Merhum ÖmerYalçın Hamle'deki Taç adındaki köşesinde bizimle yaşadı.
(40)yıldan bu yana basın arenasında amatörce yazılar yazarım. Genel olarakeğitim-öğretim ve sosyal konular yanısıra teknik konulara da değinirim. Demekki basın hayatımın yarısı Hamle de geçmiş. Şimdi peşinen diyorum ki; Hamlevatani görevini ifa etmiş delikanlı gibi karşımızda.
Yıllarıbir merdiven olarak kabul edecek olursak her basamağın inşasında emeği geçenbizlerin ki; yazarı da çizeri-dizeri-teknisyeni, tali görevliler ve yöneticilerolarak basamaklarda birer çivimiz vardır.
Buçivilerde paslanma rastlanılmaz. Bu çivilerde paslanılmaz, zaman oldu maddisıkıntılarda savaşılıp, anlaşılamayan bürokrasi oyunları ile engellendi,küçücük matbaaya umulmadık tacizliklerde bulunuldu. Bereket ki, HüseyinNizamoğlu gibi inanmış medeni cesarete sahip kişiler geriye çekilmeyip bilakiscesurca engelleri aştılar. Bugünkü sahibi ve yöneticilerde bu kavgalar içindede çok nasibini aldılar. Dava adamı olduklarını toy ve tecrübesiz olmalarınarağmen direnerek babalarına destek oldular.
Çalışanlarınınemeğinin karşılığını ödemek için, kredi bulamadıkları zaman eşlerininziynetlerini paraya çevirerek ödediler. Fedakar eşler de bunlar bize nişanhediyenizdir bile diyemeden seve seve hayat savaşma birer nefer gibikatıldılar.
Busatırların karalayıcısı Nizamoğlu ailesini yıllardır izler ve örnek alır.Saygın bir aile reisi Hüseyin Nizamoğlu ağabeyimin dükkanını kapayarak oğlumunsünnet törenini özel olarak koşar gelir. Hem de binbir özür dileyerekmütevazılığı ile büyüklüğünü ispat ederek. Vefalı bir babadır. Oğulları iletartışmaları olduğu zaman ayaküstü sohbetlerimizde onu teselli ederim.Vefasızlık olmadığını çok çalışmanın insanların kendilerine bile tahlil edecekzaman ayırmadığını söyleyerek iki oğlunu savunduğum zamanlar pek çoktur. Hersözümü sevgim ve saygıyla ile dinler.
Biliyorumsizleri yakından izliyorum; zaman oldu kral sofrasında yediniz içtiniz. Zamanoldu çantanızdaki zeytin, ekmek, peynir ve simitle sabah kahvaltısı yaptınız,ikinizde bilinçli bir programı uygulamaya çalıştınız ve "acil o iş yokturihmal edilmiş ve programlanmamış iş vardır" dusturunu uyguladığınız venihayet "22. Şeref Yılı" başarınızda imzanız vardır. Hele personelkonusundaki hassasiyetiniz her zaman takdirle karşıladığım yönlerinizdir.Sizler lise öğrencisi iken, dayak yiyip evinize yara bere içinde döndüğünüz günlerdefedakar babanızın yiğitçe direnişini bu günkü gibi hatırlarım. Baba ve oğullarbu gazetenin "tema'sıdır. Onun için sizlerden ayrı kalsam da kalbimsizinledir. "22. Şeref Yılınızı" kutlarım. Çocukluktan delikanlılığageçişteki merdivenlerdeki çivileri de vefalılık gösterin. Unutmayın unutanunutulur. Zaman hepimizin doğumla-ölüm arasındaki köprüdür. Bu köprüde hepimizbirimiz birimiz hepimiz için vardır. Muğla'ya layık olunan hizmet karşılıksızolduğu gün birlikteliğimiz ömür boyu sürecektir. Çünkü Hamle rüştünü ispatederken de vatani görevini bitiren bir delikanlı yaşını girerken de Muğla içinçok büyük hizmetler yaptığı hepimizce bilinir. Onun için yazımın başlığını"Hamle, baba ve oğullar" derken temsil ettikleri camiayı da o derecegurur veren hizmetler kervanında toplu olarak anımsarız.
Nicenice 22. yıllar dilerken her zaman sevgi ve saygı ile karşılayan çalışanlarınıyüreklen sağlık dolu başarılar dilerim.
Not:Ömer Yalçın milliyetçi, memleketçi, Müslüman ve Türk olarak Hamle karakterininyanında olmuştur. Allah rahmet eylesin. Gelecek yazımda merhum Ünal Türkeş'inHamle hakkındaki yazısını okuyacaksınız.