hükümet görevden el çektirilmişti. En sonunda, 15 Temmuz 2016 günü tekrar askeri darbe olmuş, ama bu kez darbeciler başarılı olamamışlardı. Sonradan, 1960 ile 2016 yılları arasında gerçekleşen askeri darbelerin Pentagon kökenli olduğunu öğrendik. Ama olan da olmuş idi...
Millî Savunma Üniversitesi'nde eğitim gören öğrencilere darbeler tarihimiz öğretilmiyor ki, 2024 yılı mezuniyet töreninin sonunda teğmenlerin kılıçlı protestosu ile karşılaştık. Hem de dünya yeniden şekillenirken... Çevremiz ateş çemberine dönüşmüşken...
Türkiye'de askeri darbeler daima Atatürk adına ve adı kullanılarak yapılmıştır. Zehir bal ile servis edilir, denir. Kimse bu milleti aptal yerine koymasın. Köle, düşüncesini söyleyemeyen kişidir. Rahmetli Uğur Mumcu, "Bankalar kar maskesi ile millet de Atatürk maskesi ile soyulur" sözünü boşuna söylememiştir. Doğruyu söylediği için de en iyi korunan Çankaya ilçesinde öldürüldü.
Herkes görevini tam yapacak. Patronunu da halk, beş yılda bir kendisi belirleyecektir. Olay bu kadar basittir…