İnsanların planlı şehirlerde yaşaması Anadolu'da başlamıştır.
İlk planlı şehirler Aydın ili, Söke ilcesindeki Milet ve Prien antik kentleridir
Bu şehirleri Hippodamos adında bir şehir plancısı planlanmıştır.
Bu iki antik kent, yolların birbirini dik acılar ile kesiştiği ve "ızgara sistemi" denilen yöntemle planlandı ve uygulandı.
Bu yöntem, kuzey Amerika'da yeni kentler kurulur iken özellikle uygulandı.
Izgara planlı şehirleri ekonomik olarak uygulamak için, şehrin kurtulacağı arazinin topoğrafyası ova gibi düz olmalıdır.
Arazinin topoğrafyası engebeli ise, planlama arazinin topoğrafyası dikkate alınarak yapılır.
Planlı yerleşimler daima daha sağlıklı bir yaşam sunarlar.
Biz planlı yerleşimler konusunda defolu bir milletiz.
Biz önce bir alanı gecekondular ile kirletiriz.
Sonra, bu gecekondulaşan alanın "Islah imar planını" yaparak çarpık yerleşimler oluştururuz.
Sonra, bir yangında veye depremde zor anlar yaşarız.
Plansız şehirlerde yaşamak zordur.
Bu neden ile "En kötü plan plansızlıktan iyidir" denmiştir.
1960 - 1970 li yıllarda ülkemizin planlı büyümesi için, beş yıllık kalkınma planları yapılması isteniyordu.
Beş yıllık kalkınma planları yapılmasını CHP istiyordu.
Bu istekler üzerine, AP Genel Başkanı Süleyman Demirel "Bize plan değil, plav lazım" diyerek, o tarihi sözünü etmiş idi.
Bu söz yıllarca konuşuldu...
Plan yapma işi ciddi iştir.
Bazi insanlar mükemmel planın peşinde koşar iken makul planlardan oluyorlar.
Böylece plansız yerleşimler çıkıyor ortaya.
Öyle yerleşimler ortaya çıkıyor ki, yolu olmayan yapılar bile çıkıyor..
Bu hal de komşular arasında bir çok nizanın çıkmasına ve mahkemelerimizin gereksiz yere meşgul edilmesine neden oluyor.
Planlamada dikkat edilmesi gereken kritik nokta şudur;
Planlama yetkisi ve sorumlusu bir adreste bulunmalıdır.
Yetkili ve sorumluyu ayırınca, sorumlu kimseyi bulamıyorsun.
Böyle olunca da plan yapılamıyor ve çevre kaçak yapılar ile kirletiliyor.
Tüm bunları neden yazıyorum?
Biz farkında eğiliz ama, dünyanın en güzel sahilleri Muğla sahilleridir.
İnsan genelde sahip olduğunun kıymetini bilmez.
1400 km den uzun olan Muğla sahillerinin koruma imar planları yeterince yapılamadığı için, her geçen gün kaçak yapılar ile kirletiliyor
Böyle gider ise 10 - 15 yıl sonra bu günleri de arayacağız.
Muğla sahillerinin imar planları Kültür ve Turizm Bakanlığı kanalı ile tek elden yapılmalı ve onanmalıdır.
Turizm ve Kültür Bakanlığı, imar planı yapım ve onama işini "Yuvarlak masa" yöntemi ile yapılır ise, itirazlar ile kaybedilen zamandan da tasarruf edilebilir...
Günümüzde Muğla sahillerinin imar planları, Belediyeler ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığının iş birliği ile yapılamıyor.
Bu gerçeği yaşayarak gördük...
Hele Belediye A partisinde, merkezi yönetim B partisinde olursa, imar planı yapımı adeta imkansız hale geliyor.
Bakalım ne zaman uyanıp, gereğini yapacağız?
Planlı Yerleşim, Planlı Kalkınma
Özden Akgüç
Yorumlar
Trend Haberler
Tarihin en büyük affı olacak: Öğrenci affı için detaylar ortaya çıktı
Altını alıp satacaklar dikkat: Yeni gram altın hedefi açıklandı
1 gram bile altını olan dikkat: Dünya devinden yeni tahmin geldi
Seden Baştimur kimdir? Seden Baştimur neden gözaltına alındı?
Dev şirket duyurdu: On binlerce kişi işten çıkartıldı
Bu şekilde altın alanlar dikkat etsin: Altın uzmanı uyardı