Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu Kadir Gecesi günü Muğla’dan geçerken MHP Muğla İl Başkanı Burak Demirel’in sorusu üzerine, “depreme dayanıksız olduğu” gerekçesiyle yıkılmakla karşı karşıya kalmakla birlikte “kapatılmakla” da karşı karşıya bırakılan Menteşe Devlet Hastanesi için “Menteşe Devlet Hastanesi kesinlikle yenilenecek. Başlıyoruz. 200 yataklı olacak. Acilinde ameliyat dahi yapılabilecek. Muğla’nın en güçlü acil hastanesi olacak.” demişti.

Şimdi bu satırları okuyan Menteşelilerin ve hatta Ulalılar ile Yatağanlıların endişelendiklerini “Ne o sakın olmayacak” diye kaygılanmış olacaklarını düşünüyorum.

Olmasını isteyenler de var istemeyenler de…

Bende Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” çerçevesinde yapmakta olduğu il ziyaretleri çerçevesinde 71. il olarak geldiği Muğla’da ziyaret ve açıklamaları ile ilgili “Sağlık Bakanı ardında iki yeni hastane ve kriz bıraktı” başlığını taşıyan 18. 03.2026 tarihli yazımı “Vallahi bana da Sayın Bakanın koyduğu bu nokta yetti…” diye noktalamıştım.

Ama yetmemiş…

*

Muğla’ya bir Tıp Fakültesi açılabilmesi için Muğla Devlet Hastanesi afiliasyona tabi tutulmuştu. Bilmeyenler için anlatalım;

Tıp Fakültesi kurulabilmesi için öğrencilerinin pratik yapabilecekleri hastane gerekiyordu. Aslında dönemin AK Parti Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu’nun inatçı kişiliği ve takipçiliği sayesinde (bugünkülere örnek alsın) Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi çatısı altında Tıp Fakültesi kurulmuş ve kurucu Dekan da CHP’nin Muğla Milletvekillerinden Prof. Dr. Nurettin Demir olmuştu.

Ancak öğrenci alınamıyordu. Çünkü fakültenin hastanesi yoktu!

Afiliasyön uygulaması ile Muğla Devlet Hastanesi’nin kapısına “MSKÜ Eğitim Araştırma Hastanesi” adı yazıldı. 400 yataklı hizmet verirken 2006 yılında aynı avlu içinde SSK Hastanesi ile birleşip 501 yataklı hale gelen Devlet Hastanesi 2. Basamak sağlık hizmeti verirken 3. Basamak sağlık hizmeti verir hale geldi.

Yıl 2011…

Bir taraftan da Karadağ’da üniversite yerleşkesi karşısında “Tıp Fakültesi’nin uygulama hastanesi” inşaatına başlandı ve 6 yılda tamamlanan hastaneye açılış bile yapılmadan “eksikleriyle29.10.2017 tarihinde taşınma gerçekleşti. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi kendi binasında 600 yatakla hizmet vermeye başlarken, geride bir yıkıntılık bir terk edilmişlik, daha doğrusu bir “İHANETE UĞRAMIŞLIK” içinde boşaltılmış bir hastane binası kaldı.

İhanete uğramışlık” dedim, çünkü Muğlalılar, Devlet Hastanesi’nin kaldığı yerden 2. Basamak sağlık hizmeti vermeye devam edeceğini bekliyordu.

Bu büyük bir hüsrandı, bir bakıma aldatılmışlıktı…

*

Seyfi Terzibaşıoğlu’nun hayalini destekleyenlerin en başında gelenlerden oldum. Ki bilimselliği tartışmalı afiliasyonu bile bu köşede ödünsüz savundum. Çünkü Muğla Devlet Hastanesi kullanılarak Tıp Fakültesi öğrenci almaya başlayacaktı ve kendi binasına taşınınca da Muğla Devlet Hastanesi yoluna devam edecekti.

Meğer Devlet Hastanesi afiliasyon ile başka bir şeye “deve kuşu” gibi bir şeye dönüşmüş de sanki biz kabullenememiş görmezden gelmişiz!

Tabii biz nasıl Tıp Fakültesi için yazdıysak, nasıl afiliasyon için yazdıysak, “Devlet Hastanemizi geri verin” diye de yazmaya başladık. Bazı meslek odaları ile STK’ları ayağa kaldırdık… Sesimizi dönemin AK Parti İl Başkanı Kadem Mete duymadı… Muğla ilinin hastanesini gösterip “Koskoca hastaneniz var daha ne istiyorsunuz” diyordu… Neyse ki dönemin AK Parti Muğla Milletvekili Nihat Öztürk sesimizi duymakla kalmayıp o zamanın İl Sağlık Müdürü Dr. İskender Gencer ile el ele verip, yine o günlerin Sağlık Bakanı Dr. Recep Akdağ’ın himmetiyle 200 yataklı Menteşe Devlet Hastanesi’ne kavuştuk.

İyi ki kavuştuk, pandemi de bu hastane kovidin bulaşmadığı tek “temiz hastane” olarak kaldı ve kurtarıcı olurken bir “butik hastane” olarak bugünlere geldi…

*

Boşuna butik demiyorum…

Geçenlerde ciddi bir enfeksiyon yaşadım. Röntgen, tetkikler filan, herkes ya kum döker ya taş düşürür ben “taş döküyormuşum” … Reçetem yazılıp “3 hafta sonrasına” ultrason randevum verildiğinde daha öğlen olmamıştı… Aslında o gün ultrasonda mümkündü, ama daha önceden varlığını bildiğimiz taşlar röntgende görülmeyince Üroloji Uzmanı Ahmet Cahit Bağcıoğlu Şimdi böbrekler savaş meydanı gibidir, moral bozmayalım, kendine gel emin olmak için 3 hafta sonra ultrasona bakalım” demişti.

Bütün bunlardan her ikisi de dostum ne İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça’nın ne de Başhekim Op. Dr. Şadi Ballı’nın haberi olmamıştı.

Çünkü Menteşe Devlet Hastanesi’nden sağlıklı sağlık hizmeti almak için “torpile” gerek yok! Burada işler ayrıcalıksız tıkır tıkır yürüyor.

Şimdi bu hastane kapanmakla karşı karşıya…!

*

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun Muğla ziyaretinin ardından kaleme aldığım “Sağlık Bakanı ardında iki yeni hastane ve kriz bıraktı” başlığını taşıyan yazımı şöyle bitirmiştim:

Konuşmasında İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça ile Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ethem Acar’a teşekkür eden MHP İl Başkanı Burak Demirel ‘Evde Bakım’ da yetersiz kalındığına dikkat çekerek bunun için Bakan Memişoğlu’ndan Muğla’ya ambulans takviyesi isterken, Menteşe Devlet Hastanesi için ‘Sayın Bakanım Menteşe Devlet Hastanesi’nin geleceği ile ilgili bilgi kirliliği yaşanıyor. Bu konuya nokta koyar mısınız?’ deyince Bakan Memişoğlu şöyle demiş:

Menteşe Devlet Hastanesi kesinlikle yenilenecek. Başlıyoruz. 200 yataklı olacak. Acilinde ameliyat dahi yapılabilecek. Muğla’nın en güçlü acil hastanesi olacak.’

Vallahi bana da Sayın Bakanın koyduğu bu nokta yetti…

Yetmemiş… Çünkü İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça yenisi yapılırken, hizmet vermekte olan hastaneyi kapatmak ve yıkım dışı kalacak polikliniği Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi’ne bağlı “işletmek” istiyor!

*

Evet ortada ‘polikliniği’ ve Başhekim Op. Dr. Şadi Ballı’nın hastane bahçesinde var ettiği ‘acil birimi’ hariç 4 bloktan oluşan Menteşe Devlet Hastanesi’nin “depreme dayanıksız olduğuna” dair bir rapor var.

Kim kimler, kim veya kimlerden böyle bir rapor alınmasına ihtiyaç duymuş bilen yok… Rapor ne kadar ‘güvenilir’ belli değil… Ama böyle bir “faili meçhul, güvenirliği tartışmalı” rapor var!

Dönemin İl Sağlık Müdürü Dr. İskender Gencer, “Bu raporu ne valiliğimiz müdürlüğümüz talep etmedi” diyordu…

Bu rapora göre “A” ve “B” blokların yıkılması, “C” ve “D” blokların güçlendirilmesi gerekiyor. Ancak o günlerde Dr. İskender Gencer, birilerinin gözden çıkardığı hastaneyi il sağlık müdürü olarak “Deprem olursa sorumluluğu üzerime alıyorum” deyip, A ve B blokların dışında D ve kısmen C bloku, başta 22. Dönem Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu olmak üzere Muğlalı hayırseverlerin destekleriyle sağlık hizmeti verir hale getirdi.

Ancak ortalıkta “hastane yıkım ekibi” gibi dolaşan, ama Muğla’daki yıkım kararı olan yapılara çıt çıkarmayan bir sendikacının “Yıkın, yıkın” çağrış bağrışı karşısında Başhekim Şadi Ballı yoğun bakım ve palyatif bakım merkezini kapatarak ameliyathane ve başhekimliğin bulunduğu C blok ile yataklı servisin yer aldığı D bloku korudu.

Aslında şimdiye kadar, ki bu arada Petek Hotel karşısına yeni bir sağlık hizmet binası inşa edilip içine girildi; A ve B bloklar yıkılıp yerine 2 defa yeni hastane yapılabilirdi… Ama Dr. İskender Gencer’in “soğuk kanlılığı” ve AK Parti siyasilerinin “ağır kanlılığı”, CHP siyasilerinin de “vurdumduymazlığı” sonucu yapılamadı, ihmal edildi.

Bu yüzden İskender Gencer’i ve yeniden düzenlenen hastanenin açılışını yaparken, boşaltılan iki blokun yıkılmasına bile kafa yormayan AK Parti siyasetçilerini kınıyorum. Muğlalılar hiçbirini unutmayacaktır!

Neyse Bakan Memişoğlu gelip gittikten sonra Muğla Valiliğinin duyarlılığı ile iki blokta yıkım hafta sonunda başladı…

*

Şimdi iki blok yıkılacak ve yerine 200 yataklı yeni hastane yapılacak.

Önümüzde Denizli örneği var. “Depreme dayanıksız” raporu bulunan Denizli Devlet Hastanesi’nin yenisi yapıldı. Önümüzdeki 6 ay içinde taşınma yapılacak. Evet taşınma, çünkü yenisi yapılırken mevcudu hizmet vermeye devam etti. Allah göstermesin bu gece deprem olabilir ve hastane yıkılabilir, ama hala hizmette… Aceleleri yok!

Duyumlarıma göre Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık ve AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör yenisi yapılırken, mevcudun (güçlendirme yapılabilir denilen bloklarda) hizmete devamından yanalar, ki biri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı biri AK Parti Genel Başkanı Erdoğan’ı temsil ediyor… Onlar dururken İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça, Başhekim Op. Dr. Şadi Ballı’ya “Hastaneyi kapat” diyor!

Eriş Hanım kimi temsil ediyor? Sağlık Bakanı’nı… Ama Sayın Bakanın muhatabı Eriş Hanım değil Muğla Valisi ve Muğla İl Başkanı…

Ben Dr. İskender Gencer diyorum, İl Müdürü Dr. Eriş HanımBu yüzden yargılanıyor” diyor. Evet yargılanıyor, peki asarlar mı?.. Hayır… Gerçekten “Deprem olursa diye korkun varsa” sen yeni hastanenin bir yılda tamamlanmasını sağla… Merak ettiğimiz çevrelere değil, Muğla halkına hizmet et…

Kusurları ile eleştirilen ve benim de eleştirdiğim Dr. İskender Gencerkahraman” ilan edilir, sen de “Hastane kapattıran” olarak anılırsın…

Bu şehirde bir daha devletin herhangi bir işine hayırseverler beş kuruş bile vermezler ve Muğlalı ilk seçimde bunun hesabını görür. Çok merak ediyorum, İl Sağlık Müdürü Dr. Eriş Başaran Akça Validen, AK Parti İl Başkanından büyük mü?

--------------- ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Alçalır elbet haddinden fazla yükselen. --Muallim Naci