ABD Ulusal Hava Servisi, bu yıl Kuzey Yarımküre'de son derece güçlü bir El Nino yaşanma ihtimalini yüzde 90'ın üzerinde görüyor. Olayın 1950'de başlayan resmi kayıtlar döneminin en güçlü hava dalgası olma ihtimali yüzde 69'a ulaştı. Gerçekleşmesi beklenen bu tabloyu uzmanlar şimdiden "Süper El Nino" olarak isimlendiriyor.
Dartmouth College araştırmacıları, 21. yüzyılda El Nino döngülerinin küresel ekonomiye vereceği toplam zararın 84 trilyon dolara kadar çıkabileceğini hesapladı. Geçmişteki yıkıcı dalgaların her biri 1980'ler ve 1990'larda 4 ila 5 trilyon dolar arasında ekonomik hasar bırakmıştı. Geniş bir alanda risk yaratan bu yeni iklim şoku, şirketlerin tedarik zincirlerinden enerji piyasalarına kadar birçok sektörü tehdit ediyor.
ENERJİ PİYASALARINDA YENİ KRİZ İHTİMALİ
Morgan Stanley analistleri şeker, kakao, bakır ve kredi piyasalarını kapsayan çok sayıda varlık sınıfının olumsuz etkileneceğini vurguluyor. Tüm bu risklerin merkezine ise enerji piyasaları yerleşti. Petrol ile doğal gaz sektörü, ABD-İran savaşı nedeniyle yaşanan arz şokunun yaralarını henüz tamamen saramadı. Uluslararası Para Fonu verilerine göre Hürmüz Boğazı'nın kapanması, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birini bir anda devre dışı bırakmıştı. Fiyatlar bir yıl öncesine göre hala yaklaşık yüzde 30 yukarıda seyrediyor.
Sistemdeki esneklik ve kullanılabilir rezervlerin azalması, yeni bir arz şokunu göğüslemeyi giderek zorlaştırıyor.
Aşırı hava olaylarının enerji üretimi ile taşımacılık üzerindeki baskıyı artırarak maliyetleri yeniden yukarı çekmesi bekleniyor. Fiyatlardaki bu sıçrama küresel ticaretin bütün aşamalarına doğrudan yansıyacak.
TARIMSAL ÜRETİM VE GIDA GÜVENLİĞİ
Savaşın etkisiyle yükselen gübre fiyatları tarımsal üretim üzerinde zaten baskı kuruyordu. El Nino'nun Asya ve Avustralya'da kuraklığı tetiklemesi halinde pirinç, mısır ve buğday gibi temel ürünlerde ciddi verim kayıpları yaşanacak. Brezilya'daki tarım koşullarının bozulması durumunda domates ile patates gibi sebzelerin fiyatlarının iki katına çıkabileceği tahmin ediliyor. Avrupa kıtasını vuran aşırı sıcaklar Parmigiano Reggiano başta olmak üzere çeşitli tarım ürünlerini şimdiden olumsuz etkiliyor.
Güney Amerika'da artacak yağışlar soya üretimini destekleme potansiyeli taşısa da, küresel ölçekteki zararların faydaları fazlasıyla aşacağı öngörülüyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, kahve ile kakao gibi içecek sektörlerinin ek üretim baskısıyla karşılaşacağını duyurdu. Düşük gelirli ülkelerdeki küçük üreticiler, sel ve kuraklık felaketlerine karşı savunmasız kalıyor. Sigorta kapsamları sınırlı olan bu çiftçilerin önemli bir bölümü ağır finansal kayıplar yaşayabilir.
Faturayı en nihayetinde zaten yüksek etiketlerle boğuşan küresel tüketiciler ödeyecek.
DENİZ TAŞIMACILIĞI VE ÇİP SEKTÖRÜ
Pasifik Okyanusu'nda fırtına ihtimalinin güçlenmesi, Asya ile Amerika arasındaki deniz ticareti rotalarında operasyonel aksaklıklar doğuracak. Ticaret rüzgarlarının zayıflaması gemilerin seyir sürelerini uzatırken, yakıt tüketimini artırıyor. Panama Kanalı'nı kullanan taşımacılık şirketlerini 2023-24 döneminde olduğu gibi ciddi kuraklık riskleri beklerken, Süveyş Kanalı ise deniz seviyesindeki yükseliş tehdidi altında çalışıyor.
Yapay zeka yatırımlarındaki hızlı büyüme, dünya genelinde elektrik ve su talebini körüklüyor. Uzun süreli sıcak hava dalgaları, devasa veri merkezlerinin soğutma sistemlerini sekteye uğratarak elektrik şebekelerini zorlayacak. Benzer bir sorun yarı iletken üretiminde de yaşanıyor. Çip üretimi için yüksek miktarda suya ihtiyaç duyan Tayvan, geri dönüşüm yatırımlarına rağmen kırılganlığını koruyor. Şili'de hidroelektrik enerjiye bağımlı çalışan bakır madenlerindeki yavaşlama, küresel tedarik zincirinde domino etkisi yaratabilir.
TÜRKİYE İÇİN 'MEDİCANE' VE KURAKLIK UYARISI
Deniz yüzey suyu sıcaklıklarının normalin 2 derece ve daha üzerine çıkması, Akdeniz havzasındaki Türkiye’yi atmosferik dalgalanmalar yoluyla doğrudan vuracak. Uzayan yaz mevsimi, rekor seviyelere ulaşan gece sıcaklıkları ve orman yangını sezonunun normal süreleri aşması yaklaşan krizin ilk sinyalleri olacak. Aşırı ısınan Karadeniz ile Akdeniz yüzey sularının kuzeyden gelen soğuk hava kütleleriyle teması, kıyı bölgelerinde yıkıcı sel baskınlarına ve "medicane" isimli Akdeniz kasırgalarına yol açacak.
İç kesimlerde tam tersi bir manzara ortaya çıkacak. Tarımsal su talebini artıran düzensiz yağışlar kronik kuraklığı beraberinde getirecek. Yaşanan sıcaklık dalgaları tahıl üretimini tehlikeye düşürürken, artan soğutma ihtiyacı elektrik şebekelerine aşırı yüklenecek. Acil bir uyarı yayınlayan uzmanlar, Türkiye'nin su yönetimi ile tarımsal planlama stratejilerini ekstrem döneme göre güncellemesini istiyor.
ŞİRKETLER NASIL HAZIRLANMALI?
Süper El Nino, büyük işletmeleri aynı anda birden fazla şokla yüzleşmeye zorluyor. Şirketler enerji portföylerini yenilenebilir kaynaklarla çeşitlendirerek sistem güvenliğini sağlamak zorunda. Yeni tesislerde verimlilik standartlarının yükseltilmesi ve mevcut binaların yenilenmesi uzun vadeli tüketimi düşürüyor. Kritik ürün, hammadde ve hizmetlerde alternatif tedarikçiler bularak stok kapasitesi oluşturmak hayati bir adıma dönüştü.
Parametrik sigorta ve dayanıklı altyapı yatırımları alınacak finansal darbeyi sınırlayabilir. Tedarik zincirlerindeki riskleri erken tespit etmede yapay zeka teknolojileri fayda sağlasa da, elektrik kesintisi ihtimaline karşı sistemlerin tamamen durmasını engelleyecek donanımsal önlemler gerekiyor. Üretim ve tedarik ağlarını farklı bölgelere yayan firmalar, tek bir coğrafyaya bağımlılıktan kurtularak yaklaşan iklim şoklarına karşı ayakta kalacak.
Muhabir: Haber Merkezi