Yeşilçam'ın unutulmaz aktörü Kadir İnanır'ın 26 Haziran tarihinde tedavi gördüğü klinikte yaşamını yitirmesiyle başlayan tereke tartışmaları, aile cephesinden gelen çıkışlarla yeni bir boyuta taşındı. Merhum sanatçının tüm taşınmaz ve birikimlerini hayat arkadaşı Jülide Kural'a devrettiği yönündeki vasiyet belgesi akrabalarının tepkisine yol açarken, usul eksiklikleri ve tebligat aksamaları sebebiyle aralık ayına ötelenen dava sürecine Levent İnanır'ın iddiaları damga vurdu.

KADİR İNANIR'IN VASİYETİ VE MİRAS DAVASINDA YAŞANAN KRİZİN DETAYLARI

Esra Ezmeci'nin sunduğu programa katılan Levent İnanır, kamuoyuna yansıyan son arzu beyanının geçerli sayılamayacağını ileri sürdü. Dayısıyla tedavi gördüğü dönemde gerçekleştirdiği mülkiyet konulu özel diyaloğu aktaran İnanır, resmiyete dökülen belgenin tutarsız olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ben o vasiyete inanmıyorum. Kadir dayımı çok iyi tanıdığım için o vasiyet sağlıklı bir vasiyet değil. Hatta bir gün hastanede dayıma ‘Allah gecinden versin sana bir şey olursa o topraklar ne olacak?’ diye sordum. Kadir dayım da ‘Vekaletim sende’ dedi. Ben kabul etmeyince, buradan çıkınca konuşacağımızı söyledi. Yani bu toprakları vasiyette başkasına bırakan biri neden böyle bir şey söylesin? Bu durumdan pay biçin, bu işin içinde bir iş var.”

Daha önceki adliye çıkışında kayıtlara geçen "Dayımın irade sorunu vardı" değerlendirmesine de açıklık getiren İnanır, meselenin tamamen klinik bulgularla ilgili olduğunu vurguladı. Sanatçının uzun senelerdir ağır farmakolojik tedaviler gördüğünü hatırlatan oyuncu, “Bunu söylerken tıbbi bir şeyden bahsediyordum. Çünkü 2018'den beri çok fazla ilaç kullanıyordu, hastalığı kendisinde stres yaptığı için antidepresanlar da alıyordu" diyerek akli irade tahlilinin şart olduğunu dile getirdi.

BAKIM İHMALİ İDDİASI VE MAHKEME SÜRECİNDEKİ SON DURUM

İtirazlarını sadece mal paylaşımı ekseninde tutmayan Levent İnanır, usta aktörün hayatının son evresinde yeterli bakımı görmediğini öne sürdü. Yaşanan fiziksel gerilemeye dikkat çeken İnanır, "Kadir dayıma iyi bakılmadı. 2025'te hastanedeki tedavisi sırasında yürürken, eve gittikten sonra zatürre oldu. Evde kim varsa bu konuda ihmali olduğunu düşünüyorum" sözleriyle aile içi sorumlulukları tartışmaya açtı.

Eylül ayındaki ilk celsesi tebligat engeline takıldığı için aralık ayına ertelenen miras davasında, tarafların sunacağı tıbbi raporlar ve hukuki itirazlar belirleyici rol oynayacak. Mahkemenin, usta oyuncunun son dönemindeki sağlık durumunu adli tıp üzerinden inceleyip incelemeyeceği ise duruşma gününde netlik kazanacak.

Muhabir: Haber Merkezi