Bölgede tırmanan silahlı gerilimler ve dünyanın en büyük merkez bankalarının para politikası adımları değerli metaller üzerinde şiddetli bir dalgalanma yaratıyor. Bu belirsizlik ikliminde portföy sahiplerinin yön arayışı sürerken, Fransa merkezli finans kuruluşu Natixis piyasa dinamiklerini temelden sarsabilecek kapsamlı bir öngörü raporuna imza attı. Enerji piyasalarındaki dar boğaz ihtimalleri ile makroekonomik faiz denklemini mercek altına alan kurum uzmanları, önümüzdeki süreçte yaşanabilecek kırılmaları üç ayrı tablo halinde yatırımcıların bilgisine sundu.

Yoksul ailelere asgari ücret güvencesi: Vatandaşlık maaşı 2027'de tüm illerde başlıyor
Yoksul ailelere asgari ücret güvencesi: Vatandaşlık maaşı 2027'de tüm illerde başlıyor
İçeriği Görüntüle

ALTIN FİYATLARI İÇİN TEMEL BEKLENTİ: YIL SONU HEDEFİ

Kurumun hazırladığı ana senaryo, ABD Merkez Bankasının (Fed) aralık ayındaki toplantıda faiz artırımı seçeneğini masaya getirebileceği ihtimaline dayanıyor. Bu stratejinin hayata geçmesi halinde emtia üzerindeki baskının kış aylarına dek süreceği ve ons değerinin 4.100 dolar bandına gerileyeceği tahmin ediliyor. Ancak finansal analistlere göre bu kan kaybı kalıcı bir trende dönüşmeyecek. Gelecek yıl boyunca Fed'in mevcut faiz oranlarında frene basması, doların küresel gücünü kırması ve yapısal talebin artmasıyla grafiğin yönü yukarı dönecek. Dengeye oturan piyasa şartlarında 2027 yılının son çeyreği itibarıyla varlığın 4.750 dolar seviyesinde tutunması bekleniyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI KAPANIRSA RAKAM 3.500 DOLARA İNEBİLİR

Kurumun kıymetli madenler uzmanı Bernard Dahdah tarafından taslaklaştırılan en karanlık senaryo ise doğrudan savaşın genişlemesine odaklanıyor. Bölgedeki sıcak çatışmaların petrol sevkiyatının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğini durduracak noktaya ulaşması, dünyada devasa bir enerji krizini tetikleyecek. Fırlayan enerji maliyetlerinin enflasyon canavarını yeniden uyandırması, ucuz finansman umutlarını tamamen rafa kaldıracak. Böyle bir kaotik atmosferde, devletlerin kendi yerel para birimlerini ayakta tutabilmek adına kasalarındaki değerli madenleri piyasaya satmaya başlamasıyla ons fiyatı 3.500 dolara kadar çakılacak. Tam tersi işleyen diplomatik süreçte; yani enerji arzının rahatladığı ve barış çabalarının sonuç verdiği iyimser tabloda ise Fed'in sıkılaşma politikasını gevşeteceği, değerin 5.250 dolar sınırını rahatlıkla geçeceği öngörülüyor.

KÜRESEL ENFLASYON VE PETROL İLİŞKİSİ YENİDEN SAHNEDE

Uzmanların yayınladığı veriler, son haftalarda yatırım alışkanlıklarının hızla kabuk değiştirdiğini kanıtlıyor. Özellikle ABD, İsrail ve İran üçgeninde yaşanan krizlerin ardından, enerji maliyetleri ile değerli madenler arasındaki ters orantı grafiklere geri döndü. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu zirvesinden sonra Washington yönetiminin Tahran'dan gelen uzlaşma tekliflerini reddetmesi, piyasalardaki risk algısını iyice bozdu. Yeniden alevlenen bu jeopolitik inatlaşma; yükselen tahvil getirileri ve zirveyi zorlayan dolar endeksi ile birleşince emtia üzerindeki ağırlık dayanılmaz bir noktaya geldi. Düşen fiyatları alım fırsatı olarak değerlendiren borsa yatırım fonlarının (ETF) piyasaya girmesine rağmen, oluşan bu bireysel talebin faiz odaklı kurumsal satışı frenlemeye yetmediği görülüyor.

Muhabir: Haber Merkezi