1522'de KanuniSultan Süleyman Muğla'da Konakladı
Toparlayan veYazan: Prof. Namık Açıkgöz-2022
KânûnîSultan Süleyman ,Osmanlı deniz ticaretini engelleyen ve Akdeniz'de korsanlık yaparak güvenliksizbir bölge olmasına yol açan Rodos şövalyelerine haddini bildirmek istiyordu.Tahta geçtikten sonra önce, Balkanlardaki asayişi tehdit eden Sırplarahadlerini bildirmek üzere, Belgrad seferi düzenledi ve Belgrad'ı feth ettiktensonra yönünü Rodos adasına yöneldi. 1522 yılının Haziran başında Rodos'a seferbaşladı ve 43 gün sonra büyük ordu önce Gökova-Köyceğiz arasındabirleşti ve sonra Marmaris 'e doğru hareket etti. Kânûnî , 24Temmuz günü Muğla 'da, 26 Temmuz günü de Marmaris 'te idi. Birkaç gün süren hazırlıktan sonra sultan Yeşil Melek adlı gemi ileRodos'a geçti.
Kânûnî , Muğla vecivarında birkaç yere otağ kurup konakladı ama 25 civarında hikâye bıraktı dagitti. Gibye, Yerkesik gibi yer adları hikâyeleri, Pisi Dede,Hamursuz, Şahidî ve Sarı Ana efsaneleri ile yörede iz bırakanKânûnî, peşinde pek çok efsane ile beraber, Rodos ve Ege adaları ile birlikte Bodrum topraklarını da Osmanlı topraklarına katarak Ocak 1523 başlarında geri döndü.
ZekâiEroğlu ,1937'de yayınlanan Muğla Tarihi adlı eserinde Kânûnî'nin Rodos seferinide anlatır ve sultanın Muğla konaklamaları hakkında bilgi verdikten sonra"O günden sonra Muğla'ya hiçbir devlet büyüğü gelmemiştir." der.
Kânûnî'ninotağ-ı hümayunu Çine 'yi geçip Gökbel dağlarından sonra Gibye(Yeşilbağcılar) önlerindeki sulak yerde ( Südüş dere? ) konaklayıparkasından Bözüyük 'te otağ kurduktan sonra otağ Muğla Karabağla r'dakuruluyor. Anlaşılan bugünlerde yörenin o zaman göre "kanaat önderi"olan şahsiyetlerden olan Pisili Abdurrahman, Şahidî İbrahim Dede ve HamursuzDede ile görüşüyor ve her birisiyle yaşadığı olay, 2022 yılında bile efsaneolarak anlatılmaya devam ediyor.
Ben Manisa-Turgutluluyum . Şehzadeler şehri Manisalı olduğum halde,Turgutlu'da bırakın sultanları, şehzadeler ile ilgili bile tek hikâye bileyoktur. Sonra 12 sene Elazığ'da çalıştım; orada da tek bir sultan hikâyesiduymadım ama 1994 yılında Muğla'ya geldiğimde duyduğum ilk hikâyeler hep Kânûnîhikâyesi idi. Konunun halk katında önemini görünce, "Neler var?" diyeüzerine eğildik. Sonra konuyu anlatmaya geldi iş. Halk da hazırdı, niyeanlatmayalımdı?
Önce26 Temmuz 1996'da Marmaris kalesinde Kânûnî Sultan Süleyman Marmaris'te Konferansı.
Arkasında Menteşe Grubu 'nda Rodos Seferi sohbeti.
Aynızamanlarda Marmaris Kalesi önündeki meydana Kânûnî heykeli dikilmesi fikri vehayata geçirilme gayretleri.
Heykeltraş Necmettin Yağcı ile irtibata geçip heykeli yaptırma çalışmaları.
Döneminvalisi Ahmet Cemil Serhadlı 'nın sponsor bulma gayretleri ve FuatMiras 'ın desteği.
Enson olarak da 2015'te sevgili Prof. Dr. Adnan Çevik 'in konuya yeniden elatması ve GEKA 'nın desteklediği Kanuni Yolu Projesi 'ninhayata geçmesi.
Neyse.Uzatmayayım.
2021ortalarından beri de Muğla basınının da desteği ile Kânûnî'nin Rodosseferinin 500. Yılı kutlamaları için kolları sıvadık.
Kollarısıvadık ama iş kollarımızı sıvamakla kaldı!...
Kültürsüzbir müdür, devletin verdiği güçle, yüksek bürokrasiyi etkilemiş ve 500 yıl ileilgili hiçbir şey yapılmadan yıl bitmek üzereydi ki Rodos, İstanköy ve Oniki Ada Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği öncülüğünde , Kültür veTurizm Bakanlığı , Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığı, Türk Tarih Kurumu ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi 'nin (Demekki rektör değişince zihniyet de değişiyormuş.) iş birliği ile birsempozyum gerçekleştirilmesi kararı verildi. Sempozyum, fethin gerçekleştiği 22Aralık günü başlayacak ve 23 Aralık günü devam edecek. Toplantıda 33akademisyen konuyla ilgili tespitlerini sunacak.
Kânûnî'ninMuğla'dan geçişini Muğla yöneticileri unutmuştu ama taaa İzmir'deki bir dernekunutmamış. Tabii bir de Pelin Çift unutmamış. Pelin hanım, 17 Aralık2022 Cumartesi gecesi TRT1 televizyonunda Gündem Ötesi programındakonuyu gündeme getirdi ve konuyu Prof. Dr. Mehmet Yaşar Ertaş ilekonuştu. Mehmet Yaşar hoca, konuyu pek çok yönüyle ele aldı, kendisine teşekkürederiz.
BizMuğlalılar, bu seferin Muğla boyutunun da öne çıkarılmasını isteriz. Çünkü"Muhteşem Süleyman" 6 ay Muğla Sancağı'nda kalmış ve 6 ay devletiburadan yönetmiştir. Sefer başarısı ile beraber arkasında pek çok hikâye bırakarakMuğla halkının hafızasında sürekli anlatılan ve devirden devire nakledilen birhatıralar zinciri emanet etmiştir. Sanırım payitahtlar (Bursa, Edirne,İstanbul) dışında bu kadar sultan hikâyesi yoktur.
Muğla'nın"başarılı" yöneticileri, Muğla'ya işte bunu unutturmuştu. PelinÇift ve Rodos, İstanköy ve On iki Ada Türkleri Kültür ve DayanışmaDerneği konuyu yıl bitmeden gündeme getirdi de Muğla bir hafıza tazeledi.
Buhafta, Perşembe-Cuma günleri, üniversite salonlarında Rodos seferi hafızatazeleme toplantıları var; herkesi bekleriz.