Türkiye genelinde son yıllarda dolandırıcılık vakaları adeta patlama yaptı. Özellikle banka hesaplarının kiralandığı ya da kandırılarak başka ellere geçtiği olaylar büyük bir kriz yarattı. İnsanlar bir anda kendilerini ağır ceza mahkemelerinde buldu. Giderek büyüyen bu tabloya karşı siyaset kurumu sessiz kalmadı. Hazırlıkları süren yeni bir yasa tasarısı ile suça bilmeden alet olanların durumu yeniden tanımlanıyor. On binlerce yurttaşı doğrudan ilgilendiren bu hamle, adalet sistemindeki tıkanıklığı da açmayı hedefliyor.
ON İKİNCİ YARGI PAKETİNE ÖNERGEYLE EKLENECEK
İktidar kanadı kamuoyunda uzun süredir tartışılan bu konu üzerinde mesai harcıyor. Çalışmaların henüz teknik boyutunda eksikler bulunuyordu. Bu nedenle ilk taslak metne ilgili maddeler yetişmedi. Ancak düzenleme rafa kalkmadı. Alınan son bilgilere göre, Meclis gündemine gelecek olan 12. Yargı Paketi görüşmeleri sırasında komisyona özel bir önerge sunulacak. Sunulacak bu önergeyle birlikte mağdurların durumu yasaya resmen eklenecek.
DOLANDIRICILARLA MAĞDURLAR BİRBİRİNDEN AYRILIYOR
Türk Ceza Kanunu'nun nitelikli dolandırıcılık suçunu düzenleyen 158. maddesi masaya yatırıldı. Hazırlanan yeni formül tam da bu noktada devreye giriyor. Banka hesabını dolandırıcılık faaliyetinde kullanıldığını bilmeden üçüncü kişilere verenler ile bu işi organize edenler artık aynı kefeye konulmayacak. İki grup arasında net bir hukuki ayrım yapılacak. Suça bilmeden alet olan yurttaşlar için kanunda tamamen ayrı bir suç tanımı oluşturulacak.
CEZALAR BİR İLA ÜÇ YIL ARASINA ÇEKİLECEK
Mevcut yasalara bakıldığında tablo oldukça ağır. Bilişim sistemleri kullanılarak işlenen dolandırıcılık suçlarına doğrudan üç yıldan on yıla kadar hapis cezası veriliyor. Yeni düzenleme ise bu ağır faturayı hafifletmeyi amaçlıyor. İktidar yetkilileri bilmeden hesabını kullandıran kişiler için daha esnek bir yaptırım üzerinde durduklarını belirterek ceza aralığının bir ila üç yıl arasına indirileceğine işaret etti.
DOSYA SAYISI DÖRT YÜZ BİNE DAYANDI
Düzenlemeyi zorunlu kılan en büyük etken ise adliyelerdeki mevcut durum. Türkiye genelinde dolandırıcılık suçlarına dair açılan soruşturma ve davaların sayısı inanılmaz boyutlara ulaştı. Rakamlar tam dört yüz bin barajına dayandı. Şebekelerin bir parçası olmayan ancak kandırılan kişilerin davaları sistemi tıkadı. Yapılacak yasal değişiklik hem adliyelerin yükünü hafifletecek hem de bilmeden suça karışanların yaşadığı büyük mağduriyetlerin önüne geçecek.




