Avrupa ortak pazarına 1959 tarihinde Yunanistan'ınmüracaat ettiğini duyan günün Hariciye Bakanı merhum Fatin Rüştü Zorlu,bakanlığın bürokratlarına sert bir dille şunları söyledi; "Sizler nasıl olur daortak pazara Yunanistan'ın müracaatını duymazsınız? Hemen acele gereken bilgive belgeleri hazırlayın, bugün biz de müracaat edeceğiz. Onlar girerdi bizgiremezsek bakın neler olur. Tarım ürünlerimizden tütün, fındık, incir, buğday,mısır, pamuk ve daha neler hepsi elimizde kalır. Yunanistan'dan alırlar, bizimmalımız depolarda çürür"
Bu kadar önemli olan Avrupa Birliğine aynı tarihtemüracaat edildi. Avrupa'da çok nüfuzlu olan merhum Fatin Rüştü Zorlu bizzatbirliğin üyeleri ile görüşüyor ve söz alıyor. 1961 gibi tarihlerde ortakolmamız beklenirken, ülkemizde kanlı ihtilal oldu. Aynı tarihlerdeYunanistan'da ve Fransa'da da ihtilaller oldu. Fransa anayasasınıyenileyerek başkanlık sistemine geçti.
Yunan askerleri halktan kopmadı, kısa süre sonraseçime gittiler. Eski başbakanları olan Karamanlis'i bu defa cumhurbaşkanıyaptılar. Askerler kışlasına çekildi. Buna rağmen sivil mahkemelerdeyargılandılar. İlk işleri Avrupa Birliğine başvurmak oldu. Avrupa BirliğiTürkiye'nin de toparlanmasını beklediği anlaşılıyor. Yunanistan 70'li yıllarınsonuna doğru ortak pazara girmiştir. Bulgaristan da ortak pazar üyesi oldu.Komünist rejimin çökmesi neticesinde Bulgarlar kendi bayraklarını göndereçektiler. Eski krallarını ülkelerine getirip parti kurdurdular. Öyle gelişmeleroldu ki, ülkeye huzur geldi. İşte o azim ve birlik sayesinde ortak pazaragirmesini sağladılar. Oradaki olay daha da değişik olmuştur. Ruslar, demirperde ülkeleri olarak bilinen ülkeleri toplarken, bu topluluğa girmeyi rededenler içinde Bulgarlar da vardı. Ancak, Rusların baskı ile ille de işgaletmeye başlaması üzerine "Çekoslovakya'da tanklarla milliyetçi gençlerisokaklarda ezmiştir" Bulgar kıralı ve yakınları ülkeyi terk etmişlerdir.1992'de Rus rejimi çökünce ülkesine gelen kralı millet kucaklamış ve ülkedeyeniden Avrupa standardında anayasa ve seçim yapılmıştır. Seçimde kralınpartisine, Bulgaristan'daki bizim Türklerin de destek olması neticesindeiktidara gelince orada da ilk yapılan ortak pazara müracaat olmuştur. Kısasürede ortaklıkları kabul edilerek birden ekonomileri düzelmiştir.
Bizim ülkemizdeki ihtilal kanlı olmuş, milletçoğunluğunu baskı altına almıştır. 1965'de iktidar olan Adalet Partisi, defalarca müracaat etmişse de askerlerin kışlayadönmeyişi bahane edilmiştir. 1976'larda Ecevit'e Avrupa'dan teklif gelmişolmalı ki, Ecevit'in "Onlar ortak, biz pazar oluruz; diyerek ret ettiğini gününbasını yazmıştı. 1987'lerde Turgut Özal'ın ikinci müracaatını biliyoruz. Flattaçok uzun ve engebeli yol kat etmemiz lazım" dediğini bizzat ekrandakendisinden duyduk. 1995'lerde Çiller ile Baykal ortak iken Gümrük Birliğinegirdiğimizi biliyorum. Daha sonraları Mesut Yılmaz'ın çalışmaları veyagayretlerini görüyoruz. Şunu hatırlarsak daha iyi tespit etmiş oluruz. Erbakan,Avrupa ülkeleri için batı kulübü diyordu. Ecevit, onlar ortak, biz pazar oluruzdiyerek red ettiğini düşünürsek, konu gene uzun yıllar uyumuştur. 2003'leregelindiğinde, Ak Parti iktidarının işi sıkı tuttuğunugörüyoruz. Aksamalar, ihtilal dedikodusundan ileri gelmiştir.Bugün hala Türkiye'de ihtilalcilere destek olan partiler var. Askeri tahrikedenler var. Son yıllarda bir de hukuk yalpa yapmaya başlayınca, şartlar hepbeklemede kalmıştır. Bakıyorsunuz kuru laf edenlerin de etkili olduğuanlaşılıyor. Şimdi Yunanlı, fert başı milli hasılasını 62'lere çıkarmış,Bulgarlar 30'lardadır. Biz nerelerdeyiz? Bu kadar başarıya rağmen 10 veya11'lerdeyiz.