Muğla'nın Menteşe ilçesi Emirbeyazıt Mahallesi Üçler Sokak'ta bulunan Üç Erenler Türbesi, mevcut durumuyla dikkat çekiyor. Geçmişte mescit, türbe ve bir evin bulunduğu tarihi alanda, koruma çalışmalarıyla ortaya çıkarılan yapı kalıntıları bulunuyor. Ancak duvarlara yazılan yazılar, çevrede biriken çöpler ve bazı bölümlerde meydana gelen bozulmalar, alanın yeniden bakıma ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Üç Erenler'in tarihini anlatan Prof. Dr. Namık Açıkgöz, tarihi yapıların korunması için yeniden çalışma yapılmasını istedi.

"Üç Erenler, Muğla'nın manevi zenginliğidir"
Prof. Dr. Namık Açıkgöz, Üç Erenler olarak bilinen Salih, Ömer ve Mehmet isimli üç kardeşin Yıldırım Bayezid döneminde Muğla'ya geldiğini belirterek şunları söyledi:
"Üç Erenler, Birinci Bayezid zamanında Muğla'ya gelmiş üç tane Horasan erenidir. Bunlar buraya gelip Hacı Bayram-ı Veli'ye bağlı olan Bayrami tarikatının buradaki faaliyetlerini yürütmüşlerdir. Bayrami geleneğinin tasavvufi öğretilerini halka yaymışlardır."

1572 yılında inşa edildi, mezarlar 1937'de taşındı
Üç Erenler'in bulunduğu alanda geçmişte mescit, türbe ve bir evden oluşan yapıların yer aldığını anlatan Açıkgöz, yapı kitabesinde Mustafa Çelebi'nin adının geçtiğini ve mescit ile dergâhın 1572 yılında inşa edildiğini belirtti. Üç Erenler'in mezarlarının uzun yıllar bu alanda bulunduğunu ifade eden Açıkgöz, 1937 yılında gerçekleştirilen şehir planlaması çalışmaları nedeniyle mezarların başka bir yere taşındığını anlattı. Açıkgöz, "1937 yılına kadar burada, türbede mezarlar vardı. Ancak 1937 yılında şehir planlaması gereği buradaki üç erenin mezarı, Hamursuz Tepesi eteğindeki mezarlığa nakledilmiş. Zaten buraya Üç Erenler denmesinin sebebi de bu üç erendir" ifadelerini kullandı.

Kara servi ağacının izini sürerek buldu
Tarihi alanı 1994 yılında keşfettiğini anlatan Açıkgöz, bölgede bulunan kara servi ağacının izini sürerek kalıntılara ulaştığını söyledi. Açıkgöz, "1994 yılında geldiğimde kara servi ağacını takip ederek buraya ulaştım. Buranın toprak yığını olduğunu gördüm. Çünkü bu binalar yıkılmış ve alan bu şekilde kalmıştı" dedi. Tarihi kalıntıların yeniden ortaya çıkarılması için girişimlerde bulunduklarını belirten Açıkgöz, dönemin Muğla Belediye Başkanı Osman Gürün'ün desteğiyle koruma çalışmalarının gerçekleştirildiğini aktardı. Çalışmalara arkeolog Prof. Dr. Adnan Diler ve bölge sakinlerinin de katkı sunduğunu ifade etti.
Koruma çalışması yapıldı ancak alan yeniden bakımsız kaldı
Açıkgöz'ün aktardığı bilgilere göre 2010 yılında gerçekleştirilen koruma çalışmalarında mescit ve türbenin temel kalıntıları ortaya çıkarıldı. Yapıların mimari özelliklerinin korunması amacıyla duvarlar belirli bir yüksekliğe kadar yeniden örüldü. Ancak geçmişte burada bulunduğu belirtilen evin kalıntılarına ulaşılamadı. Koruma çalışmalarına rağmen alanın sonraki yıllarda yeniden bakımsız kaldığını belirten Açıkgöz, yapı kalıntılarının bulunduğu bölgeye ağaç dikilmesini de eleştirdi.
Açıkgöz, "Burası böyle mezbelelik bir yer olmaktansa hiç olmazsa bir mimari geleneğin yansıması olarak korumak üzere inşa edildi. Fakat çok acı, burası inşa edildikten sonra içine ağaç dikildi. Yani yarın öbür gün birisi gelir de burada bir türbe vardı, mescit vardı, bunları tekrar ihya edelim dese ağaçları kestirmeyecekler. Fakat yanlış. Ağaçlar sonra dikildi" diye konuştu.
Tarihi alanın tanıtım levhası da bulunmuyor
Menteşe ilçesi Üçler Sokak'ta bulunan tarihi alanın duvarlarında grafitiler ve çevresinde biriken çöpler dikkat çekiyor. Koruma amacıyla yükseltilen duvarların bazı bölümlerinde de bozulmalar görülüyor.Alanın geçmişini, burada bulunan yapıların tarihini ve Üç Erenler'in kim olduğunu anlatan herhangi bir bilgilendirme levhasının bulunmaması da tarihi mirasın tanıtılması konusundaki eksiklikler arasında yer alıyor.
"Üç Erenler'e sahip çıkmak Muğla'nın borcudur"
Tarihi alanın yeniden korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Namık Açıkgöz, belediyeye çağrıda bulundu.
Açıkgöz, "Belediyenin bu işe tekrar el atıp buradaki şehre zenginlik katan, mimari zenginlik katan, aynı zamanda manevi ve tasavvufi zenginlik katan Üç Erenler'e sahip çıkmanın Muğla'nın borcu olduğuna inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Kaynak: İHA