Bir profesörlük kadrosu ileilgili Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi 'nde (MSKÜ) MühendislikFakültesi Dekanı ve Fakülte Yönetim Kurulu üyelerinin topluca idarigörevlerinden istifa ederek Rektörlüğe karşı ortaya koydukları tepkiüzerine Türk Eğitim-Sen Muğla Şube Başkanı Mürsel Özata tarafındanyapılan açıklamayı bu köşede değerlendirdik.

Egitim Bir Sen Muğla Şubesi ve Eğitim-Sen Muğla Şubesi de açıklamadabulunur mu diye merak ediyordum ki, Eğitim-Sen Muğla Şubesi 'ndenaçıklama geldi. Tabii yanlış anlaşılmasın, bu köşeye gelen bir açıklama yok. Eğitim-SenMuğla Şube Başkanı Birdal Savran 'ın açıklamasını bazı gazetelerde gördüm.

Eğitim-Sen Muğla ŞubeBaşkanı Birdal Savra n, Muğla SıtkıKoçman Üniversitesi 'nde (MSKÜ) çok sayıda öğretim üyesinin kadro problemiile karşı karşıya kaldığını söylemiş. " 200'e yakın bilim emekçisinindoktor öğretim üyeliği, 80'den fazla bilim emekçisinin Doçentlik kadrosubeklediği, 50'den fazla bilim emekçisinin doçentlikte 5 yılını doldurmasınarağmen profesörlük kadrosuna atanmadığı gözlemlenmektedir " demiş.

xx xx xx

Peki 5 yıl doçentlik profesörlük için yeterli olur mu?

Bu ayrı bir mesele,tartışılır. Bence yeterli olmamalı...

Profesör olmak içinuluslararası eserler vermiş ve hatta yurt dışı üniversitelerde misafir öğretimüyeliği yapmış olmalılar. O kadar çok " kitapsız profesör " var kihatta rektörlük yapanlar bile oldu...

5 yıl doçentlik yapıp yapmadığını bilmiyoruz, ama Doç.Dr. Ceyhun Özçelik 'in profesörlük kadrosu talebine de tepki gösterilmemeli!Tüm akademisyenlerin kariyerinde son nokta profesörlük ise " hak edenlerin "önü kesilmemeli...

Tabii Ceyhun Özçelik olayında da yaşandığı gibi, " Bu kadroya ihtiyaç yok " deniliyorsa, 5 yıl doçentlik yapıp profesörüğü hak etmiş bir akademisyenin de ihtiyaçduyulan üniversitelerde önü açılmalı...

Elbette bugün ülkemizde ziraatmühendisi, orman mühendisi, avukat, gıda mühendisi, işletme mezunu, arkeolojimezunu ve benzeri dallarda enflasyona neden olan " yanlış " profesörlüktede yapılmamalı...

Madem her şehirde en az birüniversitenin yolu açıldı, bari profesör dediğin "az ama nitelikli" olmalı...

xx xx xx

Eğitim-Sen Muğla ŞubeBaşkanı Birdal Savran yaptığı yazılıbasın açıklamasında, MSKÜ 'de 200 `e yakın bilim emekçisinin ' Doktor 'öğretim üyeliği, 80 'den fazla bilim emekçisinin ' Doçent ' unvanınıalmış olmasına rağmen kadro beklediklerini belirterek şu ifadelerde bulunmuş:

" Bunu somutlaştırmakgerekirse 2015 yılında doktorasını bitirdiği halde hala öğretim üyesi kadrosunubekleyen, 2013 yılında Doçent olarak atanmasına rağmen 2019 yılından beriprofesörlük kadrosu bekleyenlerle karşı karşıya kaldığımızı görüyoruz. Mevcutakademik koşulları sağlamasına rağmen son derece 'keyfi' nedenlerle çok sayıdaakademisyene yıllardır kadro unvanlarını verilmezken. Bazılarının 'Başarıları'da adeta yazgı gibi sorunsuz bir şekilde devam etmekte, kariyer basamaklarıhızla tırmanılmaktadır. Çok sayıda akademisyenin kadro problemiyle karşıkarşıya kalması akademik faaliyetlere doğrudan etki etmekte, özlük haklarıüzerinde sonuç doğurmaktadır. Akademik gereklere ve liyakate değil, gücün istekve inisiyatifine göre işleyen bu süreç, akademinin ve akademisyenlerin baskıaltında tutulmasının, üniversitelerde yandaş kadrolaşmanın bir aracı halinegelmiştir. Hâlihazırda üniversite eğitiminin sorunlarına çözüm bulmak yerinekadrolaşmanın temel alınması üniversite açısından da toplum açısından da mezunsayılarını artırmaktan başka bir işe yaramayacağı açıktır. "

xx xx xx

Adalet duygusu ve yurttaşlıkbağı zayıflamış her 10 gençten 6 'sının yurt dışına gitme hayalikurmakta olduğunu vurgulayıp, nitelikli eğitim, eleştirel düşünce ve yaratıcıaraştırmanın yolunun; standardizasyon ve akreditasyondan/dışsal denetimdendeğil, demokratik katılım ve kamusal denetimden geçmekte olduğunu belirtirken," Etkinliklerin/işin en iyi denetim yolu; akademik topluluğun öğrencisi vetüm çalışanlarıyla demokratik kurullar yoluyla değerlendirme ve denetimi;bilimsel özgürlüğü ve kurumsal özerkliği zedelemeden bunun kamu denetimiyledesteklenmesidir. " diyerek özetle şöyle kaydetti:

" Bugün ülkemizde halaüniversitelerden ve akademiden umudu kesmemişsek eğer, üniversitebileşenlerinin bir biçimde akademik özgürlüğe ve üniversitelerin kurumsalözerklik fikrine sahip çıkma mücadelesini canlı tutması sayesindedir.Üniversitede evrensel ve özgür düşüncenin üretilmesine, demokratik tartışmayazemin yaratan; kurumsal yararı ve akademik ilkeleri kişisel önceliklere veçıkarlara, küçük hesaplara kurban etmeyen; eleştiri ve itiraz hakkına saygıduyan; üniversiteyi, üniversitenin tüm bileşenleriyle birlikte yönetilebilecekbir üniversite yönetimine her türlü katkıyı sunacağımızı belirtiriz. Tümüniversite bileşenlerini üniversitelerine sahip çıkmaya çağırıyoruz. "

xx xx xx

BİR SOMUT OLAY DAHA...

Muğla Sıtkı KoçmanÜniversitesi tarafından 05.08.2021 tarih ve 31559 sayılı resmi gazetede yayınlanan ilanla Fethiyeİşletme Fakültesi Ekonomi ve Finans Bölümü Ekonomi ve Finans Anabilim Dalına da Doçent unvanlı öğretim üyesi alımı öngörülmüş. İki akademisyenbaşvurmuş. YÖK 'ün jürisi tarafından yapılan mülakatı iki akademisyen debaşarı ile geçmiş.

MSKÜ tarafından belirlenen üç kişilik jüri ise Doç. Dr.C.O. tercih edilmiş. Üç kişilik jüri son değerlendirmede uzmanlık, meslekitecrübe, yayın sayısı ve yayınların içeriğinin niteliği gibi hususlarbakımından Doç. Dr. C.O. atamaya uygun bulunmuş ve Rektör Prof. Dr.Hüseyin Çiçek tarafından 14.02.2022 de onaylanıp göreve başlayan C.O. , Fethiye İşletme Fakültesi 'nde ders vermeye ve aynı zamanda DekanYardımcılığı yapmaya başlamış.

Tercih edilmeyen ve halen AfyonKocatepe Üniversitesi 'nde branşında ' Bölüm Başkanı ' olarak görevyapmakta olan Doç. Dr. M. D. soluğu Muğla 3. İdare MahkemesiBaşkanlığ ı'nda almış. Doç. Dr. C.O. 'nun atamasının yapılmasıişleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali ve yürütmesinindurdurulmasını istemiş.

Davacı Doç. Dr. M. D.tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesinin 5. maddesinde adaylar arasındamakale, tam metin ve bildiri sayısı bakımından farklılığı olduğu ve jüriraporlarının şaibeli olduğu iddia edilmiş...

xx xx xx

Bilim sözlü sınavı neticesinde 5 jüri tarafından başarılı bulunarak Üniversiteler Arası Kurul tarafından doçentlik sözlü başarı belgesi alan iki aday; C.O. ve M.D. 'nin dosyaları hangi adayın akademik yönden daha yetkin olduğunu tespitetmek amacıyla Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörlüğü tarafındanbelirlenen 3 jüri üyesine gönderilmiş...

Bu noktada M.D. 'ninitirazları başlıyor ve " Söz konusu kadroya 58 makale 20 tam metin bildirive 1113 atıf ile başvuruda bulundum. C.O. ise 18 makale 3 tam metin bildiri veyaklaşık 120 atıf ile başvurmuştur. Başka bir ifade ile ataması yapılanC.O.'dan makale açısından 3,22 kat; bildiri açısından 6,66 kat ve atıfaçısından 9,27 kat puanım daha yüksektir. Atanan C.O. ile şahsımın arasındamukayese edilemeyecek derecede akademik ve yükseltme kriterleri açısından puanüstünlüğü bulunmaktadır. Arada ciddi derecede puan farkı olmasına rağmen makalesayımın fazlalığı lehime değil aleyhime kullanılmış C.O.nun ataması Muğla SıtkıKoçman Üniversitesi Rektörlüğünce gerçekleştirilmiştir. Oysa Danıştay 5.Dairesi uzunca bir süre önce verdiği kararda soruna ilişkin esası ortaya koymuşve jüri üyelerinin 'bilimsel yeterliği' ölçmek üzere değerlendirme yapmalarıgerektiğini kabul etmiştir. " diye anlatıyor.

xx xx xx

M.D. " Sonuç olarak yayınların niteliği ve liyakataçısından adaylar karşılaştırılmamıştır. Bu nedenle objektif temelleredayanmayan değerlendirmeler geçekleştirilmiştir. Yeni bir değerlendirmeyigerekli buluyorum. " diyor.

Kim haklı kim haksız bilemem.Hukuk bilir...

Bildiğim üniversitemizindokunduğunuz yerden ses verdiği...

----------------------------------

GÜNÜN SÖZÜ : Uzaktan kusursuz, yakından lüzumsuz ne çokinsan tanıdık şu hayatta...

SÜLEYMAN DEMİREL ; Kırıkkale 'de cephane fabrikasıpatlamış ve neden önlem alınmadığı gazetelerde sorgulanınca "Kimin aklına gelirpatlayacağı?" DEMİŞTİ...

ÇİVİ

Koyların ihalesi iptaloldu. Arkadaşım, " Kim kazandı? " dedi.

Beni Bi Gülmek Aldı:)))