Hüseyin Nizamoğlu

Hüseyin Nizamoğlu

NERDE KALMIŞTIK
HüseyinNizamoğlu ve diğer yazarlarımızın gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin

Ortak Pazar Maceramız

Eklenme : 7.01.2021 00:00:00
Görüntülenme: 928

Avrupa ortak pazarına 1959 tarihinde Yunanistan'ın müracaat ettiğini duyan günün Hariciye Bakanı merhum Fatin Rüştü Zorlu, bakanlığın bürokratlarına sert bir dille şunları söyledi; "Sizler nasıl olur da ortak pazara Yunanistan'ın müracaatını duymazsınız? Hemen acele gereken bilgi ve belgeleri hazırlayın, bugün biz de müracaat edeceğiz. Onlar girerdi biz giremezsek bakın neler olur. Tarım ürünlerimizden tütün, fındık, incir, buğday, mısır, pamuk ve daha neler hepsi elimizde kalır. Yunanistan'dan alırlar, bizim malımız depolarda çürür"

Bu kadar önemli olan Avrupa Birliğine aynı tarihte müracaat edildi. Avrupa'da çok nüfuzlu olan merhum Fatin Rüştü Zorlu bizzat birliğin üyeleri ile görüşüyor ve söz alıyor. 1961 gibi tarihlerde ortak olmamız beklenirken, ülkemizde kanlı ihtilal oldu. Aynı tarihlerde Yunanistan'da ve Fransa'da da ihtilaller oldu. Fransa anayasasını yenileyerek başkanlık sistemine geçti.

Yunan askerleri halktan kopmadı, kısa süre sonra seçime gittiler. Eski başbakanları olan Karamanlis'i bu defa cumhurbaşkanı yaptılar. Askerler kışlasına çekildi. Buna rağmen sivil mahkemelerde yargılandılar. İlk işleri Avrupa Birliğine başvurmak oldu. Avrupa Birliği Türkiye'nin de toparlanmasını beklediği anlaşılıyor. Yunanistan 70'li yılların sonuna doğru ortak pazara girmiştir. Bulgaristan da ortak pazar üyesi oldu. Komünist rejimin çökmesi neticesinde Bulgarlar kendi bayraklarını göndere çektiler. Eski krallarını ülkelerine getirip parti kurdurdular. Öyle gelişmeler oldu ki, ülkeye huzur geldi. İşte o azim ve birlik sayesinde ortak pazara girmesini sağladılar. Oradaki olay daha da değişik olmuştur. Ruslar, demir perde ülkeleri olarak bilinen ülkeleri toplarken, bu topluluğa girmeyi red edenler içinde Bulgarlar da vardı. Ancak, Rusların baskı ile ille de işgal etmeye başlaması üzerine "Çekoslovakya'da tanklarla milliyetçi gençleri sokaklarda ezmiştir" Bulgar kıralı ve yakınları ülkeyi terk etmişlerdir. 1992'de Rus rejimi çökünce ülkesine gelen kralı millet kucaklamış ve ülkede yeniden Avrupa standardında anayasa ve seçim yapılmıştır. Seçimde kralın partisine, Bulgaristan'daki bizim Türklerin de destek olması neticesinde iktidara gelince orada da ilk yapılan ortak pazara müracaat olmuştur. Kısa sürede ortaklıkları kabul edilerek birden ekonomileri düzelmiştir.

Bizim ülkemizdeki ihtilal kanlı olmuş, millet çoğunluğunu baskı altına almıştır. 1965'de iktidar olan Adalet Partisi, defalarca müracaat etmişse de askerlerin kışlaya dönmeyişi bahane edilmiştir. 1976'larda Ecevit'e Avrupa'dan teklif gelmiş olmalı ki, Ecevit'in "Onlar ortak, biz pazar oluruz; diyerek ret ettiğini günün basını yazmıştı. 1987'lerde Turgut Özal'ın ikinci müracaatını biliyoruz. Flatta çok uzun ve engebeli yol kat etmemiz lazım" dediğini bizzat ekranda kendisinden duyduk. 1995'lerde Çiller ile Baykal ortak iken Gümrük Birliğine girdiğimizi biliyorum. Daha sonraları Mesut Yılmaz'ın çalışmaları veya gayretlerini görüyoruz. Şunu hatırlarsak daha iyi tespit etmiş oluruz. Erbakan, Avrupa ülkeleri için batı kulübü diyordu. Ecevit, onlar ortak, biz pazar oluruz diyerek red ettiğini düşünürsek, konu gene uzun yıllar uyumuştur. 2003'lere gelindiğinde, Ak Parti iktidarının işi sıkı tuttuğunu görüyoruz. Aksamalar, ihtilal dedikodusundan ileri gelmiştir. Bugün hala Türkiye'de ihtilalcilere destek olan partiler var. Askeri tahrik edenler var. Son yıllarda bir de hukuk yalpa yapmaya başlayınca, şartlar hep beklemede kalmıştır. Bakıyorsunuz kuru laf edenlerin de etkili olduğu anlaşılıyor. Şimdi Yunanlı, fert başı milli hasılasını 62'lere çıkarmış, Bulgarlar 30'lardadır. Biz nerelerdeyiz? Bu kadar başarıya rağmen 10 veya 11'lerdeyiz.

 

 

 

 

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft