Trump, 20 Ocak 2025 günü Beyaz Ev'e taşınınca adeta tüm dünyayı karşısına almış bulunuyor.
Kanada, Grönland topraklarının tamamını istedi.
Panama devletlerinden Pasifik ve Atlas Okyanusu'nu birbirine bağlayan kanalın işletme hakkını geri alacağını söyledi.
Trump daha sonra da AB’yi gümrük vergileri ile tehdit etti.
İsrail Başbakanı Netanyahu'yu Beyaz Ev'de ilk olarak misafir ederek "Beraberce Orta Doğu'nun haritasını değiştireceğiz." demişti.
Ziyaret sonrası Trump, Netanyahu ile yaptığı müşterek basın toplantısında Gazze Şeridi'ne el koyacağını ve 1,8 milyon Gazzeliye tehcir uygulanacağını söyledi.

Trump, Rusya - Ukrayna savaşı konusunda Ukrayna'ya "Savaşı sona erdiririm ama altınlarınızı ve yer altı zenginliklerinizi ABD’ye vermelisiniz." diyor.
Trump, başkanlık seçiminden önce hedefine Çin’i koymuştu.
Tüm bunları alt alta yazarsak, yeni Başkan Trump'ın dünyayı karşısına almış olduğu görünüyor.
Trump'un yanında Silikon Vadisi'nin patronları var.
Bu iş adamları, "Bugünkü dünyayı biz yarattık. Tabii ki dünyayı biz yöneteceğiz." diyorlar.
Bu iş insanları, uzay, yapay zeka, yazılım ve bilişim teknolojilerinde çok ilerlediler.
Bizim gibi normal insanlar, bildiklerimizle tahminlerde bulunabiliyoruz.

Trump'un Çin, Rusya, AB, İngiliz hanedanlığını ve İslam dünyasını karşısına alması, insanı ister istemez "Nereye gidiyoruz?" diye düşündürüyor.
Hedef, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) suçlu bulduğu Netanyahu'nun desteğiyle Trump, Armagedon Savaşı’nı çıkarmak mı istiyor acaba?
Yıllar önce bazı hahamlar, Netanyahu’ya Armagedon Savaşı çıkarması için baskı yapıyorlardı.
Bu konuşmanın videoları sosyal medyada yayınlandı.
Armagedon Savaşı’nı, Siyonist kökenli ABD’deki Evanjelistler ile Neokonlar da çok istiyorlar.
İnsan evladı, kendi gibi düşünmeyen ve inanmayan insanlardan nefret ediyor.
Armagedon Savaşı da, kendileri gibi düşünmeyen ve inanmayan insanları yok etmek için isteniyor.

Armagedon Savaşı’nın da yaşanacağı yer belli.
Armagedon Savaşı’nın, Hatay ilimizdeki Amik Ovası'nda olacağına inanılıyor.
Armagedon Savaşı, "Biz, Rab'in seçilmiş insanları ve efendileriyiz." diyen Siyonistler ile, yine Siyonistlerin "Siz ise köle kökenli hayvansı insanlarsınız." inancı arasında geçecek.
Herkes hangi cephede olduğunu bugünden belirlemelidir.
Bu savaşta tarafsız kalanlar, ilk darbeyi yiyenler olacaktır.

325 yılında toplanan İznik Konsülü, Yedi Kutsal Kilise, Tarsus, Antakya, Demre şehirleri, Galatya, Kapadokya, Karya, Likya, Kilikya bölgeleri ile İstanbul ve Ayasofya derken, bütün oklar kutsal Türkiye Cumhuriyeti topraklarını gösteriyor.
Hedef tahtasında Türkiye Cumhuriyeti’nin olduğuna inanıyorum.
Batı kültüründe İslam demek, Türk demektir.
Trump herkesle uğraşırken, Türkiye’ye karşı kötü bir söz söylemiyor.
Bunun bir anlamı yok mu?

Bu yıl, Hz. İsa’nın Tanrı’nın oğlu olduğuna karar verilen İznik Konsülü’nün 1700. yılı...
Siyonistler, Armagedon Savaşı’ndan sonra Hz. İsa’nın gökyüzünden dünyaya ineceğine ve O’nun önderliğindeki dünyada bin yıl barış ve huzurun hüküm süreceğine inanıyorlar.
Tevrat, Yahudilerin efendi, İsmail’in soyundan gelen ve yolundan gidenlerin ise köle olduğunu yıllardır yazıyor.
Yeni anlatıma göre Yahudiler patron, köleler ise alın teriyle çalışanlar oluyor.
Yahudi kökenli olan Karl Marx’ın, ünlü kitabı Kapital’i Tevrat’tan esinlenerek yazdığına inanıyorum.
Silikon Vadisi patronları, 21. asırda istedikleri gibi kodlanan yapay zekalı robotları yaparak mazlum emekçilere ihtiyaçları kalmadığına inanıyorlar.
Trump ve Netanyahu’nun müşterek basın toplantısını böyle yorumlamalıyız.

Peki biz içeride ne yapıyoruz?
2028 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi için Cumhurbaşkanı adayını belirlemeye çalışıyoruz.
Sanki başka bir dünyada yaşıyoruz.
Büyük savaş dedikleri Armagedon kapımızı çalıyor, hâlâ uyanmıyoruz...
Eğer illa bu yıl CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı belirlenecekse, benim gönlümden geçen aday Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’tan yana...