Dünyamızıniklimi hızla değişiyor.
Dünyamızboşlukta hiç bir yere dayanmadan bilmediğimiz bir yere doğru hızla ve durmadanilerleyen bir küre.
Biz insanlar dabu kürenin üstünde yaramaz çocuklar gibi yaşıyoruz.
İnsanoğlununihraç ettiği karbondioksit bile soluduğumuz havayı kirletiyor.
İklim değişincederelerimiz alıştığımızın dışında akmaya başladı.
Bu olağandışıolayları akıllı telefonlarımız ile videoya alabiliyoruz ve "Ben seksenyaşındayım böyle bir afet görmedim" diye şaşırıp kalıyoruz.
Akıl almazolaylar oluyor, toprak kaymaları erozyonlar yaşanıyor ve insanlarımızın da canıacıyor.
Tüm bunlararağmen dere yataklarına ev yapmayın diyenleri, dikkate almıyoruz.
Sahillerimiz deiklim değişikliğinden nasibini alıyor.
Son yıllardatusunami denen olaya şahit olduk.
Kutsalkitaplar, mitolojik hikayeler sahillerde yaşanan afet hikayeleri ile dolu.
Ama bu afetleribir masal gibi algılıyoruz.
Doğamızı bozanhataları da devamlı ve inatla tekrarlıyoruz.
Kaçak yapılaşmainsanlığın başına büyük dert.
Son imarbarışı, tehlikeli yerlerdeki kaçak yapılaşmayı adeta tetikledi.
Zor ama bu gibiyerlerdeki kaçak yapıları mutlaka yıkmalıyız.
Doğa, bazıhuylarını 60-70 yılda bir gösteriyor.
Sonra doğapardon demeden, yapacağını yapıyor ve canımızı yakıyor.
Akıllanmazamanıdır.
Kaçakyapılaşmanın panzehiri, planlamaya önem vermektir.
Arazilerin imarplanlarını hızla yapmak ve bu planları hızla uygulayarak ihtiyaç sahibiinsanlarımıza imar parseli sunabilmek her zamandan daha çok önem taşımaktadır.