Ak Parti 31 Mart 2024 Pazar günü yapılacak Mahalli Seçimlerinde Muğla Büyük Şehir Belediye Başkanlığı için Prof. Dr. Aydın Aydın hocayı aday gösterdi.

Basından öğrendiğime göre Aydın Aydın'ı Cumhurbaşkanı Erdoğan aramış ve kendisine Ak Partiden Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı için teklifte bulunmuş…

Aydın Hoca da, önce teşekkür etmiş ve "Sayın Cumhurbaşkanım ben politikayı bıraktım. Hayatımın geri kalan kısmını çok sevdiğim Bodrum'da geçirmek istiyorum" demiş.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da "Hocam, hemen kesip atma. 15 gün düşün sonra karar verirsin" demiş.

Aydın Hoca da düşünmüş ve bilgi, birikimlerini Muğla için harcamaya karar vermiş ve teklifi kabul etmiş.

Herkesin bildiği bu gelişmeden sonra şunu anlıyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sefer Muğla’nın sorunlarına ciddi ciddi eğilmek istiyor, demektir bu.

Muğla çift başlılıktan çok çekti.

Muğla’nın birikmiş çok sorunları var.

Bu sorunları sırf Muğla’nın imkanlarıyla çözmek mümkün değil.

Uzun zaman başta Bodrum olmak üzere, sahil ilçelerimizde çok iş yapmış bir mühendis olarak Muğla’nın sorunlarını bildiğimi, sanıyorum.

Muğla Sakarın altı ile Sakarın üstü olarak iki coğrafi bölgeye ayrılır.

Sakarın altında yaşayanlar, sakarın üstünde yaşayanları bilhassa Menteşe'de yaşayanları bürokrasin insanları olarak tanır ve tarif ederler.

Muğla 1400 km den uzun sahil ile iki muhteşem göle ev sahipliği yapar.

Muğla sahilleri girintili çıkıntı olduğu için, Akdeniz'de mavi yolculuğun adeta başkenti konumundadır.

Muğla sahilleri o kadar güzeldir ki, Cumhurbaşkanlığı yazlık sarayı bile Muğla sahillerinde bulunmaktadır.

Muğla sahillerinin güzelliğini ilk fark edenler arasında rahmeti Cumhurbaşkanımız Turgut Özal olmuştur.

Turgut Özal, 1984 yılında Muğla sahillerinin özenle planlanması için Özel Çevre Alanı kavramını getirmiştir.

Bu konuda Özel Çevre yasası ve kıyı yasası çıkarılmıştır.

Böylece Muğla sahillerine imar planı yapımı çifte kontrolden geçirilerek zorlaştırılmıştır.

Bu uygulama adeta imar planı onamasında çift başlılığı getirmiş ve bu yetki çok kötü kullanılmıştır.

Ayrıca, kıyı yasamız 1992 yılına kadar kıyı kenar çizgisinden 10 metre çekerek imar planı yapma şansı veriyordu, 1992 yılına kadar bu yasa ile sahillerde imar planları yapıldı ve onandı.

Bu kıyı yasası, Anayasa Mahkemesine götürülerek bazı maddeleri iptal ettirildi.

Sonra da 1992 yılında 3621 sayılı yeni bir kıyı yasası çıkarıldı.

3621 sayılı kıyı yasası kıyı kenar çizgisinden sonra 100 metre çekerek konaklama tesislerinin (Otel veya konut) yapımına izin veriyordu.

3621 sayılı kıyı yasası birçok hukuki sorununu da beraberinde getirdi.

Muğla topografik olarak çok dağlık taslaktır.

Muğla sahillerindeki sahil köyleri (Mahalle oldular) kasabalar ilk 100 metre içinde var olmuşlardır.

Buna en güzel örnek, Marmaris-Bozburun Mahallesidir.

Bu neden ile 3621 sayılı kıyı yasamız ile sahil köy ve kasabalarımızın koruma imar planlarını yapamıyoruz.

İmar planı yapamayınca da uzun zaman imar planlarını bekleyen halkımız, kaçak yapılar ile ihtiyacı olan yapıları yaptılar.

Halk zor durumda kalınca, 2018 yılında 31.12.2017 tarihinden önce yapılan kaçak yapılara af getirildi.

Bu af saçtanmış anlaşıldı ve 2018 yılından sonra kacak yapılaşma adeta patladı.

Bu da güzelim sahillerimizin kacak yapılar ile kirletilmesine neden oldu ve oluyor.

İmar planı olmayınca, alt yapı yapılamıyor ve toprak ve sahillerimiz kaçak fosseptikler ile kirletiliyor.

3621 sayılı yasamız gözden geçirilmelidir...

Kıyı yasamız, İtalya, Fransa, Yunanistan ve ABD gibi ülkelerin kıyı yasaları incelenerek uygulanabilir bir yasa haline getirilmelidir.

Eğer böyle giderse, yarın bu günleri de ararız.

Madem Cumhurbaşkanı, Aydın Hocayı Muğla Büyük Şehir Belediye Başkanlığına uygun buldu, Aydın Aydın'ın da bu sorunumuzu çözme şansı var demektir.

Gerekirse, İstanbul Boğaziçi yasası gibi, Muğla sahilleri için özel bir yada da çıkarılabilir.

Sakarın üstünde yaşayan Muğlalılar bu konu ile pek ilgilenmezler.

Ama, Muğla’yı Muğla yapan da, Sakar altı Muğla’dır.

Aydın Hoca'ya "Hayırlı olsun" diyorum.

Aydın Hoca, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile el ele verirse, Muğla’nın birçok sorununun da çözüleceğine, inanıyorum…