Buhafta bir arkadaşımın daveti ile Karabağlar'da idim.

Karabağlar,Ortaköy ile adeta bütünleşmiş vaziyette.

Karabağlaryalnız Keyfoturağı, Süpüroğlu Kahveleri ile Ortaköy meydanından oluşmuyor.

Karabağlarmuhteşem bir coğrafyanın adı.

Arkadaşımmimar Nurten Onur ile sınıf arkadaşımız İsmet Yağlı'nın yurdu ile müşterekarkadaşımız makine mühendisi Ünsal Kiremitçinin yayladaki güzel evini ziyaretettik.

Ortaköymahallesinde yeni yeni villalar yapılıyor.

Buvillaların tasarımları, yöre mimarisi ile hiç bir ilgisi ve alakası yok.

Buprojeler Menteşe Belediyesi ile Koruma Kurulundan nasıl geçiyor, anlamak mümkündeğil.

Bucoğrafyada yapılan binalar doğuya bakacak şekilde tasarlanmalı ve yapılmalıdır.

Böylecebinalar sabah güneşi ile yıkanırken, öğleden sonra da insanlara gölgeli alanlaroluşturabilsinler.

Bualtın kuralın, yörede uygulanmadığını görmek, beni çok üzdü.

DönüşteNurten arkadaşımın önerisi ile Süpüroğlu kahvesini 100 m geçince sağa saptık veAyvalı kahvesi üzerinden Tozlu kahvesine de uğrayarak Muğla'ya döndük.

Geçtiğimizyollar adeta bir tünel gibi idi.

Ağaçlarınüstünü kapattığı yollardan geçer iken "İşte gerçek yayla buraları"diyerek yol aldık.

İkişey canımızı çok sıktı.

Birincisi,bazı yurtlar Düğerek köylülerine satılmışlar.

Buyurtların yeni sahipleri yaylamızın kültürünü dikkat etmeden kesiklere, birikettuğlalar ile duvarlar örmüşler.

Buduvarların yurtlara bakan kısımları da derme çatma yapılar ile ahırlar halinegetirmişler.

Buyapılar adeta "Biz buraya ait değiliz" diye haykırıyorlar..

Buçirkin ve çevreyi kirleten yapılara karşı da, kuzu tipi muhteşem kapıları ilegirilen yurtlar da vardı yol üzerinde.

İnsan,ister istemez bu yurtlarda gerçek Muğlalılar oturuyorlar, diye düşünüyor.

Hoşumuzagitmeyen ikinci olay ise ;

Ayvalıkahvesine çıkan yol, aynı zamanda bir dere yatağı ve çok tozlu idi.

Kışınbu dere büyük bir coşku ile akıyor.

Yol-derediye de tarif edebileceğimiz bu yolda, yukarı kesimlerdeki yerleşimlerin tümevsel atık ve çöpleri Ayvalı kahvesine kadar gelmiş.

Yollar,kesikler plastik poşet, şişeler ve çöpler ile dolu.

Arabaile ilerlerken üzerinden geçtiğimiz plastik şişeler pat-küt diye adetapatlıyorlardı.

Belediyeninbir ekibi 1 - 2 günlük bir çalışma ile bu yol ve kesiklerdeki pislikleri,çöpleri toplaması mümkün iken, bu çöplere hiç dokunmamışlar ve olduğu gibibırakmışlar.

Buçöp ve plastik artıklar en kısa zamanda temizlenmeli ve toplanmalıdır.

Budönüş yol-dere "Arnavut kaldırımı" mantığıyla taşlar ile döşemeli ki,Karabağlar ve güzelim doğa, tozlar ile kirletilmesin..

Herzaman yazdığım gibi Karabağlar'ın batı kısımlarında, Hamursuz dağının doğusundasonbahar ve kış aylarında yağan yağmur sularının depolanacağı yapay bir göloluşturulmalıdır ki, Karabağların su basan bölgesindeki yaşam seviyesiarttırılabilsin.

Vebölgeye yağan yağmur suları, yapay gölde depolanabilsin.

Su,altından da daha değerli bir hale geliyor.

Buişler yapılabilecek işlerdir.

Aksihalde, Karabağlarımız yok olmak üzere.

Sevgieylem ister, laf ile sevgi olmuyor maalesef.