Seyahatetmek, bilmediğimiz yerleri görmek her insanın istediği şeydir. Geçmişten buyana insanlar hep yaşadıkları yerlerden başka yerleri görmek, yeni yerlertanımak için seyahat etmişlerdir.
Dünyadaturizm özellikle 20. yy ile beraber ulaşımda yaşanan gelişmeler ile birlikteivme kazanmış ve dünya genelinde ülkeler için önemli bir gelir kalemi olmuş veolmaya da devam etmektedir. Dün, ya da bazı ülkelerin en önemli gelir kaleminiturizmi oluştururken, Roma, Paris gibi bazı şehirler tek başlarına milyonlarcaturist ağırlamaktadır.
Ülkemizaçısından da özellikle 1980 sonrası turizm anlamında çok önemli bir gelişmeyaşanmıştır. Ülkemizdeki bu olumlu gelişmeden en çok da ilimiz yararlanmışolmasına rağmen halen Muğla olarak doğal ve kültürel değerlerimizi yeterinceturizme kazandırabildiğimizi söylemek ise mümkün değildir.
İnsanlarve toplumlar her zaman bir değişim içerisindedir. Dolayısı ile de hep biryenilik isterler. Bazen her şeyi ile mükemmel bir ortam dahi sizlere sıkıcıgelebilir. Aslında bunun tek sebebi insanların değişim isteme talebidir.
Muğla,turizmde denizi, kumu ve güneşi ile ön plandadır. Ancak, insanların değişimistemi artık turizmde de kendisini göstermiş ve özellikle de pandemi sonrasıinsanların toplu olarak bir arada tatil yapmak istememesi alternatif turizmiMuğla için daha önemli ve hatta zorunlu hale getirmiştir. Deniz, kum ve güneşturizminin mevsimsel olması turizm sektörü için bir sorundur. İklim koşullarımüsait olan Muğla'da alternatif turizmin devreye girmesi hem daha uzun turizmsezonu demek olacakken hem de turizmde deniz, kum ve güneş ile ön planda olanilçelerimizin dışındaki diğer ilçelerin de turizmden pay alabilmesi anlamınagelecektir.
İlimizde,deniz, kum ve güneş turizminin en büyük alternatifi kültür turizmidir. Muğlabirçok ören yerine ev sahipliği yapmakla birlikte bugüne kadar bunlardan sadecebirkaçı turizm için ciddi bir alternatif oluşturabilmiştir.
Osmanlıİmparatorluğunun en önemli padişahlarından olan Kanuni Sultan Süleyman'ın RodosSeferi sırasında kullandığı yol Muğla'daki kültür turizmi açısından çok önemlibir alternatif sunmaktadır. Bu sefer ve yol ile ilgili olarak MuğlaÜniversitesinden Sayın Prof. Dr. Adnan Çevik başkanlığında bir ekip çalışmalaryapmış olsa da bu güne kadar bu yol yeterince tanıtılamadığı gibi turizmaçısından da bir alternatif haline gelememiştir.
MuğlaÜniversitesinden Sayın Prof. Dr. Namık Açıkgöz birçok kez Kanuni Yolunu ileilgili yazı yazmasına rağmen Muğla'da bile bu konuda yeterince bir kamuoyuoluşturulamadı. Önce Muğla'da oluşacak kamuoyu beraberinde tüm Türkiye'de birkamuoyu oluşmasına vesile olacaktır.
Oysabu güne kadar, Antik çağın izlerini takip eden Likya ve Karya yolları gibikültür rotaları oluşturulurken çok daha büyük bir potansiyele sahip, kenditarihimizin izlerini takip etmemizi sağlayacak olan tarihimizi, kültürümüzüanlatan ve bir kültür rotası haline gelen bu yolun kültür turizminekazandırılması gerekmektedir.
Buyolun başkahramanı, batılıların gözünde muhteşem Süleyman olan Kanuni SultanSüleyman bir marka değerdir. Muğla da bir marka değerdir. Bizler bu iki markadeğeri bir araya getirerek daha büyük bir marka değer oluşturup, oluşacakdeğeri de turizme kazandırmamız gerekmektedir. Zira, kültür turizminde eserlerkadar, bu eserlerin hikayeleri de önemlidir. İnsanları daha çok eserlerdenziyade hikayeleri meraklandırmaktadır. Kanuni'nin Rodos Seferi de beraberindebir çok hikayeyi barındırmaktadır. Önemli olan bu hikayelerle beraber yeni vebüyük bir hikaye oluşturmak ve oluşan bu hikayeyi de turizmekazandırabilmektir.
Böylece,Muğla'nın kültür turizmine önemli bir katkı sunulacağı gibi Muğla turizmdenyeterince pay alamayan Ula, Menteşe ve Yatağan ilçelerinin de turizmden dahafazla pay almaları sağlanacaktır.
"Seyahatiçin yaptığın yatırım; kendin için yaptığın en iyi yatırımdır."
MatthewKarsten