İnsanlargeçmişlerini hep merak etmişlerdir. Hepimiz atalarımızı merak etmekteyiz.Adları neydi, nerede ve nasıl yaşadılar, buraya nereden geldiler gibi sorularhepimizin merak ettiği sorulardır. Geçen yıl devletin soyağacına yönelik nüfuskayıtlarını internette yayınlamasından sonra siteler halkımızın hücumuna uğradıve bir süre bu sitelere girilemedi. Aslında bunun sebebi geçmişimize yönelikmeraktı.

Aslındao sitelere girdiğimizde soy ağacımızda çok da geriye gidemediğimizi görerek birhayal kırıklığı da yaşadık.

OsmanlıDevletinin tamamını (köyler dahil) içine alan modern anlamda genel nüfus sayımıilk kez 1831 yılında 2.Mahmut Dönemi'nde yapılmıştır. Daha sonra da belliperiyotlar içerisinde yapılan birçok nüfus sayımı da yapılmıştır.

Osmanlı, belgeleme ve arşivleme konusunda ciddi birbaşarıya sahip olmasına rağmen bu güne kadar birçok kaynağın arşivlerdentaranarak Türkçe'ye çevrilmemiş olması sebebi ile özellikle nüfus sayımları vesoy ağacımız konusunda istediğimiz kişi ve kişilere ulaşamamaktayız. Bu konudameraklı olarak bazı kişiler ise özel gayret ve çalışmaları ile soy ağaçlarında1700'lü yılların sonlarına kadar ulaşma şansına sahip oldular.

Kendimde bu konuda çok meraklı olmam sebebi ile kendi köyüme ilişkin olarak halen birüniversitenin Tarih Bölümü'nde öğretim görevlisi olan ve kendisi de bu konularameraklı olan Muğlalı bir hemşehrimizden yardım aldım. Esasen, belgeye ilkbaktığımda yaşadığım duyguları ise anlatmam mümkün değil. Bu duyguyu herkesinyaşamasını dilerim. Köyüme ilişkin 1831 tarihli Osmanlıca/Türkçe'ye çevrilmişilk nüfus sayımını heyecan ve merakla okurken ilginç bilgilere de sahip oldum.

Şöyleki, halen bazı sülalelerin kullandıkları soyadlarının o tarihlerde dededelerinin lakap/unvanları olduğunu, yine halen bazı ailelerin kullandığı soyisimlerinin ise geçmişte dedelerinin kullandıkları unvanların zaman içindeyuvarlanmış şekli olduğuna şahit oldum. Ayrıca, köyümün o tarihlerde Fethiye'yedeğil Dalaman'a bağlı olduğunu ve hatta o bölgenin merkezinin de halenBurdur'un Gölhisar ilçesine bağlı Pırnaz Köyü olduğunu tespit ettim. Aslında butespit aynı zamanda Göcek ve Dalamanlıların yaylalarının Pırnaz ve civarıolmasının da bir açıklamasıydı.

Bununyanında, bugün köy/ mahalle olarak varlığını sürdüren bir çok yerleşim yerininise o tarihlerde mevcut olmadığını yada bu günkü bir çok köyün o tarihlerde tekköy çatısı altında olduğunu gördüm.

Köylerdekiinsan ilişkileri şehirlere göre çok daha sıkıdır. Buralarda acılar ve sevinçlerçok daha kuvvetli ve birlikte yaşanır. Bu sebeple de kişileri belli bir sosyolojikbirim içerisinde anlamlandırma ve kabullendirme toplumun birlikteliği açısındanda önemlidir. Özellikle yaşadığımız çağdaki toplumsal ilişkiler(bireyselcilikvb) dikkate alındığında kişi ve toplulukların köy gibi belli sosyolojikbirimlerle anlamlandırılması ve geçmişle bağlarının kurulması/kurdurulmasıtoplum ve ülkemizin birlik ve beraberliği açısından da önem arz etmektedir.

Bubağlamda, özellikle o tarihlerde nüfusun çok ciddi bir kesiminin köylerdeyaşadığı da düşünüldüğünde Muğla'ya ait 1831 tarihli ilk nüfus sayımınınarşivden çıkartılarak kitap haline getirilmesi önemli bir çalışma olacaktır.

Ülkemizdeözellikle 2012 yılından sonra birçok belediye bahsettiğim çalışmayı yaparakçalışmayı kitap haline getirip halkına kültür hizmeti olarak sundular. Bazılarıda halen bu çalışmayı yapmaktadırlar. Ancak, bugüne kadar Muğla genelinde böylebir çalışmaya şahit olmadık.

Belediyelerimizkültürel faaliyetlere her yıl ciddi miktarda bütçeler ayırarak harcamalaryapmaktadır.

Bubağlamda ya Büyükşehir'in ilgili daire başkanlığının tüm ilçeleri kapsayan yadailçe belediyelerinin kendi ilçelerine yönelik olarak, üniversitelerin ilgilibölümleri ile iş birliği içerisinde Muğla ve ilçelerine ait 1831 tarihli nüfussayımını arşivden taratarak gerek Osmanlıca ve gerekse Türkçe çevirisininbilimsel değerlendirmelerle beraber kitap haline getirmeleri ve bueseri/eserleri Muğlalılara hediye etmesi yapılabilecek en güzel çalışmaolacaktır.

Ünlübir düşünür "Gelecekte hatırlanmak istiyorsan ya kitap yaz ya da kitabayazılacak bir eser bırak" demiştir. İşte bu çalışma o çalışma olacaktır.

Geçmişinibilmeyen geleceğini tayin edemez.