Öncehafızalarımızı tazeleyelim.

27Nisan aslında ne idi?

Busorunun cevabı hiçte karmaşık değil.

27Nisan, vesayet kurumlarının yürüttükleri sistemin Çankaya ayağını demokrasiyekaptırmamak için telaşlı ve hazırlıksız bir biçimde anayasayı ve sistememüdahale etmesidir. Bu müdahale yine askerler eli ile yapıldı. Bazı yargıkurumlarından destek görüyordu. Merkez medya ise 27 Nisan'ı kısmen destekledi.Aslında 27 Nisan bugün dahi içi karanlıklarla dolu bir olaydır. 27 Nisan'ı dahasonraki süreçlere birlikte, analiz etmezsek ne olduğunu tam anlayamayız.

Meselâ,27 Nisan'ın görünen hedefi Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı seçtirmemekti. Peki,hedef bununla sınırlı mıydı?

Hayır,bu olayın ardından hemen AK Parti'ye kapatma davası geldi daha sonra.

AKParti'yi bitirme planları hazırladığını hatırlarsak, 27 Nisan'ın tasarlanmışbir girişim olduğunu görürüz. Açıkça hükmetmek gücünün AK Parti'nin elindenalınmak amaçlanmış ve bu arada vesayet kurullarının başında gelenCumhurbaşkanlığı makamını kontrol edemeyecekleri birini engellemek istenmiştir.

27Nisan aynı zamanda, bir büyük tarihi mahkemedir. Bu zaman diliminde tarih vemillet önünde kötü sınav verenler, tarihin ambarına gönderilmişlerdir. 367 gibibir hukuk yolsuzluğunu icat eden, eski savcı Sabih Kanadoğlu bugün hiç iyiduygularla anılmıyor.

Anayasamahkemesi 367'yi kabul etmezse Türkiye'de vahim şeyler olur diyen Deniz Baykalşimdi nerede?

27Nisan sabahı Türkiye muhtıra ayıbının şokunu yaşarken, televizyonlara çıkıp "BuAK Parti'ye az bile" diyerek bas bas bağıran Onur Öymen bugün itibarlı birpolitikacı olarak hatıralarda yaşıyor mu acaba?

Yamerkez sağın o anlı şanlı liderleri nerede?

İsimlerive tarihleri demokrasi ile özdeşleşmiş partilerini 27 Nisan'a darbecilerinpayandası haline getiren o liderlerin siyasette esamesi kaldı mı?

Millethepsinin hesabını gördü geçti.

Bugüno mahut 27 Nisan'ı hesabını vermemiş bir kişi kalmıştı geriye: "o bildiriyi benyazdım "diyen, Genelkurmay Eski Başkanı Yaşar Büyükanıt. Cumhuriyetin savcılarıona o bildiriyi niye yazdın? sorusuna verebileceği cevabı bile yoktu.

27Nisan aynı zamanda tarihi bir mahkemedir, "demiştim". Bu mahkemeden yüz akı ileonurla çıkanlarda vardı tabii. İşte o gün, 27 Nisan'a hayır diyen, şapkasınıalıp gitmeyen Recep Tayyip Erdoğan, bugün dünyanın en güçlü ve en itibarlıCumhurbaşkanlarından biri olarak görevinin başında.

"AslaCumhurbaşkanı olamaz" denilen Abdullah Gül başarılı bir Cumhurbaşkanı olaraktarihteki mümtaz yerini almıştır.

27Nisan muhtırasını buluşturup yazanların suratına fırlatan ve onlara birdemokrasi dersi veren Cemil Çiçek o gün TBMM'nin Başkanıdır.

Veyok edilmek istenen AK Parti 20 yıldır iktidardadır.

Butablo tarihin ve mesuliyetin dili ve hükmüdür.

NOT:Bu yazı Yeni Asır Gazetesi yazarı Hüseyin Kocabıyık'ın yazısındanesinlenmiştir.