Herne kadar gelişen teknoloji ile beraber çok farklı iletişim araçları hayatımızagirmiş olsa da, konuşmak, insanların kendi aralarındaki en kolay ve etkiliiletişim aracı olmaya devam etmektedir.
Busebeple de, karşısındaki kişi ya da kitleyi etkilemek, söylediklerineinandırmak durumunda olanların dili etkin kullanmaları gerekmektedir. Bubağlamda geniş halk kitlelerini ve seçmeni, temsil ettikleri kurum adına iknaetmek durumunda olan siyasilerin de dili iyi ve etkin bir şekilde kullanmasıgerekmektedir. Ancak, konuşmalarımızın da tutarlı olması gerekmektedir.
Günümüzdeözellikle seçim dönemi, siyasi arenada çok konuşmanın, çok şey hakkında vaattebulunmanın daha çok prim yaptığı şeklinde bir bakış açısı bulunmaktadır. Bazısiyasiler ya tartışmaya konu olaylara ilişkin gerekli araştırma ve incelemeyapmadan vaatte bulunmaktalar ya da bir tartışma zemini olmadığı halde yeni birtartışma ortamı yaratacak şeyler söylemektedirler.
Bukonuda en çok da Ana Muhalefet Partisi Lideri Kılıçdaroğlu ön planaçıkmaktadır. Nerede ise her hafta farklı bir konuda açıklama yaparak gündem yaratmayaçalışmaktadır.
Oysa,sadece iktidar partisine muhalefet etmek amacı ile her şeye karşı gelen ya daseçmeni etkilemek için konu ile ilgili yeterli araştırma yapmadan eleştiridebulunmak ya da uygulanması mümkün olmayan vaatlerde bulunmak millet ve seçmennezdinde karşılık bulan konuşmalar değildir.
Ülkeyiyönetmeye talip kişi ya da partilerin ülkeye dair projelerinin uygulanabilirprojeler olması gerektiği gibi uygulanması durumunda da millet ve devletefaydalı projeler olması gerekmektedir.
AkParti kuruluşundan itibaren bir Türkiye vizyonu ortaya koymuş tüm kurum vekuruluşlar açısından da öncelikle 2023 hedefleri belirlemiş ve bu hedeflerüzerinden icraatlarını yapmıştır.
Türkiye,belli dönemlerde sadece seçim kazanmak amaçlı popülist seçim vaatlerinin vesonra da uygulanan bu projelerin zararını çok görmüş bir ülkedir. Bu konuda ençarpıcı örnek ise Sosyal Güvenlik Kurumudur.
Songünlerde Kılıçdaroğlu'nun hükümetin yetkisinde olan konularda çokça vaatlerdebulunduğunu görmekteyiz. Oysa, CHP'li belediyelerin seçim dönemlerinde vaatettikleri bir çok projeyi bu güne kadar halen hayata geçirmediğini görmekteyiz.
Kılıçdardoğlu'nun,hükümetin yetkisinde olan konularla ilgili konuşmak ve vaatte bulunmak yerineönce kendi belediye başkanlarına seçim vaatlerini yerine getirmesi için uyarıdabulunması ve bunun takibini yapması daha doğru olacaktır.
AkParti kuruluşundan bu yana millet ve devlet öncelikli bir politika izlemiş,popülizmden uzak durmuş ve durmaya da devam etmektedir.
Milletve devlet için gerekli olan az konuşmak ama çok iş yapmaktır.