Türkiye'nin yerli taşıt üretimi serüveni, elektrikli SUV hamlesi Togg ile sınırlı kalmıyor. Tamamen öz sermayeye dayalı bir model anlayışıyla otomotiv pazarına adım atan Habaş, binek araç segmentinde uzun süredir yürüttüğü mühendislik faaliyetlerinde son viraja girdi. Sektör temsilcilerinin heyecanla beklediği ilk prototiplerin, takvimler 2026 yılının sonunu göstermeden önce kamuoyuna gösterilmesi hedefleniyor.
YENİ YERLİ OTOMOBİL MODELLERİ HANGİ MOTOR SEÇENEKLERİYLE GELİYOR?
Girişimin ilk fazında tek bir kasa tipine odaklanmak yerine, tüketici taleplerine doğrudan yanıt verecek iki ayrı platform geliştiriliyor. Tasarım masasında hem klasik çizgilere sahip bir sedan hem de son dönemin yükselen trendi olan crossover modeli şekilleniyor. Markanın orta ve uzun vadeli yol haritasında ise ürün ailesini SUV ve hafif ticari araç segmentleriyle zenginleştirme vizyonu yer alıyor.
Kaputun altına yerleştirilecek güç ünitelerinde de esnek bir strateji benimsendi. Tüketicilerin alışkanlıkları ve altyapı gerçekleri göz önünde bulundurularak yalnızca tek tip motora bağlı kalınmadı. Araçlarda saf benzinli versiyonların yanı sıra yakıt tüketimini dizginleyen geleneksel hibrit ve prizden şarj edilebilen plug-in hibrit seçeneklerinin eş zamanlı biçimde sunulması kararlaştırıldı.
ESKİ HONDA FABRİKASI YILLIK 75 BİN KAPASİTEYLE ÇALIŞACAK
Projenin üretim kalbi Kocaeli'de atacak. Japon otomotiv devi Honda'nın bir süre önce bantlarını durdurup devrettiği Gebze'deki modern tesis, Habaş'ın üretim merkezi olarak yeniden yapılandırıldı. Kapsamlı bir dönüşümden geçirilen fabrikanın yıllık montaj hacminin 75 bin adede kadar çıkartılması amaçlanıyor.
Binek modellerin yanı sıra ticari araç üretimini de kapsayan dev operasyonun yatırım tutarı yaklaşık 1 milyar euro seviyesine ulaşıyor. Tesisin devreye girmesi, bölgedeki tedarik sanayisi ve istihdam açısından da kritik bir canlanma vaat ediyor.
DÜNYACA ÜNLÜ TASARIMCI FRANK STEPHENSON İMZASI
Girişimin küresel rekabet gücünü artıracak en çarpıcı detay ise tasarım masasında ortaya çıktı. Otomotiv dünyasında efsaneleşen projelere imza atan, geçmiş kariyerinde Ferrari, McLaren ve BMW gibi devlerin ikonik modellerini çizen Frank Stephenson, araçların tasarım dilini belirleyen baş mimar oldu. Ünlü tasarımcının kendi dijital kanallarında isim vermeden duyurduğu yeni Türk otomobil markasının kimlik çalışmaları, projenin sadece yerel pazarı değil uluslararası vitrini de hedeflediğini gösteriyor.
Henüz bayilerdeki satış başlangıç tarihi kesinleşmeyen modellerin, yıl sonunda yapılacak resmi tanıtımla birlikte tüm teknik verileri ve nihai hatlarıyla sahne alması bekleniyor.
Muhabir: Haber Merkezi