Eski biryazımdan alıntı...
CumhurbaşkanıTurgut Özal'ın zehirlendiği ve Jandarma Genel Komutanı 0rg. Eşref Bitlis'in uçağınasabotaj yapıldığı iddiaları, Türkiye Cumhuriyeti'nin itibarına zarar veriyor.İki olay da 1993 yılında yaşanmıştı. Ama aynı yıl üzerinde mutlaka durulmasıgereken bir dizi olay daha gerçekleşti. Bunları kronolojik olarak sıralayalım:
4Ocak: PKK-MİT ilişkisi üzerine çalışan Gazeteci Uğur Mumcu öldürüldü.
Şubat:Cumhurbaşkanı Özal'ın Kürt grubuna ilişkin rapor hazırlamakla görevlendirdiğieski Maliye Bakanı Adnan Kahveci, trafik kazasında hayatını kaybetti.
7Şubat: Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis uçağının düşmesi sonucu şehitoldu.
7Nisan: 8'inci Cumhurbaşkanı Özal vefat etti.
4Mayıs: 33 sivil silahsız er, terör örgütünce Bingöl-Elazığ karayolunda şehitedildi.
Temmuz:Madımak Oteli yakıldı. 37 şair, ozan ve yazar ile otel görevlisi yanarak öldü.
Temmuz:PKK, Erzincan'ın Kemaliye İlçesi Başbağlar köyünü yaktı ve 33 kişiyi öldürdü.
Eylül:DEP Mardin Milletvekili Mehmet Sincar, Batman'da yol ortasında öldürüldü.
22Ekim: Tuğ. General Bahtiyar Aydın Lice'de suikast silahıyla vuruldu.
Kasım:JİTEM'in kurucusu emekli Binbaşı Cem Ersever öldürüldü.
"Demokratikaçılım" ve "sivil iradenin nüktedir olma mücadelesi"nin başarıyaulaşması için 1993'te yaşananlar araştırılıp, aydınlatılmalı. Çünkü bunlarçözülürse, bir daha benzer karanlık oyunlara kimse tevessül edemez!
Basın Konseyinedir? İşlevi nicedir?
Başkanınıtanıyoruz da diğer üyeleri kimlerdir?
Buülke adına ne yapmıştır?
Hangiyaraya merhem olmuştur?
Doğrusupek de merakıma mucip olmamıştı.
Gazeteciliğinen rahat yapıldığı yılları yaşıyoruz. Gir internete, tıkla Google'ı, ulaş bütünbilgilere. Olay bu kadar kolay.
Vebiz de öyle yaptık.
Peki,nereden aklımıza geldi Basın Konseyi?
OktayEkşi'nin yüzünden!
Türkmatbuatının duayeni olarak gösterilen Ekşi Bey, Tayyip Bey'in şahsında tüm AKPartilileri hedef alan söz söylemeseydi biz de böyle bir yazıyı kalemealmazdık.
OktayEkşi yazısında çok talihsiz bir söyleme imza atarak, AK Parti camiasınaanalarını satan zihniyet, diyor.
Sıkışıncave sıkıştırılınca da özür diliyor. Yetmiyor, mensubu olduğu gazetesinin önünüprotestocu AK Partililer doldurunca, Hürriyet Gazetesi başyazarlığından istifaettiğini deklâre ediyor.
Yetermi?
Benceyetmez.
BasınKonseyi Başkanlığını da bırakması gerekir.
ZiraBasın Konseyi'nin ilkelerini bizzat kendisi ihlâl ediyor..
Hâlbukikurucuları, Basın Konseyini, "iletişim özgürlüğünü, meslek etiğini veilkelerini savunan bir özdenetim kuruluş" olarak tarif etmiş?
Ardındanda içlerinde Oktay Bey'in de bulunduğu kurucu gazeteciler "Basın Meslekİlkeleri" adına söz vermişler.
Helebir 4. madde var ki akıllara seza!
"Kişilerive kuruluşları, eleştiri sınırlarının ötesinde küçük düşüren, aşağılayan veyaiftira niteliği taşıyan ifadelere yer verilemez" diyor.
Amabuna imza atan "Basın Konseyinin başkanı, AK Partililere belden aşağı vuruyor..
Netice-ikelâm; Oktay Ekşi kötü bir final yaptı.
Bundanböyle Ekşi'nin yazarlığı da ayar tutmaz. Cıvata gevşedi çünkü.
60yıllık gazeteci küllüm oldu gitti.