2015'deHüseyin Gülerce yazdı.

AK Parti denince akla hemen gelen üç isim;Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve Bülent Arınç'tır. Arınç, bu üçlü için,"biz" idik, şimdi "ben" olduk" diyor. "Ben"den kastı, Erdoğan... Yine Arınç"birilerine olan sevgimi kaybettim" diyor. "Birileri"nden kastettiği yine

Erdoğan...

Şimdi seçime 5 gün kala soru şudur: Buderin ayrılık, 1 Kasım'dan sonra siyasetin aritmetiğine yansır mı? AK Parti tekbaşına iktidar olamazsa, Bahçeli'nin sözünü ettiği, AK Parti içinden ayrılacakmilletvekilleri ile "5. Parti" kurulur mu? Ayrılanlardan bir isminBaşbakanlığında CHP ve MHP koalisyon hükümeti kurulur mu? Bu oluşumda Gül veArınç etkin rol oynar mı?

Arınç ve Gül 1 Kasım sonrasında alternatifolabilir mi? Verdikleri sinyaller, kenarda durup seyirci olmayacaklarınıgösteriyor. Sayın Arınç, CNN Türk'te "(Gül ile) 'bir araya gelip parti kursalarne olacak?' denirse, başka türlü tepki verebiliriz" dedi. Zaman gazetesi,manşeti hemen attı: Arınç bayrak açtı...

Sayın Arınç ve Sayın Gül, son günlerdekitutumları ile AK Parti tabanını şaşırtıyor ve üzüyorlar.

Sayın Gül'ün, HDP Eş Genel BaşkanıSelahattin Demirtaş'a, Ankara Garı önündeki menfur saldırıda hayatınıkaybedenler için başsağlığı dilemesi evet, yadırganmıştır. İnsani birbaşsağlığı dilediği için değil. Saldırı ile ilgili olarak "katil devlet" diyenbirine, 11. Cumhurbaşkanı olarak başsağlığı dilediği için. Gül, en azındanDemirtaş'ın devleti katil ilan etmesini yadırgadığını da söylemeliydi...

Sayın Arınç'a gelince. AK Partikongresinden bir gün önce Habertürk televizyonunda lafa, "Benim ve Gül'ünsusmamız, bir kenara çekilmemiz lazım" diyerek girdi sonra şöyle dedi: "Bizhükümet kurabilir miydik? Kurabilirdik. Sonuçta kurulmadı. Seçimden sonraKılıçdaroğlu'nun ve parti görevlilerinin açıklamalarını takip ediyorum. Birsorumlulukları var. (Soru: Koalisyonun kurulamamasında sorumlu kim?) Onusöyleyemem. Söylersem başka yerlere gider." Bunu Arınç diyor; CHP sorumludavrandı, "başka yerler" yani Cumhurbaşkanı Erdoğan ise sorumsuz davrandı...

Bir ara şunu da söyledi: "Biz evin danasıdeğiliz. Dışardan gelenlere bile bizden daha fazla değer verildi..." Deyimibiliyorsunuz: "Evin danasından öküz olmaz." Yani en yakınlar, siyasette,sonradan gelenlere yer açılır, onlar başköşeye oturtulur, makamlar onlaradağıtılır... Sayın Gül ve Sayın Arınç, ne olmak istediler de olamadılar? SayınGül, Dışişleri Bakanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı oldu. Sayın Arınç, Meclisbaşkanı oldu, Başbakan yardımcısı oldu.

Gelelim Sayın Arınç'ın, bu defa seçimlerebir hafta kala CNN Türk'teki konuşmalarına. Seçime bir hafta kalmış, partinizintek başına iktidar olması için bir oya bile ihtiyacı var. Ama siz partinizinbaşarılarından, istikrarın öneminden şöyle dolu dolu bahsetmiyor, ikna edicibir konuşma yapmıyorsunuz. Sadece nefsinizi konuşturuyorsunuz.

Doğan medyası, bir savaşın medya cephesigibi Cumhurbaşkanına, AK Parti'ye karşı yalınkılıç gidiyor. Ve siz onlarınkanalına, bir limana sığınır gibi gidiyorsunuz. Terörün milletimizin canınıyaktığı sırada HDP'yi şirin göstermeye çalışan bir kanalda konuşuyorsunuz...Hem de "seçim arifesinde partime zarar verecek hiçbir şey konuşmam" diyerekkonuşuyorsunuz... "Davanın menfaati için bana düşen kenara çekilmektir"diyorsunuz, ama kenarda değil ekranlarda görünüyorsunuz. Sayın Gül ve SayınArınç, Gezi olaylarından, 17/25 Aralık'a, en lazım oldukları zamanda SayınErdoğan'ın yanında olmadılar. Dileriz duruşlarıyla, siyasetintezgâhlarında hırpalanmaz, itibar kaybına uğramazlar.

Not: Hüseyin Gülerce; Zamangazetesi yazarı iken, Hocanın çok yanlış yolda olduğunun sinyallerini veren veDik duran bir gazetecidir.