Dünküyazıma " Bakanlıktan, Olgunlaşma Enstitüsü Sınavına soruşturma.. "şeklinde başlık atmıştım.

Bugünküyazımın başlığı da " Baş ailesi 'Öldüren torpil' iddiasını yargıya taşıdı "oldu.

" Yinemi? " diyenler olacaktır.

Yine...Bizim meslekte " fikri takip " diye bir şey vardır. Yaptığımız bu...Bakanlıkça başlatılan soruşturma kamuoyunun beklediği bir şeydi. Paylaşmamızgerekirdi.

Aynışekilde rahmetli Hüdayi Baş 'ın ölümü ile ilgili idari soruşturmanınyanında bir de hukuki soruşturma yakışırdı ve onunla ilgili 15 Eylül 'deiki ayrı kaynaktan haber geldi.

Başailesi Muğla Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre hakkında CumhuriyetBaşsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Bugelişmeyi de sizlerle paylaşmamız gerekirdi...

xx xx xx

İNSANLIKDIŞI MOBBİNG REZALETİ

Heriki haberi paylaşıp irdelemeden önce, aynı gün internette " tele1.com.tr "de " Hüdayi Baş'ın ölümünde mobbing şüphesi " başlığı ile çıkanhabere bakalım. " Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Hüdayi Baş öğretici kadrosusınavını kazananların yerine başka isimlerin açıklanmasına itiraz etti. Buyolda devam eden baskılara ise kalbi dayanmadı. " diye başlayan haberdeşu görüşlere yer verildi:

" Ancak'liyakat' ilkesi uğruna kaybettiğimiz eğitimcinin 'cinayet gibi ölümünün'üzerinden bir hafta geçmesine rağmen Milli Eğitim adım atmadı, soru önergelericevapsız kaldı. Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Hüdayi Baş'ın kalp krizininnedeninin baskı ve mobbing olduğu iddia edildi.

Muğlaİl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre'nin, vefat eden Baş'tan usta öğreticisınavında başarılı olanların listesine müdahale ederek değişiklik yapmasınıistediği öne sürüldü. Baş'ın bu değişikliğe itirazının ardından Töre'nin 'İşinegelmiyorsa, prensiplerine aykırı ise istifa et' dediği iddia edildi.

Baş'ın,yaşanan olaylardan sonra Menteşe Kaymakamlığı'na dilekçe verdiği öğrenildi.İddialara göre Hüdayi Baş, İl Milli Eğitim Müdürü'nün hakarete varan ifadeleriüzerine fenalaşarak makam odasını terk etti ve Milli Eğitim Bakanlığı'nadilekçe yazdıktan sonra hastaneye kaldırıldı. Baş, kısa bir süre sonra isevefat etti. "

xx xx xx

" Mobbing "son yıllarda sadece kamu kurumlarında değil, özel sektörde de çok yaygın. Mobbing sadece kişileri yıldırıp, bezdirip, çaresiz hale getirip işini bırakmasınısağlamak veya o işyerinden bir başka yere ayrılması için için uygulanan birmetot değil...

Bumetot cinsel amaçlı da uygulanıyor. İşten ayrılmayı veya işyerinideğiştirmeyi amaçlayan mobbing olayları genellikle bir şekilde bizlere,kamuoyuna yansıyor. Ne var ki cinsel amaçlı olanların çoğundan mağdurun" utancından ", " haksız çıkarılacağı ve baskının daha da artacağı ",hatta " işsiz kalacağı " endişesi nedeniyle haberimiz olmuyor.

Haberimizolduğu vakalarda da mağdurun yukarıdaki endişeleri yüzünden yetkili makamlaraşikayette bulunmaması sonucu da biz yazamıyoruz. Yazmaya kalktığımızda suçluelini kolunu sallayarak gezerken biz suçlu olabiliyoruz! Zor bir durum...

Dünküyazımda da söz ettim. Menteşe Kent Konseyi Yürütme Kurulu tarafındanhafta başında bu konuda bir açıklama yapıldı ve " Üzülerek belirtmekisteriz ki, bu haberler her ne kadar çok üzücü olsa da, maalesef ülkemizingeldiği noktada şaşırtıcı değildir. Daha önce dile getirdiğimiz ve 25 Haziran2020'de yaptığımız basın toplantısında; Kamu kurumlarında liyakat sorunubüyümektedir. Bir yandan 'kişiye özel iş' mantığı sonucu kurumlar iş üretmeyenkadrolarla şişerken bir yandan da mobbing uygulamalarından şikayet edenliyakatli insanların varlığı giderek artmaktadır. Kent hakkı yanında, kentlihakkının da takipçisi olan Kent Konseyi mobbing uygulamalarını ve şikayetlerinidikkatle izlemektedir.' demiştik. " denildi.

MenteşeKent Konseyi'ne katılmamak mümkün mü?

xx xx xx

MOBBİNGCİNAYETTE GETİREBİLİR

MenteşeKent Konseyi Yürütme Kurulu 'nun o hafta başında yaptığı açıklama şöyle devametmişti:

" Kamuoyunungündemine gelebilen mobbing uygulamaları buzdağının sadece görünen yüzüdür.Kamu kurumlarının önemli bir kısmında çok uzun süredir liyakat kavramıunutulmuş, kurumları içten içe kemiren, çalışma barışını ve üretkenliği bozanetik dışı yaklaşımlar öldürücü bir virüsten beter şekilde yayılmıştır. Baskı vemobbing uygulamalarının cezasız bırakılması, idarecisi oldukları kurumu malı,çalışanları tebaası gören anlayışı güçlendirirken; liyakatli insanlardabezginliğe, haksızlığa uğradıklarında haklarını arayacak kapı bulamama endişesimutsuzluğa, bunun sonucunda ciddi sağlık sorunları ve bazen ölüme kadar gidensağlık sorunlarına yol açmaktadır. "

Meseletam da bu... Kurumlar psikolojik sorun yaşayanlarla dolu.

Üstelikbu sorunlar Hidayi Baş örneğinde olduğu gibi sadece mağdurun ölümü ile değilgeçmişte SGK de yaşandığı gibi "cinayet" ile de sonuçlanabilir!

Buresmi dairelerdeki, belediyelerdeki liyakat ve mobbing meselesi hafifealınacak, geçiştirilecek bir konu değil. Çünkü ben her gün bu konuda iki üçşikayet alıyorum ve elimden bir şey gelmemesine kahroluyorum... En çok ta yerelyönetimlerden şikayet geliyor...

xx xx xx

MİLLİEĞİTİM MÜDÜRÜ NE HALDE?

Banakızanlar olabilir, ama doğrusu ben İl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre 'nindurumuna da üzülüyorum. Onun da " sosyal medyada linç girişimi " yanında " mobbing "ile karşı karşıya olduğunu düşünebiliyor muyuz?

Öncekigün telefonda kendisiyle görüştüm. Hüdayi Baş 'ın ölümüne üzgündü. " OnuMilas'tan ben alıp geldim. Yetki verdim. Ödülünü benden aldı " diyordu.Karmaşık duygular içinde olduğunu hissettim. Rahmetli için " Onunla ilgiliCİMER şikayetleri var. Soruşturuyoruz. " diyordu. " Ölen adamın neyinisoruşturuyorsunuz? " diyemedim. Kendisi ile ilgili iddiaları yalanlayarak " Bende yoğun mobbing altındayım. Şu anda sizinle konuşurken soğuk soğuk terliyorum "derken Onun için üzüldüm. Onunda farklı bir " mağduriyet " yaşadığınıdüşündüm.

Tabi Pervin Töre ne kadar reddetse de ortada bir " torpil " ve " mobbing "sorunu olduğu, kamuoyunun aydınlatılması gerektiği de aşikar...

Biran için Töre'nin rahmetli Baş'a " Usta öğreticilerin kazananlarının listesinideğiştirmesi " için baskı yaptığını kabul edelim. Peki o listenindeğiştirilmesi için Pervin Töre'ye mobbing, baskı uygulayan kim veya kimler?Kimsenin bunu sorduğu yok!

Umarım Milli Eğitim Bakanlığı 'nın soruşturmasında ve yargıda o " öldürenanlayışın " temsilcileri ortaya çıkar.

xx xx xx

ÖLDÜRENANLAYIŞIN SAHİPLERİ ORTAYA ÇIKARILMALI!

HüdayiBaş 'ınölümü ile ilgili yargıya başvurulduğuna dair internette " tele1.com.tr "de haber yeralırken, Bodrumlu meslektaşımız Yaşar Anter , konuyu " 'Öldürentorpil' iddiası yargıya taşındı " başlığı ile Sözcü Gazetesi 'ndeele aldı. Anter 15 Eylül 2020 tarihli haberinde " Baş'ın ölümününardından ailesi üç avukatla birlikte bugün Muğla Adliyesi'ne giderek Müdür Törehakkında suç duyurusunda bulundu. " diyerek şu ifadelere yer verdi:

" Baş'ınölümünün ardından ardından Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Pervin Töre tarafındankendisine mobbing uygulandığı iddiası ortaya atıldı. Töre'nin, vefat edenBaş'tan usta öğretici sınavında başarılı olanların listesine müdahale ederekdeğişiklik yapmasını ve kendi belirlediği isimlerin listeye girmesini istediğiöne sürüldü. Baş'ın bu değişikliğe itirazının ardından Töre'nin 'İşinegelmiyorsa, prensiplerine aykırı ise istifa et' dediği iddia edildi. Olayınpeşini bırakmayan Baş Ailesi, avukatları Yaşar Güzeller, Emine Nurdan Anlı ve RifatBülent Anlı ile birlikte bugün Muğla Adliyesi'ne giderek, Töre hakkında suçduyurusunda bulundu. "

YaşarAnter ,haberinde Av. Yaşar Güzeller 'in adliye çıkışında yaptığı açıklamadan " Hastaneyekaldırılmasına müteakip yayınladığı liste kaldırılıyor. Kazananlar listesi İlMilli Eğitim Müdürü'nün listesi ile değiştirilip yeniden yayınlanıyor.Hastaneden çıktıktan sonra İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne gidip bu durumu soruyorve İl Milli Eğitim Müdürü Töre yine Hüdayi Baş'a kötü davranıyor. Daha sonrahakkında soruşturma açılıyor. Soruşturmanın tebliğ edilmesiyle yaşadığı üzüntüsonucu Hüdayi Baş yeniden atak geçirip vefat ediyor. Bu konuda İl Milli EğitimMüdürü Töre'nin kusurlu olduğu iddiasıyla suç duyurusunda bulunduk. "ifadesine de yer vermiş."

İştebu ifade önemli... O listeyi İl Milli Eğitim Müdürü Töre 'ye kim veyakimler kaldırttı?

Bakarsınızsayın Töre açıklar rahatlar...

............................................

GÜNÜNSÖZÜ; Savaş kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar verir. -BertrandRussell

GÜNÜN UYARISI; Lütfen maskenizi takın, ellerinizisık sık yıkayın, sosyal izolasyon uygulayın.

ÇİVİ

Hemşireaşı yapılacak hastaya "Sol kolunuzu açın amca" demiş, "Ben CHP'liyim. Aferinkızım, nasılda bildin" demiş. Arkadaşım "O hemşire amcaya CHP'nin neresindenolduğunu neden sormamış?" dedi

BeniBi Gülmek Aldı: )))))