Birtoplumun kutladığı bayramlar ve düzenlediği anma törenleri insanların ortakbilincini oluşturmanın yanı sıra onları bir arada tutan değerlerin nesildennesile aktarılmasında önemli bir etkinlik olarak zihinlerde yer eder. " Yerlimalı haftası " gibi... Artık kutlanmıyor. Döviz hakimiyetinde kutlanması dazor!

"Yerlimalı haftası" hala kutlanıyor olsaydı "ithal eden" değil de "üreten, ihraçeden" bir ekonomiye sahip olabilir miydik onu da bilmiyorum...

Farkındalık,sorumluluk, saygı ve üretkenlik gibi en önemli değerlerimiz anma ve kutlamatörenlerinin sembolize ettiği önemli olayların hatırlanması, irdelenmesi vesorgulamasıyla edinilir.

3Aralık - Uluslararası Engelliler Günü de böyle bir gün, ama uzun zamandır bu " farkındalık "gününü de " kutlama günü " haline getirmiştik. 3 Aralık - UluslararasıEngelliler Günü UNESCO 'nun kabul edip ilan ettiği günlerden biri. Bir " farkındalıkyaratma " günü, ama...

xx xx xx

UNESCO sayfasınabaktım. 29 Kasım - Uluslararası Filistin Halkıyla Dayanışma Günü 'ymüş.

Dayanıştıkmı?

1Aralık - Dünya AIDS Günü ... 3 Aralık - Uluslararası Engelliler Günü ...

UluslararasıEngelliler Günü'nü kutladık ta Dünya AIDS Günü'nü kutlamadık neden?!!

10Aralık ta" İnsan Hakları Günü " imiş... Kutlasak mı kutlamasak mı? Abes bir sorudeğil mi?!

Şaşkınördek gibiyiz. Ne ağlamasını biliyoruz ne gülmesini...

Fakatbu günlerin içinde en popüleri " Engelliler Günü "... 1992 yılındanberi " kutladığımız " 3 Aralık Dünya Engelliler Günü , engellilerin,anayasal haklara erişilebilirlik ve bağımsız yaşama dair taleplerinin, gerçekçive sürdürülebilir bir engelli politikasının seslendirildiği evrensel bir " mücadele "ve " farkındalık " günüdür.

Bizengelliler, engelli yakınları ve engelli haklarını savunan sivil toplumörgütleri, bu özel günü kutlama değil, bir savunuculuk fırsatı olarak görmekdurumundalar...

Yoksaneyi kutluyoruz? Kutlanacak ne var? Bu anlamda " Aaa ne kadar güzelengelli olmuşsunuz, sizi kutluyoruz " mu denilecek?

xx xx xx

Neyseki bu sene engelli dernekleri, engelliler Muğla Valiliği 'ne gidip " kutlama "yapmadılar.

Engellilerve örgütleri Valiliğe " kutlamaya veya ziyarete " gitmeklekalmayıp, o gün Akyol tarafından Cumhuriyet Meydanı 'nabürokratlar ve şehrin yöneticileri eşliğinde " kasabaya panayır gelmiş "gibi kortej yürüyüşü yaparlardı...

Birengelli olarak o yürüyüşlerin hiçbirine katılmadım. Katılmadığım gibi buköşeden tepki gösterdim. Tabii engelli arkadaşlarım, kardeşlerim, büyüklerim debeni " burnu büyük ", " kendini beğenmiş " bulmuşlardı.

Oysabenimki besbelli protestoydu, yürünülecekse; protestoda bulunmak, sorunları veçözümlerini haykırmak, haklar, talepler için yürümek gerekirdi... Bir gün o daolur inşallah. Umudum var...

İkiyıl önce Türkiye Beyazay Derneği Muğla Şube Başkanı Pınar Boyacı ileprovake ettik, bu " soytarılığa " Menteşe Kent Meclisi 'nde noktakondu... 2019 'da kasabamıza panayır gelmedi...!

O sene Pınar Boyacı ve yönetimi 3Aralık 'ta Valiliğe ziyarette bulunmadığı gibi, bir büroya da sahipolmadıkları için ziyaretleri Özlem Pastanesi 'nde kabul etti. Dönemin ValisiEsengül Civelek dernekleri ziyaret etmedi...

Geçensene pandemi mücadelesi sıkıydı... Bu sene Vali Orhan Tavlı ve ilgili kurumlar,yerel yönetimler engelli derneklerini ziyaret etti.

xx xx xx

Muğla 'da gelinennokta için dönemin Menteşe Kent Konseyi yönetimi ve EngellilerKomisyonu Üyeleri ile Muğla Engelliler Derneği Başkanı Emine Çakıroğlu ve Türkiye Beyazay Derneği Muğla ŞubeBaşkanı Pınar Boyacı 'yı kutluyorum...

Boyacı ve Çakıroğlu 'nuayrıca bu sene ortaya koydukları tavır içinde tebrik ediyorum. Her iki başkanda bulundukları ortamlarda 3 Aralık 'ın bir " kutlama " değil " farkındalık "günü olduğunun altını kalın çizgilerle çizerek vurguladılar. Paylaşımlarında veönlerine çıkanlara anlatmaya çalıştılar...

HerSTK'li ve siyasetçi gibi eyyamcı değiller...

Tabiiyanlış anlaşılmasın, ne onlar ne de ben " kutlama " yapanlarıeleştirmiyoruz. Hemen hepsinin iyi niyetli olduklarını biliyoruz. Ancak öylemesaj paylaşımları oldu ki, ben de paylaşımlar yapmak zorunda kaldım. Onlardan" Engelliler gününü kutlayanlara soru; Allah aşkına neyi kutluyorsunuz? "paylaşımıma Ayşen Kurç adında bir takipçim " Engelli olmadıklarınıonların her daim yanlarında olduğumuzu kutluyoruz farkındalık yaratıyoruzbilmem ifade edebildim mi Özcan bey " diye yanıt verdi.

Nediyeyim? " Engelli olmadığımızı söyleyen mi var " demek zorunda kaldım.

Birde " Engellileri kullanmayın, engelleri kaldırın... " şeklindepaylaşımım oldu. Buna da yerel yöneticilerimiz ve siyasilerimiz yanıtverebilirdi...

xx xx xx

Buarada gazeteler Milas 'tan " Kaymakamın gözü, müdürün kolu bağlandı,binbaşı tekerlekli sandalye ile gezmeye çalıştı " başlıklı ilginç birhaber verdi...

Aklıma 3 Aralık 'larda engellilerin " kasabaya sirk geldi " havasındayürütüldükleri yıllarda yazdığım yazılar geldi. Onlardan birinde yerelyöneticilerimize " Tekerlekli sandalyelerle, kanadyenlerle, beyazbastonlarla bir yürüyün bakalım, eserleriniz yollarda, kaldırımlardayürüyebiliyor musunuz, iş yerlerine girip çıkabiliyor musunuz, geneltuvaletleri, olmadı pastane ve lokantalardaki tuvaletleri kullanabilecekmisiniz görelim... " diye seslenmiştim...

Birmeslektaşım Milas haberine " 3 Aralık Dünya Engelliler FarkındalıkGünü nedeniyle Muğla'nın Milas ilçesinde özel bireylerin eğitim gördüğü okultarafından etkinlik düzenlendi. " diye girmiş. Hoşuma gitti. Günün adıbu değil tabii... Belki bir gün böyle olur... O arkadaşıma teşekkür ediyorum...

Milas 'takietkinliğin sonu haberlere " Etkinlik sonunda Milas Kaymakamı Mustafa ÜnverBöke'nin gözleri, İlçe Milli Eğitim Müdürü İsa Bal'ın ise bir kolu bağlandı. Buşekilde bedensel engellilerin günlük hayatta yaşadıklarını empati yapmalarısağlanmaya çalışıldı. Milas Garnizon Komutanı Vekili Sağlık Binbaşı SerkanSorkaç ise tekerlekli sandalye ile alışveriş merkezinde gezmeye çalıştı. "diye yansıdı.

Keşke Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat 'ı da bir "tekerlekli sandalyeye"oturtup, şehirde dolaştırnayı akıl etselermiş...

xx xx xx

Yöneticilerve siyasiler için " popülistler ", " eyyamcılar ", " şov yapıyorlar "dedim mi kızdıklarını biliyorum. Başka ne diyebilirim ki?

Milas 'ta " empati "yapan yöneticilerimize (binbaşıyı ayrı tutuyorum) seneye, " Geçen sene empatiyaptınız da ne değişti? " diye sorarım. Bugün Bodrum Belediye BaşkanıAhmet Aras 'a sorayım; " Sayın Başkan göreve geldiğinizde kimse sizdenbeklemezken, tekerlekli sandalyeye oturup şehri dolaşmış ve sorunları birebiryaşamıştınız. O günden bugüne Bodrum'da ne değişti? "...

Buarada Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün 'e de haksızlık etmeyelim.Engelliler için çok şey yaptı. Kısa Mola hizmeti bile başlattı. Sıra birgün şehrin tuvaletlerine, kaldırımlarına da gelir inşallah...

2005'teçıkarılan 5378 sayılı Yasa ile 1997 tarihli 572 sayılı Kanun HükmündeKararnamenin 1. maddesi ve 3194 Sayılı İmar Yasası'na eklenen bir maddeningereğini yapsınlar yeter...

xx xx xx

Yapılanpaylaşımlardan da söz edecektim. Yerim daraldı. Şu kadar söyleyeyim; Herhangibir Aralıkta değil, her zaman yanımda değilsiniz ; " Sevgi varsaengel yok " ve " Sevgi tüm engelleri aşar " diyenler haltetmiş... Hayatı paylaşmak için engel ise bal gibi var... Engelli olmak seçimdeğil, ama kader de değildir...

Doğrusuo gün en doğru ve can alıcı paylaşım " Annelerin en büyük korkusuçocuklarının ölmesiymiş. Engelli annelerinin ki çocuklarından önce ölmek! "diyen paylaşımdı...

Busöz de "Kısa mola"yı başımıza kakan Osman Gürün'e kapak olsun...

Dağılabilirsiniz...

.................................

GÜNÜNSÖZÜ : Herkes kendi geleceğinin mimarıdır. --İngiliz atasözü.

ÇİVİ

ErkinAykın, "Org. Mustafa Muğlalı İşhanı için "Duyduğuma göre mimari proje yarışmasıaçacakmış belediye oraya." demiş.

BeniBi Gülmek Aldı:))))