24Temmuz 1908 günü ikinci Meşrutiyet ilan edildi.
Meşrutiyetinilanı ile Türk Basını üzerindeki sansür de kaldırıldı.
Buneden ile 24 Temmuz günlerini "Basın Günü" olarak kutluyoruz.
TürkBasını üzerinden sansürün kalkmasından 15 yıl sonra yâni 24 Temmuz 1923 günüİsviçre'nin Lozan kentinde "Lozan Anlaşması" imzalandı.
Lozananlaşmasının bu yıl 100. yıl dönümü.
LozanAnlaşmasının karşı tarafında İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan,Sırbistan, Bulgaristan var idi.
Türkbasınından sansürün kalkması ile Lozan Anlaşması arasındaki 15 yıldaTrablusgarp, Balkan, I. Dünya ve Kurtuluş Savaşımız olmak üzere dört büyüksavaş yaşadık.
Çokbüyük toprak kayıplarının yanında milyonlarca insanımız evinden, yurdundanoldu.
Yüzbinlercede şehit verdik.
24Temmuz 1923 yılında Anadolu'da dul kadınlar, öksüz kalmış çocuklar veihtiyarlardan oluşan 10 milyonu ancak bulan Türk halkı kalmıştı.
Büyükbir gayretle Anadolu ve Trakya bölgesini kurtarılabildik ve TürkiyeCumhuriyetini kurduk.
Cumhuriyetinbaşında Trablusgarp, Balkan, I. Dünya ve Kurtuluş savaşını yaşamış OsmanlıPaşaları vardı.
BuPaşalar savaşın ne acımasız ve masraflı olduğunu yaşayarak biliyorlardı.
II.Dünya savaşı,1939 yılında başlayınca, Cumhurbaşkanı İsmet Paşa, tümprovokasyonlara rağmen bu yeni savaşa bulaşmadı.
II.Dünya savaşının mağluplarından olan İtalya'nın 1945 yılında Paris'te teslimtoplantısı yapılıyordu.
İtalyaTrablusgarp'a (Libya) saldırınca, Osmanlı donanması yardıma gelemesin diye 1912yılında Rodos ve on iki adayı çok zorlu bir savaştan sonra bizden koparmıştı.
İngiltere,Yunanistan donanmasına yeni savaş gemileri vererek, Osmanlı donanmasını adetaMarmara denizine hapsetmişti.
DonanmamızRodos ve on iki ada halkına yardıma gidememişti.
Olanolmuştu.
Rodosve on iki adada hatırı sayılı sayıda Türk halkı yaşıyordu.
TürkiyeII. Dünya savaşına girmediği için ordumuz yorgun ve yıpranmış değildi, diri birordumuz vardı ve II. Dünya savaşı bitmişti.
TürkDışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Feridun Cemal Erkin, Cumhurbaşkanı İsmetİnönü'ye "Paris'te İtalya'nın teslim anlaşması toplanıyor, biz de hazırlıkyapmaya başlayalım mı? Aslen bizim olan Rodos ve on iki adayı talepedebiliriz" diye izin istiyor.
Cumhurbaşkanıİnönü, Dışişleri Bakanlığına bir yazı göndererek "Paris konferansınakatılmayacağız. Savaşa girmediğimizden savaşın ganimetleri konusunda taleptebulunmayı doğru bulmuyorum" diye cevap veriyor.
BöyleceParis konferansına katılmadık, ortam da Yunanistan'a kaldı.
Eğer,Paris konferansına katılsa idik Meis, Sömbeki, İstanköy ve Kalimnos gibiAnadolu'nun hemen önündeki adaları alma şansımız çok büyük idi.
Belki,o günkü ortamda Rodos adasını da alabilirdik.
Ogünlerde elimizde Yavuz zırhlı bulunuyordu.
İtalya,Yunanistan, Fransa harap bir durumda idiler.
İngiltereve ABD de savaş yorgunu idiler.
Bizise, savaşa girmediğimizden diri bir orduya sahiptik.
Budurumda savaşa değil, yalnızca Paris konferansına gidecek ve katılacak idik.
Bukadar basit bir iş bile yapılmamıştır.
Rodosve on iki adanın Anadolu'dan koparılması en çok Muğla ili ekonomisinietkilemiştir.
Rodosve on iki adanın Yunanistan'a verilmesi Muğla ilini adeta çıkmaz sokak konumunasokmuştur.
Bugün de küçücük bir ada olan Meis (Kızılhisar) adasının, bizi ne kadar zorasoktuğunu görüyoruz. .
Tarihive günü doğru okumalıyız.
Tarihive günü doğru okuyamayanlar, duygularını akıllarının önüne koyanlar ile hiç biryere gidilemez.
Tarihbu türlü ufuksuz örnekler ile doludur.
24Temmuz 1923 günü imzalanan Lozan anlaşmasının 100. yılı kutlu olsun.
Hatayilimizi de Lozan anlaşmasından sonra Anavatanımıza kazandırdığımızı daunutmayalım.