Siyaset ‘millete rağmen’ yapılmaz, millet için yapılır. Klasikleşmiş bir sözdür bu. Söylemesi de bir o kadar zevkli. İçini doldurmak lazım.
Nihai amaç hizmet etmekse işbirlikleri oluşur bu doğaldır. Eleştiriler ve muhalefet oluşacağı gibi tebrikler ve takdirler de olması gereken siyasi samimiyetin göstergesidir.
Doğru verilmiş bir kararı, doğru bir uygulamayı sadece ‘millete rağmen’ siyaset yapanlar alkışlamazlar.
*
Geçtiğimiz haftalarda boğa güreşleriyle alakalı bir kriz oluştu. Muğla bürokrasisi halktan yana tavır almaya çalışsalar da bazı mevzuat süreçlerine takıldılar. Yüzlerce belki binlerce yıllık bir gelenek bilgisizce yazılan bir raporla neredeyse bir anda yok olmak üzereydi. Başta Sayın Valimiz ve Sayın Kaymakamımız olmak üzere hemen herkes üzerine düşeni yapıp vatandaşın üzülmemesi için gayret gösterirken özellikle MHP İl Başkanı Burak Demirel bir üst vitesten çalışarak bu sorunun çözümünde büyük rol oynadı. Başkanı bu tutumu için ayrıca tebrik ederim.
*
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın sosyal medya hesabından yaptığı bir açıklama dikkatimi çekti. MUSKİ bütçesi halka açık bir organizasyonla ‘katılımcı bütçe toplantılarıyla’ belirlenecek. İlgimi çeken kısmı şu, MUSKİ birkaç milyar TL’lik dev bir kurum, haliyle bütçesi de çok önemli ve hassas bir konu. Eğer bu belirleme süreci samimi bir şekilde millete rağmen değil de milletle ve millet için belirlenirse bunu alkışlamamak mümkün değil. Sonuçta MUSKİ’nin bu tutumuna alışkın değiliz…
Salı günü yapılan ‘katılımcı toplantıyla’ alakalı bir video bulamadım ama fotoğrafları inceledim. Birkaç konu var elbette. Ben böylesine önemli bir toplantının katılımını eksik buldum. Küçük bir salon olmasına rağmen boş alanlar vardı. İnsanların önceden daha iyi bilgilendirilmesi eminim sadece dert sahibi ya da fikir sahibi vatandaşları değil muhalefet temsilcilerini de işin içine katacaktır. İşte o zaman tam bir katılımcı organizasyon olur.
Bir diğer sorum şu, bir Menteşeli olarak neden ilk toplantının Milas’ta yapıldığını anlayamadım. Tabi ki Milas en az diğer tüm ilçelerimiz kadar önemli belki fazlası var. Bildiğim kadarıyla en büyük su sorunu Bodrum’da ilk toplantı orada da olabilirdi. Gerçi Başkan Aras Bodrum Belediyesinden geldiği için ‘Bodrum’a torpil mi geçiyor?’ sorusuna mahal vermek istememiş de olabilir.
Merkez ilçemiz olan Menteşe’de çok daha büyük bir katılım olmaz mıydı? MUSKİ bu toplantıların ilk adımını daha az katılımla tabiri caizse staj toplantı olarak mı planladı?
Bu sorular aslında işin biraz magazini. Dediğim gibi amaç gerçekten herkese ulaşmaya çalışan bir MUSKİ ise sadece tebrik edilir ve göç yolda düzelir bundan sonraki toplantılarda daha iyi katılım planlanır. Bizler Muğlalılar olarak artık kapalı kapılar ardında yönetilen belediye istemiyoruz. Hesapların dönem sonu açıklamalarından ziyade bütçelerin ilk planlandığı an sürece dâhil olmak istiyoruz.
*
Planlama ve dâhil olma demişken Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın parti fark etmeksizin Muğla lehine ve destek talebi olan her konuda elinden geleni yapması da ‘millet için’ siyasete güzel bir örnek. Dediğim gibi Muğla olarak şanslı bir dönemden geçiyoruz. Bu süreci güzel memleketimiz için en verimli şekilde geçirmeliyiz.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Menteşe’ye Sandras suyu sözü kendiliğinden olmadı. Beyefendi bu yıl hatırladığım üç Muğla programı gerçekleştirdi. Bunun sebebini ve sonuçlarını iyi analiz etmek lazım. Sebebine Muğla olarak sahip çıkıp sonuçlarından da Muğla olarak faydalanmalıyız.
*
Birkaç gün önce AK Parti İlçe Başkanı Mustafa Algan ile geniş bir sohbet etme fırsatım oldu. Kendisini uzun süredir tanırım. İyi bir avukat ve iyi bir dosttur. Sohbetimizde Menteşe Belediyesiyle alakalı incelemelerde bulunduk. Mustafa Başkan da ‘millete rağmen’cilerden olmadığını o gün hissettirdi. Belediyemizin artılarını eksilerini konuştuk. Hatta ‘biz olsaydık’ başlığı ile projeler ürettik. Tabi her konuda tamamen aynı fikre bağlanmasak da doğruya doğru, yanlışa da yanlış deme tutumunu tebrik ederim. Kendisini de Menteşe için bir şans görüyorum.
*
Bir tebrik de Menteşe Belediyesi’nin ilkini gerçekleştirdiği Hazine Pazarı etkinliği için. Organizasyonda çocuklar ailelerinin nezaretinde tezgâh açıp iyi durumdaki oyuncaklarını, elbiselerini sembolik satışlar ve takaslarla değerlendirdiler. Sevgili kızım Nil’de organizasyona katıldı. Birçok eşyasını değiştirdi ve biraz harçlığı da kaldı. Eve döndüğünde ilk işi gözen çıkardığı elbiselerini ve oyuncaklarını tekrar inceleyip bir sonraki organizasyon için kutulamaya başlamak oldu. Kızım için hevesinin kaçtığı eşyalarının değerinin olması büyük bir tecrübeydi. Babası olarak bu eğlenceli ve eğitici organizasyon için Menteşe Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü ve Muğla Gelişim Platformu üyesi Ceren Gürsoy’u tebrik ederim.
