Bugünlerde her yer Levent Arkan… Bir tek fotoromanı kaldı yapılmadık. Bodrum Sıcak Haber’den beklendi, ama çıkmadı. Skandalın reytingi yüksek.

Ben dahil bütün köşe yazarları yazılarına “Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın özel danışmanı ve aynı zamanda MBB iştiraki MUBRAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Levent Arkan, ‘nitelikli cinsel taciz’ iddiasıyla tutuklandı.” diye başlıyor.

Gazeteci Yazar Mustafa Gündoğ da “Bodrum Haber” de kaleme aldığı “Kendi Kurduğu Düzenin Altında Kalan Başkan: Ahmet Aras” başlıklı yazısında öyle başlamış.

Paylaşacağız, ama bu köşenin atlamaması gereken önemli gelişmelerde yaşanıyor. Önce onlara bir bakalım…

*

DATÇA DA MECLİS KÜRSÜSÜNE GÖZALTI

Datça Belediyesi’nde Nisan ayı olağan meclis toplantısında konuşma yapan CHP’li Meclis Üyesi Yüksel Temel, aynı gün (7 Nisan) akşam saatlerinde “Kamu görevlisine hakaret” gerekçesiyle gözaltına alındı ve ifadesinin ardından, serbest bırakıldı.

Milletvekili Cumhur UzunDatça Belediye Meclis Üyemiz Sayın Yüksel Temel’in, meclis kürsüsünde yaptığı konuşma nedeniyle gözaltına alınması kabul edilemez. Halkın oylarıyla görev yapan bir temsilciyi susturmaya yönelik her adım, yalnızca bir kişiye değil, doğrudan millet iradesine yöneliktir. Meclis kürsüsü suç isnadıyla yıpratılacak yer değil, ifade özgürlüğüyle korunan bir yer olmalıdır.” diye açıklama yaptığından mı ne Ahmet Aras Başkan’ın özel danışmanı Levent Arkan’ın “nitelikli cinsel taciz” iddiası ile gözaltına alınmasının ardından tutuklanması sonucu açıklama yapma gereği duyan CHP Muğla İl Başkanlığı Datça’yı gündemine almadı. Muğla Kent Konseyi Birliğini hiç sormayın…

CHP Datça İlçe Başkanı Sezai Öz ise “Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Bu yalnızca Anayasa’nın ikinci maddesinde yer alan bir tanım değil; devlet ile vatandaş arasındaki en temel güven ilişkisinin adıdır. Biz bu güvene inanıyoruz ve bu güvenin zedelenmesine, aşınmasına, tartışmalı hale getirilmesine asla sessiz kalmayacağız.” dedi…

Neyse CHP İl Başkanlığı o kadar da kayıtsız kalmadı. Dün sabah saat 08.40 sıralarında açıklama geldi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Datça Belediye Meclis Üyemiz Sayın Yüksel Temel’in, demokratik eleştiri haklarını kullandığı gerekçesiyle gözaltına alınması ve ardından serbest bırakılması süreci; ülkemizde düşünceyi ifade etme hürriyetinin ne denli ağır bir tehdit altında olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Ancak bilinmelidir ki; CHP kadroları ve halkın seçilmiş temsilcileri, bu baskılara boyun eğmeyecek kadar köklü bir demokrasi geleneğinden gelmektedir. Yargı mekanizmaları, iktidarın hoşuna gitmeyen fikirleri cezalandırma aracı olarak kullanılamaz. Muğla İl Başkanlığı olarak; baskıların dozajı ne olursa olsun, ifade özgürlüğünü savunmaya, haksızlığa uğrayan her bir yol arkadaşımızın yanında durmaya ve Türkiye’yi özgür yarınlara taşımak için mücadele etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.

*

ESRA IŞIK 11 GÜNDÜR TUTUKLU

Akbelen’de havasını, toprağını, suyunu ve zeytinini savunduğu için tutuklanan Esra Işık, “güvenlik gerekçesiyleMuğla E Tipi Ceza İnfaz Kurumu’ndan İzmir’e sevk edildi. Bugün tutukluluğunun 11. günü…

Akbelen’in yaşam savunucuları İkizköy Muhtarı Nejla Işık önderliğinde bir otobüs Ankara’ya taşındılar. 7 Nisan’da Anayasa Mahkemesi önündelerdi. Acele Kamulaştırma ile ilgili Anayasaya rağmen çıkarılan yasanın iptali ve köylerindeki acele kamulaştırmanın durdurulması için açtıkları davaların sonuçlandırılmasını talep ediyorlar. Bunun için Ankara’da nöbete geçtiler.

Akbelen’in yaşam savunucularını Ankara’da CHP Muğla Milletvekilleri ile İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun da yalnız bırakmadı. CHP Milletvekili Gizem Özcan Akbelen’i bir kere daha TBMM genel kuruluna taşıdı ve kürsüden şunları söyledi:

Daha ne yapsın bu insanlar! Eylem yaptılar, çadırda yattılar, aç kaldılar, susuz kaldılar. Mecliste iktidar muhalefet demeden kapı kapı dolaştılar, parklarda nöbet tuttular. 820 bin zeytin dediler, duymadınız. 57 köy dediler, duymadınız. 10 binlerce dönüm orman dediler, duymadınız. Vicdan, vicdan, vicdan!

Şimdi Anayasa Mahkemesi önünde nöbetteler…

Esra Işık’ın erkek kardeşi de “Ablan çam kozalaklarını çok severdi” deyip, Akbelen’den yanında götürdüğü 8 kozalağı mahkemenin önüne bıraktı. Erkek kardeş ablasının tutukluluğunun 8. gününde mahkeme önünde yere bıraktığı kozalaklarla; kozalak metaforu yapıp “Ablamı kapatabilirsiniz ama içindeki ormanı tutamazsınız” diyordu…

*

İKİZKÖY VE ESRA IŞIK İÇİN BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’E ÇAĞRI

Gazeteci Yazar Sedat Kaya’nın sayfasında gördüm. Akbelen’de zeytinlikleri ve yaşam alanlarını savunduğu için tutuklanan Esra Işık için Birleşmiş Milletlere acil başvuru yapılıyor.

Milas’ın İkizköy-Akbelen mevkiinde çevre mücadelesinin simge isimlerinden 25 yaşındaki Esra Işık’ın tutuklanması uluslararası gündeme taşınıyor. Mekanda Adalet Derneği tarafından, Işık ailesinin avukatları İpek Sarıca ve Arif Ali Cangı katkısıyla hazırlanan acil çağrı metni, Birleşmiş Milletler Özel Raportörlerine iletilmek üzere sivil toplum kuruluşlarının imzasına açıldı. Kampanya 8 Nisan’da tamamlanmış. BM’ye sunulacak metinde “Barışçıl çevre savunuculuğunun kriminalize edildiği tutuklamanın ‘bilirkişilere baskı yapabilir’ varsayımına dayandırıldığı, Ailesinden 300 km uzağa sevkin ek bir mağduriyet yarattığı, bu durumun caydırıcı bir etki yarattığı ve hak savunucularını hedef haline getirdiği” şeklinde kritik vurgular yer aldı.

*

LEVENT ARKAN İÇİN MECLİS KARARI VE AKIL TUTULMASI

Gelelim Gazeteci Yazar Mustafa Gündoğ’un yazısına.

Gündoğ yazısına “Cezaevindeki bir insanın yanıt veremeyeceği bir konuyu yazmayı düşünmüyorum. Ben olayın farklı bir boyutunu gündeme getirmek istedim.” diye başlamış. Bu çok önemli. Gündoğ’a katılıyorum. Yargı mensubu değiliz. Levent Arkan aklanır veya hüküm giyer. Buna yargı karar verir. Biz gazeteciyiz… Bizim işimiz gerçeği aramak ve okuru haberdar etmek.

Mustafa Gündoğ, benim de kendisinden alıntıladığım Ahmet Aras Başkan’ın 2 Mayıs 2025 Cuma günü düzenlenen “Muğla Büyükşehir Belediyesi 1. Yıl Faaliyetleri Sunumu” sırasında Levent Arkan’a kefil olduğuna dair anımsatmada bulunduğu yazısında Şöyle diyor:

Büyükşehir Belediye Meclisi, 12 Kasım 2025 tarihinde aldığı kararla belediyeye ait bir şirketin genel kurulunda temsil yetkisini Levent Arkan’a verdi. Karar oy çokluğuyla geçti. CHP ve İYİ Parti ‘kabul’ dedi, AK Parti ve MHP ise çekimser kaldı. İşin ilginç yanı şuydu: Bu oylamada ‘evet’ diyenlerin de, çekimser oy kullanan AK Parti ve MHP’li üyelerin de genel başkanlarına yönelik sözleri nedeniyle Levent Arkan hakkında kamuoyuna yansıyan yargı süreçleri vardı. AK Parti Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aydın Ayaydın’a hakaretten ceza aldığı da biliniyordu. CHP’li meclis üyelerinin ‘evet’ demesi ise ayrı bir akıl tutulmasıydı. Levent Arkan’ın ses kayıtlarında CHP’li üyelere yönelik hakaret içerikli ifadelerin bulunduğu da kamuoyuna yansımıştı. Bütün bunlara rağmen Ahmet Aras kendisine kefil oldu. Meclis üyeleri de birbirine şirin görünmek için ‘evet’ ve ‘çekimser’ oy kullandılar.

*

BAŞKAN ARAS KENDİNİ KORUMAYA MI ALDI?

Ben dünkü yazımda MUBRAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Levent Arkan’ın görevine şirket yönetim kurulu üyelerinin son verebileceğini yazmıştım. Mustafa Gündoğ bu konuda farklı bir tespit yapmış. Üstelik haklı olmalı. Bu konuda “Levent Arkan görevi veren belediye meclisi tarafından görevden alınmadı. Hâlen şirkette birinci derecede temsil yetkisine sahip olduğu görülüyor. Çünkü bu yetki Ahmet Aras tarafından değil, Muğla Büyükşehir Belediyesi adına meclis kararıyla verildi. Bu kararın geri alınmasının da yetkiyi veren organ tarafından yapılması gerektiği açıktır.” diyerek şunları söylemiş:

Burada Ahmet Aras’a sormak gerekiyor: Levent Arkan’ı neden görevden aldı? Sadece yönetim kurulu üyeliğinden alıp temsil yetkisinin sürmesini mi istemektedir? Bugünkü meclis gündeminde görevin iptaline ilişkin herhangi bir madde de yok. Tutuklanan bir kişi hakkında henüz nihai bir karar yokken, kendi danışmanının ve şirket temsilcisinin suç işleme ihtimali karşısında böyle bir adım atması ne anlama gelmektedir? Alması gerekiyor muydu? Elbette hayır demiyorum. Ama Aras bunu yaparak kendisini korumaya almayı mı amaçladı, bu tartışılır.

*

“ARAS’IN KENDİ VAR ETTİĞİ SORUN”

Gazeteci Yazar Mustafa Gündoğ, yazısını noktalarken de şu ifadelerde bulunmuş:

Ahmet Aras, kendi var ettiği bir sorunun altında ezilmeye devam ediyor ve edecek de. Levent Arkan dün tutuklanmamış olsaydı, bugün adeta eş başkan gibi Başkan Aras’ın makamının bulunduğu katta kendisine düzenlenmiş odasında göreve başlayacaktı.

O gün yapılan oylamada aslında yapılan şey, Levent Arkan’ın Muğla Büyükşehir Belediyesi’ndeki tahakkümünü kabul etmekti. Tüm meclis üyeleri, Ahmet Aras’ın telkiniyle bu tahakküme boyun eğdi.

Bu olay kökten temizlenmeden Muğla Büyükşehir Belediyesi vesayet altında olmaktan kurtulamayacaktır. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan oylamada “evet” ve “çekimser” oyu kullananlara da sormak gerekiyor: Mevcut durum için ne düşünüyorsunuz?

--------------- --------------

GÜNÜN SÖZÜ; Cehalet bizi boğuyor artık. Eskiden zalimin zulmü vardı, şimdi cahilin zulmü! --Meral Okay