Heryıl 21 Şubatlarda Hamle Gazetesi'nin yaş günü dolayısıyla kurum yetkililerianma töreni yapmak isterler. O günlerde 10. yaşına adım atan Hamle'miz için,bazı yıllarda törenlerde, yemeklerle, davul zurnalarla kutladığımız çokolmuştur.
1980öncesi pek sıkıntılı ve devamlı bir çok sokak guruplarının baskısı altındayaşıyorduk. Günde 3 veya 4 defa elektrikler kesiliyordu. Gazete'nin harflerinidizen makinenin kurşun eriten potası iki saatte ancak ısındığını düşünürsek, 24saat içinde 8 saat pota ısınsın diye bekliyorduk. Bazen de bu kesintileruygunsuz saatlerde olmakta idi. Aynı makine ile basılı evrak yazıları dayazılacağından evrak bölümü bütün gün çalışamıyordu. Bu kadar meşakkatli çıkangazeteyi dağıtan çocuğumuz tehdit ediliyor, hatta dövülüyordu. Bir gün MustafaDemircan, (bugün Köy Hizmetleri Muhasebe bölümünde) lise mezunu olan elemanımızperişan vaziyette geldi. Gazete dağıtıyordu, daha evvelki günlerde kendisinitehdit eden (ismi bizde mahfuz) komiser, o gün çocuğu dövmüş. Sözdeiktidardayız, bende İl Genel Meclisi üyesiyim. Günün valisi ile amirleri ileher gün bir aradayız. Bir türlü adalet ve güvenlikte disiplin kurulamıyordu.Köşe yazılarımdan dolayı birileri, aynı sayfada tekzip istese, günün hakimihemen onaylıyordu.
Gazetemizinçıkış gayesine uygun olan faaliyetimiz sebebiyle öğretmen derneği olan Töp-Deryöneticileri Hamle'nin düşmanı idi. Bu dernek üyelerinden bir öğretmen hakkındatehiri icra kararı valiliğe gelmişti. Vali Milli Eğitim Müdürü'nü çağırdı veyazıyı kendisine verdi. Bu adamın tayini yapılmadı değil mi? Yapılmadı efendim.Aynı Töp-Der'in Ankara'da yaptıkları genel kurulda Mao ile Lenin tarafı olanlarkavga ettiler. Ankara Valisi olayları banda almıştı. Yetkisine dayanarakderneği kapattı. İki gün sonra bu derneği Danıştay tekrar açtı.
BirDanıştay başkanı olan İmren Ökten vardı. Adli yıl açış konuşmasında Allah'ıinsanlar yarattı demişti. Buna benzer devleti içten kemiren olayları biz o günde, bu günde hep yazıyoruz. Hukuk devletinde en yükseklere kadar yükselendevlet memuru, Müslüman mahallesinde salyangoz satarsa, millet kimden kurtuluşbekler?
İştebu şartlarda, Hamle'de özellikle ben, askerimize hep mesaj gönderiyordum. Biryandan merhum Celâl Bayar, "Ülke komünizmin kucağına gidiyor. Milletimizordusuyla birlikte bu gidişi durdurmalıdır" diyordu. Demokrat fikirli kişilerinhiç ihtilâl istediği görülmediği halde, ben istiyordum. 1980 olayını millet alkışlamıştır.O tarihten bu yana politikacılar, sokak hareketlerinden uzak durmuşlardır.Sokakları bugün aynen dolduranlar Apo için rejim aleyhine yapmaktadır.
Hamle,seçimlerde, ekonomik çıkmazlarda, hep ülke menfaatini savunmuştur. Muğla'daneler yapılabilir gibi araştırmalarda hep devrededir. Muğla'ya ilk İşletmecilikYüksek Okulu açılışında, üniversitenin ilk nüvesi olan spor kompleksibinalarının yapımında, hep devrede olmuştur. Bugünde aynen devam ettiğinigururla görüyorum.
Herşeye rağmen, bizim ve milletin görüşlerine zıt pek çok yanlış Muğla'damevcuttur. Cadde ve sokak isimleri, park ve bu parkın içindeki heykeli yapanbelediye reisimizdir. O'nun oradan kaldırıp Atatürk Heykeli dikilmeli ve parkında adı Atatürk Parkı olmalıdır diyoruz. Muğla Belediyesi'nin bu yanlışlarıdüzeltme zamanının geldiğini sanıyorum. Muğla'da veya Türkiye'de yüzvatandaştan beş kişi Nazım Hikmet'i belki seviyor. Ama Atatürk'ü 100 kişininhepsi de candan seviyor. Birlik, beraberlik, Ata sevgisi ile bayrak sevgisi ileEzan sevgisi ile olur. Kendisini Lenin'in yarattığını söyleyen kişi, şair olsane yazar.
Bunlarıniye yazıyorum, doğrular olduğu için. 1980 ihtilalinde idareyi alan askerler,yanlışları tespit ettikçe, bizlerin daima doğruların yanında olduğumuzanlaşılmıştır. Geçirdiğimiz büyük sınav, bizim milletimiz için var olduğumuzu,ispatlamıştır.
Bugörüşle Hamle'ye uzun ömür diliyorum...