Yatırımyapmak için önce ÇED raporu alınıyor.

Yatırımlarınher türlüsü doğaya zarar verir.

Küçükbir kulübe yapsanız bile, kulübenin işgal ettiği alanı doğadan koparmışolursunuz.

ÇEDRaporları doğaya en az zarar vermek için hazırlanır.

Doğanınen büyük düşmanı aslında kurduğumuz büyük kentlerdir.

Konumuzadönersek;

ÇEDRaporu düzenlendikten sonra yatırım için, imar planları yapılır.

İmarplanı aplike edildikten, yanı arsa elde edildikten sonrada, yatırımın mimarı vestatik projeleri hazırlanır.

Sonrada mimarı ve statik projelerine göre, ilgili kurumlardan inşaat ruhsatı alınır.

Enaz on dört, on beş bürokratik aşamalardan geçtikten sonra da, yatırımcı,inşaatına başlar.

İnşaatbaşlayınca da diş bağlantılı (Genellikle nedense bu Alman Vakıfları oluyor)STK'lar yatırım meydana çıkmaya başlayınca "Bu yatırım Çevreye zararverir" diye ayağa kalmıyorlar, protesto girişiminde bulunuyorlar.

STK'larınkarşı çıkmasından etkilenen ve cesaret alan mahalli idareler veya odalar buyatırımın durdurulması için mahkemelere müracaat ediyorlar.

Mahkemebu itirazı görüşüyor ve güvendiği bir bilirkişiden, bu yatırım için alınan ÇEDraporunu incelemesini ve mahkemeye bir rapor vermesini istiyor.

Bilirkişininverdiği rapora göre mahkeme, bir karar vererek, yatırım için alınan ÇEDraporunun doğru veya yeterli olmadığına karar veriyor.

Yatırımcıbu arada yatırım inşaatının büyük bir kısmını da bitirmiş oluyor.

Yatırımcı,

Yatırımiçin arazi alıyor.

ArazininÇED raporunu alıyor,

İmarplanını yaptırıyor ve onatıyor,

İmarplanını aplike ettiriyor ve uygulatıyor,

Mimarıprojeleri yaptırıyor,

İnşaatruhsatını alıyor,

Sonrada inşaata başlıyor...

Bukalemlerin hepsi para demek, masraf demektir.

Birsene sonra da, yatırımın inşaat ruhsatı iptal ediyorlar.

Buarada da inşaatın yüzde 70 bitirilmiş oluyor.

Yatırımcınınbunca masraf yapmasına neden olan kişi kimdir, sorusunu sormayacak mıyız?

Bence,suçlu olan yatırım için olumlu ÇED raporunu veren teknik heyettir, bürodur...

İmarplanını onayan belediyedir.

Mimarıprojeleri inceleyerek, inşaat ruhsatı veren İmar Müdürlüğüdür.

ÇEDraporunu olumlu veren, imar planını onayan, inşaat ruhsatını veren teknikheyete bu masrafların ve zamanın hesabı sorulmayacak mı?

Böylebir olay imrenerek baktığımız AB ülkelerinden birinde yaşansa idi, nelerolurdu, diye merak etmeyecek miyiz?

Eğer,bu hesaplar, sorulmayacak ise, hangi yatırımcı bu ülkede yatırım yapar?

Yatırımolmadan kalkınma olur mu?

Yatırımolmadan gençlere nasıl yeni işler bulunabilir?

Böyledavranılan bir ülkede, yatırım yapılmaz...

Buakıl dışı olaylardan gol yiyen önce Türkiye Cumhuriyeti, sonra Türk halkı,sonra da genç nesiller oluyor...

Yazık...